1. HABERLER

  2. KONYA

  3. "743 yıldır bu törenler sevgi, barış ve kardeşlik yaymaya çalışıyor"
"743 yıldır bu törenler sevgi, barış ve kardeşlik yaymaya çalışıyor"

"743 yıldır bu törenler sevgi, barış ve kardeşlik yaymaya çalışıyor"

Konya Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği yarışmada dereceye girenler ödüllerini, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'un da katıldığı törende aldı.

A+A-

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen, Uluslararası İslam Sanatları Yarışması'nda hat, tezhip ve minyatür dalında dereceye girenlere ödülleri verildi.

Konya Valisi Yakup Canbolat, Ramada Otel'deki ödül töreninde, Hazreti Mevlana'ya tüm insanlığın hayranlık duyduğunu söyledi.

Hoşgörü ve gönüller sultanı büyük mutasavvıfın vuslatının 743. yıl dönümünde düzenlenen törenlerin bugün başladığını hatırlatan Canbolat, "Şeb-i Arus törenlerini Hz. Mevlana'ya ve millete yakışır şekilde gerçekleştirme gayretindeyiz. Uluslararası İslam Sanatları Yarışması'nın kadim İslam şehri Konyamızda yapılması, hem çok yakışmış hem de bizler için ayrı bir şeref ve övünç kaynağı olmuştur. Yarışmayı düzenleyen belediyemize ve yarışmaya katılanlara teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek de Konya'nın 2016 İslam Dünyası Turizm Başkenti olması nedeniyle İslam sanatlarına yönelik uluslararası hat, tezhip ve minyatür yarışması düzenlendiğini belirtti.

akyurek-2.jpg

Konya'nın "İslam Turizm Başkenti" seçilmesinden dolayı birçok programa ev sahipliği yaptığına işaret eden Akyürek, uluslararası ölçekte Konya ve ülke kültürünün tanıtımı için çok sayıda etkinlik düzenlendiğini vurguladı.

Akyürek, Hz. Mevlana'yı anma etkinliklerinin de başladığını anımsatarak, "Programların, şehrimiz ve ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyoruz. 743 yıldır bu törenler sevgi, barış ve kardeşlik yaymaya çalışıyor. Kardeşliği yeryüzüne hakim kılmaya çalışıyor. Şeb-i Arus törenleriyle 10 günde Konyamızda büyük bir kültür şöleni de gerçekleşmiş oluyor. 150'den fazla kültürel etkinlikle 10 gün içerisinde Konya'ya gelenler bu gönül ve kültür ziyafetinden doymuş olarak ayrılacaklar." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bir taraftan açıktan İslam'a düşmanlık  yapanlar yani İslamofobiyi ortaya koyanlar, diğer taraftan İslam adına kendisinden başka hiç kimseyi Müslüman saymayanlar, DEAŞ, FETÖ gibi örgütler, İslam dünyasında bölünmenin, parçalanmanın, dağılmanın altyapısını oluşturuyorlar." dedi.

Kurtulmuş, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bir otelde düzenlenen, "Uluslararası İslam Sanatları Yarışması Ödül Töreni"nde yaptığı konuşmada, hat, tezhip ve minyatür alanındaki yarışmaya öncülük ettiği için Konya Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek, tarih boyunca kültür, sanat, irfan, hikmet ve ilmin merkezi olan Konya'ya, güzel etkinliklerin yakıştığını belirtti.

Her medeniyetin her kültürün bir sanat anlayışı olduğunu dile getiren Kurtulmuş, sanatın aslında insanların çevreyi, dünyayı, kainatı resmedip, kendi medeniyet tasavvurlarında ortaya koyduklarını şekle dönüştürmesine verilen isim olduğuna değindi.

Geleneksel sanatlardan tezhip, minyatür ve hat sanatının da İslam medeniyetinin, İslam medeniyeti mensuplarının tahayyül dünyasından oluşan örneklerin surete dönüş şekli olduğuna işaret eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Hem geleneksel İslam sanatlarının hem de genel olarak İslam sanatlarının, diğer bütün medeniyetlerin sanatlarında farklılıklar olduğu gibi bazı temel özellikleri vardır. İslam sanatlarının hepsinde sanat eserinin kendi içerisinde muhteşem bir denge ve uyum söz konusudur. İslam sanatlarının hepsinde hatta minyatürde, tezhipte muazzam bir denge ve birbirine bağlılık vardır. Sanat eseri içerisinde her harf bir denge içerisinde birbirine birleşmiş, aynı şekilde bir denge ve uyum ortaya çıkmıştır. Tezhip, hatta olduğu gibi, mimaride de böyledir. Bütün sanat eserlerimizde böyledir. Bir denge, bir uyum vardır. İkinci olarak, bu dengeyi ve uyumu çok güzel bir şekilde ifade eden olağanüstü yüksek bir simetri vardır. Geleneksel İslam sanatının üçüncü temel özelliği, soyut ve sonsuzluğu birlikte barındırmasıdır. Çünkü, bizim inancımız, gaybe imanla başladığı için, inancımız temelinde soyut olana ve sonsuz olana iman vardır. Soyut olanın ve sonsuz olanın tasavvura nakşedilmiş halinde olağanüstü bir yüksek soyut anlatım ve olağanüstü yüksek bir sonsuzluk anlayışı vardır. Aynı şekilde bütün bunların hepsini çevreleyen ana unsur ise, birlik ve bütünlüktür. İşte geleneksel İslam sanatlarında, bu temel unsurlar mutlaka vardır. Yani, denge ve uyum, simetri, soyut ve sonsuzluğun birlikte ifadesi, her bir eserin birlik ve bütünlük içerisinde anlam ifade etmiş olması. Bütün bunların dışında İslam sanatının en önemli özelliklerinden birisi, sanatın sadece sanat için yapılmış olması değil, sanatın her alanda hayatın içerisinde de var olarak sürdürülmüş olmasıdır."

kurtulmus-002.jpg

"Bizim için sanat, sadece müzede sergilensin diye yapılmaz"

Mahallelerdeki çeşmelere dikkati çeken Kurtulmuş, her çeşmeye son derece güzel, muhteşem hat eserleri, kenarlarına süslemeler, tezhipler hatta birtakım minyatürler nakşedildiğini vurguladı.

Kurtulmuş, çeşmelerin su ile insanın ruhuna hayat veren sanatı da nakşeden bir anlayışla, asırlar boyunca sanatın günlük hayattaki uygulamasının bir parçası olduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı: 

"Aynı şekilde camilerimiz... Her birisinde ayrı bir sanat şaheseri olan o mimari eserler... Su kemerlerimiz, dergahlarımız, medreselerimiz, şifahanelerimiz ve hatta mezar taşlarımız. Herhangi bir Osmanlı, Selçuklu mezarlığına gittiğiniz zaman sadece burada felanca zat yatıyor yazmaz, orada, ölümle hayat arasındaki ince çizgiyi çok estetik bir şekilde anlatan ya da ölümle birlikte insanların öte tarafta da karşılaşacağı sınavları anlatan çok güzel sanat eserleri, el yazması eserler, hatlar mevcuttur.

Dolayısıyla bizim için sanat, sadece bir müzede, bir kongre merkezinde sergilensin diye yapılan bir iş değildir. Konya'nın sokaklarını dolaşın, bu söylediğim sanat eserlerinin her birisini hayat alanları içerisinde bulursunuz. Dolayısıyla bizim için sanat, sadece soyut olarak, sadece sanat olsun diye değil, bütün bunların hepsini birlikte içeren ama hayatın içerisinde var olan anlamlı bir bütünün parçasıdır.

Bu çerçevede İslam sanatlarını, günlük hayatımıza getiren bu çabaları da anlamlı bulduğumu ifade etmek isterim. Sadece müzelerimizin, kongre salonlarımızın değil, Müslüman toplulukların günlük hayatı içerisinde de İslam sanatlarının yeniden diriltilmesi, yeniden canlandırılması gerektiğinin altını çizmek isterim. Saydığım bu sanat eserleri bize bir şey daha söylüyor, nasıl ki bizden önceki nesillerin, bize bu eserleri bırakırken arkalarında ne kadar muhteşem bir sanat kültürü olduğunu gösteriyorsa, hiç şüphesiz ki bizim bırakacağımız eserler de bizden sonraki nesillere, bizimle sanat arasındaki ilişkiyi ifade edecektir."

"Her eser, milletlerin tasavvur, tahayyül dünyasını ortaya koyar"

Kurtulmuş, yeni yapılan eserlerin ne kadar sanat barındırdığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

Sanatın, sadece bizden öncekilerin bizlere birtakım uğraşı alanları olarak bıraktıkları şey olmadığını belirten Kurtulmuş, sanatı günlük hayatı ilgilendiren kurumların içerisine de koyarak onların içerisinde de geleneksel sanatı yeniden diriltmek mecburiyetinde olduğumuzu bildirdi.

Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Eğer, Kurtuba Camisi'ni yapacak bir dinginliğe, enginliğe, fazilete, irfana ve hikmete sahipseniz, Kurtuba Camisi'ni yaparsınız. Eğer, Süleymaniye Camisi'ni yapabilecek bir zenginliğe, irfan ve hikmete sahipseniz, Süleymaniye Camisi'ni inşa edersiniz. Ama yok, taşları üst üste koyar, üstüne bir kubbe ya da bir çatı yapar, bunun adına cami derseniz, bu da bizim içerisinde bulunduğumuz hayattan anladıklarımızı ortaya koyar.

Her eser, toplumların, milletlerin tasavvur dünyasını, tahayyül dünyasını ortaya koyar. İşte bu anlamda geleneksel sanatlarla bugünü karşılaştırdığımızda, acı bir şekilde itiraf etmem gerekirse, tahayyül ve tasavvur dünyamız eskilere göre, çok daha sığlaşmış, çok daha sıradanlaşmıştır. İşte bu tür çalışmaların, sadece eskiyi diriltmek değil, aynı zamanda bizim ruh haletimizi diriltme çabaları olduğunu ifade etmek isterim. Onun için bu toplantının böyle bir anlam içerisinde yapılmış olduğunu görüyorum. Bu tür çabaların, bu aziz milletin kendi ruh köklerine dönmesinin ötesinde, buradan yeniden 21. yüzyılda önemli sanatçıları çıkarmaya vesile olacak bir kaynak oluşturacağını görüyorum. Emeği geçenlere bir kere daha çok teşekkür ediyorum."

"Bu törenler en güzel cevap olacak"

Şeb-i Arus törenlerinde bu yıl, "Birlik Zamanı" sloganının ön plana çıktığına işaret eden Kurtulmuş, şu görüşlere yer verdi:

"Bugün İslam dünyası, bir asır evvel oynanan oyunun ikinci perdesini maalesef müşahede ediyor. Yakın coğrafyamız, maalesef büyük acılar, sıkıntılar, tartışmalar ve çatışmalar içerisinde. Böyle bir ortamda, özellikle mezhebi ve etnik anlamda coğrafyamızın yeniden lime lime edilmeye çalışıldığı bu ortamda, birlik zamanı fikrinden hareketle bu seneki törenlerin yapılmış olması önemlidir.

Hazreti Mevlana'nın insanları birliğe, vahdete, Allah'ın tevhid itikadı içerisinde bir ve bütün olmaya çağıran o kutsal mesajı tekrarlayan sözlerinin bugün, her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulan sözler olduğu aşikardır. Etnik ve mezhebi kimlikler üzerinden bırakın bütünleşmeyi, insanları daha fazla parçalayacak, dağıtacak anlayışlara karşı en önemli cevabı, Hazreti Mevlana'nın Konya'da tecessüm eden bu birlik veriyor.

Bir taraftan açıktan İslam'a düşmanlık  yapanlar yani İslamofobiyi ortaya koyanlar diğer taraftan İslam adına kendisinden başka hiç kimseyi Müslüman saymayanlar, DEAŞ, FETÖ gibi örgütler İslam dünyasında bölünmenin, parçalanmanın, dağılmanın altyapısını oluşturuyorlar. Bütün bunlara karşı sözü söyleyecek olan o büyük irfan ve hikmet mektebinin en önemli örneklerinden birisi olan Hazreti Mevlana'nın sözleri, İslam dünyasında birliğin, dirliğin, bütünleşmenin adresi olacaktır."

Mevlana gibi bir değere sahip olduğu için Konya'yı "şanslı" olarak niteleyen Kurtulmuş, Mevlana'nın öğretisini insanlara sadece vuslat törenleri çerçevesinde değil 365 gün hatırlanacak önemli birlik ve beraberlik mesajları olarak üretme görevinin de Konyalıların üzerine düştüğünü vurguladı. 

Kurtulmuş, Konya'da bu kapsamda ortaya konan çabaları desteklediklerini ifade etti.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Türkiye, inşallah Mevlana'nın öğretisini, bütün dünyaya yayabilecek önemli bir birikime sahip. Bu birikimin, dünyanın ihtiyacı olan birikim olduğunu ifade etmek istiyorum. İnşallah bugünkü törenler, bir kere daha DEAŞ'a, FETÖ'ye, Haşdi Şabi'ye, PKK'ya, PYD'ye karşı, ayrılıktan yana siyaset üretenlere, Müslüman toplulukları mezhebine, meşrebine göre dağıtmak isteyenlere karşı en güzel cevabı verecek törenler olacaktır." 

odul-002.jpg

Törende, hat dalında, Irak'tan Saman Abdulhalig Gadir'e birincilik, Karzan Ebubekir Kerim'e ikincilik, Endonezya'dan Huda Purnawadi Bin Kasidi'ye üçüncülük ödülü verildi.

Tezhip dalında ise Hashatun Eyüboğlu birinciliği, İsmail Çökük ikinciliği, Ferda Ertok da üçüncülüğü elde etti.

Minyatür dalında yarışmaya İran'dan katılan Majid Fattahi birinci, İran asıllı Rasoul Gandomi ikinci, Halime Göktürk üçüncü seçildi.

Yarışmada dereceye girenlere ödülleri, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Akyürek ve Canbolat tarafından verildi.

oduller.jpg

HABERE YORUM KAT