1. HABERLER

  2. KONYA

  3. 143 eser birden restore ediliyor
143 eser birden restore ediliyor

143 eser birden restore ediliyor

2016 yılında bu günlerde ihale edilenler hariç 58 adet devam eden projelerinin olduğunu aktaran Konya Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç, ihale safhasında bulunan 21 adet proje ile birlikte toplamda 143 civarında projeyi devam ettirdiklerini söyledi.

A+A-

SELÇUKLU VE OSMANLI BİR VAKIF MEDENİYETİDİR

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde birçok hizmetin vakıflar yoluyla yapılageldiğini söyleyen İbrahim Genç, “Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yapılan hizmetlerin çok büyük bir bölümü o günkü şartlarda vakıflar yoluyla gerçekleştirilmiştir. Selçuklu ve Osmanlı medeniyeti aynı zamanda bir vakıf medeniyetidir. Bir coğrafya fethedildiğinde oraya benim vatanım, yurdum diyemezsiniz. Bölgenin her türlü iş ve işleyişinde kalıcı olarak var olmanız gerekiyor. Bu da ağırlıklı olarak vakıflar yoluyla yapılmıştır. Tarih boyunca beşikten mezara kadar insan hayatının her dönemini içine alan vakıflar kurulmuştur. Vakıflar yoluyla insanımıza hizmet edilmiştir. Baktığımızda insan hayatının her safhasında vakıf vardır. Dolayısıyla ecdadımız bu hizmetleri gerçekleştirirken büyük vakıf eserleri de ortaya koymuştur. Günümüzde gurur duyduğumuz eserlerin büyük bir bölümü ecdadımız tarafından vakıflar yoluyla yapılmıştır.” dedi.

HİZMETLERİMİZİ VAKIF GELİRLERİYLE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

Vakıflar Genel Müdürlüğü hizmetlerinin büyük bir bölümü Vakıf Gayrimenkullerinden gelen gelirlerle sağlandığını dile getiren Genç, “Gelirlerimizin büyük bir bölümü kira gelirleridir. Dolayısıyla en büyük gelir kaynağımız kira gelirleri olduğundan hem mevcut bulunanların kullanılması ve değerlendirilmesi hem de atıl durumda olan gayrimenkullerin gelir getirici hale getirilmesi anlamında çalışmalar yapıyoruz. Ecdadımızın bıraktığı bu eserlerin onarım ve restorasyonunu da bu gelirlerle gerçekleştiriyoruz.  Vakıflar Genel Müdürlüğü özel bütçeli bir kurumdur. Sadece vakıf gelirleriyle hizmetlerimizi devam ettiriyoruz. Bu nedenle de bu gelirleri kullanırken çok hassas davranıyoruz.” şeklinde konuştu.

KONYA BİR VAKIF VE VAKIF ESERLERİ ŞEHRİ

Konya’nın vakıf eserleri açısından çok zengin bir şehir olduğunu belirten Genç, “Türkiye’nin her yerinde yaklaşık 20 bin vakıf eseri var. Bu eserlerle ilgili çalışmaları Türkiye genelinde 25 Genel Müdürlük yürütüyor. Konya vakıf açısından da vakıf eserleri açısından da son derece zengin bir şehirdir. Konya Bölge Müdürlüğü olarak Konya, Karaman, Aksaray illerinden sorumluyuz. Konya Bölge Müdürlüğümüz Selçuklu eserleri bakımından en fazla eserin olduğu bölge konumunda bulunuyor. Beylikler açısından yine en fazla eser bulunan illerden biriyiz. Osmanlı eserleri açısından da Konya dördüncü sırada yer alıyor. Bu bakımdan şu anda bölgemize kayıtlı 600 eserimiz var. Bu 600 eserin onarım ve restorasyon çalışmalarını hız kesmeden devam ettiriyoruz. 2003 yılından bu yana da sayısal anlamda en çok iş yapan bölge müdürlüğüyüz.  Hedefimiz bölgemizde restorasyonu yapılmamış, ele alınmamış eser bırakmamaktır.” ifadelerini kullandı.

143 ÇALIŞMAYI BİRDEN YÜRÜTÜYORUZ

2016 yılında, bu günlerde ihale edilenler hariç 58 adet devam eden projelerinin olduğunu aktaran Genç, “Şu anda ihale safhasında bulunan 21 adet projemiz var. Bunların içinde protokollerle Belediyelerimiz ile birlikte yapılanlar, yap-işlet-devret şeklinde yapılanlar, restore et işlet devret şeklinde yapılanlar dâhil değildir. Onlarla beraber baktığımızda bizim şu an itibariyle 143 civarında hizmetimiz var. Bunları da peyder pey bitirmeye çalışıyoruz. Bu sene içinde 6 tane camiyi ibadete açtık. Periyodik olarak bir taraftan çalışmalara devam edip bir taraftan da bitiriyoruz. Konya’da şu an Alâeddin Camii ve Beyşehir Eşrefoğlu Camii başta olmak üzere Konya’nın il merkezi ve ilçelerinde, Karaman ve Aksaray şehir merkezileri ve ilçeleri dâhil olmak üzere bölgemizde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.

ÇALIŞMALARIMIZDA VAKIF HASSASİYETİNİ GÖZETİYORUZ

Vakıfların hizmetleri genele şamil olduğu için bu eserleri koruyup kollamada herkese büyük görevler düştüğünün altını çizen Genç, “Vakfiyelerimizde vakıf senetlerimizin arkasında genelde bir vakıf duası ve bedduası yazılır. Orada bu vakıfların kıyamete kadar yürütülmesi ile ilgili çalışanlar da bir yanlış yaparsa beddua kısmına muhatap oluyor. Hizmet edenler ve doğru çalışanlar da duaya muhatap oluyorlar. Bedduayı okuduğumuzda tüylerimiz ürperiyor. Duayı okuyunca ise ferahlıyorsunuz ama o dua ve bedduaya nasıl muhatap olduğunuza dikkat etmeniz gerekiyor. Vakıflarda çalışırken yaklaşımımız hep bu doğrultudadır.” dedi.

15 TEMMUZ’DAN SONRA BAZI KURUMLAR BÜNYEMİZE GEÇTİ

15 Temmuz sürecinden sonra Vakıflara devredilen mülkler hakkında da bilgi veren Genç, “Bölgemizde kapatılan 4 tane vakıf var. Bu vakıfların taşınmazları mülkiyet itibariyle kurumumuza geçti. Bunların içinde çeşitli amaçlarla kurulmuş olanlar var. Okullar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kullanımına bedelsiz olarak tahsis edildi. Yurtlar bedeli karşılığında resmi kurum, vakıf ve derneklere verildi.  15 Temmuz’dan önce satılan FETÖ mülkleri muhakkak vardır. Bunları belli tarihlerde kaçırmaya yönelik olanlarla ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler çıktı. 17-25 Aralık’tan sonrakileri de göz önüne alırsak şaibeli olanlar da ilgili kurum ve kuruluşların mülkiyetlerine geçti. Buradan da bize İstanbul yoluna yapılan hastane şaibeli satış kapsamında bize geçti.” diyerek sözlerini tamamladı.

İSMAİL KOÇ / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT

1 Yorum