1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AK Parti Sözcüsü Ünal: “Aday tanıtım toplantısını 25 Mayıs’ta yapacağız”
AK Parti Sözcüsü Ünal: “Aday tanıtım toplantısını 25 Mayıs’ta yapacağız”

AK Parti Sözcüsü Ünal: “Aday tanıtım toplantısını 25 Mayıs’ta yapacağız”

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, "Aday tanıtım toplantımızı 25 Mayıs günü yapacağız. O gün adaylarımızı tanıtacağız, kampanya konseptimizi tanıtacağız,...

A+A-

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, "Aday tanıtım toplantımızı 25 Mayıs günü yapacağız. O gün adaylarımızı tanıtacağız, kampanya konseptimizi tanıtacağız, müziklerimizi dinleteceğiz ve hem genel olarak kampanyanın, seçimin kurumsal kimliğini sizlere sunacağız" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ünal, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti'nin milletvekili aday adayı belirleme sürecinin devam ettiğinin altını çizen Ünal, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:

"Partimizde 14 tane komisyon milletvekili aday adayları mülakatlarını sürdürüyor. Adeta bir kuyumcu hassasiyeti ile komisyonlarımız çalışıyor. Benim komisyonum şu ana kadar 6 tane ili bitirmiş durumda. Her bir aday adayımızı dikkatle dinliyoruz, onun Türkiye'ye, dünyaya ve kendi seçim bölgesine dair bütün siyasi mülahazalarını dinliyor, diğer taraftan temayül sonuçlarına bakıyoruz. Cumartesi günü akşam 7 bin 340 adayın mülakatını bitirmiş olacağız. 21 Mayıs'ta ise YSK'ya teslim edilecek. Aday tanıtım toplantımızı ise 25 Mayıs günü yapacağız. O gün adaylarımızı tanıtacağız, kampanya konseptimizi tanıtacağız, müziklerimizi dinleteceğiz ve hem genel olarak kampanyanın, seçimin kurumsal kimliğini sizlere sunacağız."

Ünal, 25 Mayıs tarihinde seçim beyannamesinin de açıklanacağını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın 6 Mayıs'ta İstanbul'da okuduğu AK Parti manifestosu oldukça büyük ses getirdi. Kim olduğumuzu, ne yaptığımızı ve bundan sonra ne yapacağımızı ortaya koyduğumuz manifesto seçim beyannamemizin ruhu şeklindeydi. 25'inde aynı zamanda seçim beyannamemizi paylaşacağız ve girişini de manifestomuz oluşturacak. Yani manifesto işin ruhu, seçim beyannamemiz ise işin somut, teknik, referans metin olarak daha çok işin mimari ve mekanik kısmını oluşturacak. Orada vaatlerimizi, gençlerle, kadınlarla, dezavantajlı gruplarla yapacaklarımızı, sağlıkta, eğitimde, ulaşımda yeni dönemde ne yapacağımızı ve Türkiye'ye dönük en büyük vaadiniz nedir diye soracak olursanız Türkiye'nin onlarca yıldır mücadelesini verdiği soğuk savaş yıllarının şartlarına göre şekillenmiş idari sistemin artık değiştirildiği ve hızla değişen, artık önümüzdeki süreçte 2023'ün ve 2053'ün dünyasına uyum sağlayacak, Türkiye'yi şaha kaldıracak yeni bir idari sisteme ihtiyacımız vardı. 16 Nisan'da Türkiye buna evet dedi, 24 Haziran'da da Türkiye yeni bir idari sisteme geçiyor ve bu idari sistemde sağlık, eğitim, ulaşım, dış politika gibi bütün alanlarda bu yeni idari sistemle nasıl olacak aynı zamanda seçim beyannamemiz bunu da anlatacak" açıklamasını yaptı.

CHP'den İYİ Parti'ye geçen 15 milletvekilinin bugün CHP'ye geri dönmesi hakkında da bir değerlendirmede bulunan Ünal, "Milletvekilleri bugün evlerine döndüler, hasret bitti, gözyaşı dindi. Giderken ağlayan milletvekilleri bugün büyük bir mutluluk içerisinde gülümseyerek evlerine döndüler. Bir siyasetçi olarak bir taraftan bu meseleye üzüleyim mi yoksa son derece komik bir hale gelmesi nedeniyle güleyim mi karar veremedim. Bu durum, muhalefetin içine düştüğü siyasetsizliği göstermesi açısından şayanı dikkat bir durumdur. Siyasi tarihimizde nasıl isimlendirilecek zaman içerisinde göreceğiz ama her halükarda millet iradesinin pazarlık malzemesi yapılmayacağını anlamaları gerekiyor. Pazarlık her zaman parayla olmaz Güneş Motel'de olduğu gibi. En çirkin pazarlık parayla yapılan pazarlık değil, milletin iradesi üzerinden kişisel hesaplarınız üzerinden yapılan pazarlıktır. Kılıçdaroğlu'nun kişisel hesapları doğrultusunda milletin seçtiği milletvekillerini adeta taşımalı sistem gibi bir siyasi partiye gönderip geri o siyasi partiden alması doğal olarak şöyle bir sonuç ortaya çıkarttı: İhtiyaç duyan siyasi partiler de böyle bir talepte bulundular. Hatta bir CHP milletvekili bunun haksızlık olduğunu, bu konuda ihtiyacı olan partilere de milletvekili gönderilmesi gerektiğini söyledi. Bir daha Türk siyasetinde bu tür tuhaflıkların yaşanmamasını umut ediyoruz" dedi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, "Devri sabık yapmayacağız. Amacımız intikam almak değildir" açıklamasının sorulması üzerine Ünal, "Muharrem İnce'nin bu sözünü sanırım kendi tabanına dönük bir söylem olarak görmek lazım. Nasrettin Hoca'nın "peşin parayı gördün nasıl da gülüyorsun" demesi gibi muhatabına yani seçimi kazanmış da seçim sonrasını mı düşünüyor. Öncelikli olarak Muharrem İnce'nin kendi partisinde verdiği genel başkanlık mücadelesini kazansın, sonra Türkiye'yi konuşuruz. Cumhurbaşkanlığı, siyasi partilerin genel başkanlarının iktidar olma iddiasıdır. Eğer bir siyasi parti kendi genel başkanını Cumhurbaşkanı adayı göstermiyorsa yeni sistemde iktidar olma iddiası yok demektir. Bir genel başkan kendisine bir rakip olarak çıkan kendi partisi içerisinden birisini Cumhurbaşkanı adayı olarak gösteriyorsa bu da ondan kurtulmak istiyor demektir. Önce bu meseleleri kendi içlerinde bir konuşsunlar, ondan sonra Türkiye'nin 24 Haziran sonrası durumuna dair bir takım değerlendirmelerde bulunsunlar. Bu süreç bir şeyi daha göstermiştir. Cumhurbaşkanı adayı konusunda bir türlü çatıydı, kapıydı, pencereydi bir uzlaşmaya varamayan ve daha sonra Meclis'e yönelik bir şeyler yapalım diyerek kendi aralarında bir ittifak oluşturan siyasi partilerin bu süreçteki girişimleri, az önce ifade ettiğim milletvekilleri alışverişleri göstermiştir ki bu ülkede bu ülkeyi yönetebilecek, böyle zor bir coğrafyada bu ülkeyi taşıyabilecek, güven ve istikrar içerisinde 2023, 2053'e taşıyabilecek kadrolar AK kadrolardır, taşıyabilecek liderler de Recep Tayyip Erdoğan'dır. Eski sisteme dönmeyi kendilerine vizyon edinmiş, Erdoğan'ı yıkmayı kendilerine hedef etmiş kadroların Türkiye'yi yönetme gibi bir iddiası olamaz" ifadelerini kullandı.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin Hakkari'de yaptığı mitinginde Türk bayraklarının da yer almasına yönelik sorulan bir soruya Ünal şu cevabı verdi:

"Güzel gelişme. Bugün bu şekilde miting yapıyor olmaları sabah akşam meşruiyetini tartışmaya açtıkları ve kurumsal itibarıyla sabah akşam adeta itibarsızlaştırma söylemi kullandıkları devletin ne kadar güçlü olduğunu, bölgede teröristlerin bırakın şehri kırsaldan bile temizlendiğini ve bölgenin artık terörle mücadelenin sonunda nasıl güvenli hale geldiğini görüyorsunuz. Böyle bir Türkiye'de Türk bayrağı ile CHP'nin adayı mitingini yapacak, yapmalıdır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın miting programı hakkında bilgi veren Ünal, "Biz kongrelerimizi yeni bitirdik ve Cumhurbaşkanımız en son İzmir ve İstanbul ile birlikte 51 ilde yüzün üzerinde miting yaptı. 25 Mayıs'tan sonraki süreçte mitinglerimizi daha çok ihtiyaçlara göre belirleyeceğiz. Hangi illerde miting yapmamız gerekiyor, şu anda onun çalışmasını yapıyoruz ve bunu Cumhurbaşkanımıza sunacağız. Televizyon programları konusunda bir çalışma yapıyoruz. Kampanyaların olmazsa olmazı açık hava mecralarıdır. Açık hava mecralarının planlanması, bunları da aynı şekilde Cumhurbaşkanımıza sunacağız" dedi.

Seçim beyannamelerinin AK Parti'nin bir seçim klasiği olduğunu söyleyen Ünal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2002 seçim beyannamesine baktığınızda orada ne vaat etmişsek 2007 yılında bunların tamamını gerçekleştirmişiz. 2007 beyannamesinde neleri vaat etmişsek 2011 seçimlerine geldiğimizde bu vaatlerin tamamını gerçekleştirmişiz. 2011 seçim beyannamesinde ne vaat etmişsek 2015 seçimlerine geldiğimizde bunların tamamını gerçekleştirmişiz. Şimdi 2015 seçim beyannamesinin yaklaşık 20 gün boyunca analizini yaptık, madde madde değerlendirdik. Şimdi 24 Haziran 2018 seçimlerinin seçim beyannamesini hazırlıyoruz. 2015'te verdiğimiz sözlerin fazlasını gerçekleştirmişiz. Burada gerçekleştirdiğimiz şeylerin üstüne, yeni hükümet sisteminde sağlık, eğitim, ulaşım, bürokrasi, adalet, demokrasi nasıl olacak bütün bunlara dair, dezavantajlı gruplar için yeni hükümet sisteminde ne yapılıyor, gençler için, kadınlar için ne yapılıyor, güven veren bir adalet sisteminin güçlendirilmesi için güçlü Meclis, güçlü iktidar, tam bağımsız, tarafsız yargı, bütün bunların itibarının yeniden inşası. Çünkü ısrarla 165 ülkede FETÖ ve onun uzantıları Türkiye aleyhtarı bir kampanya yürütüyor. Aynı şekilde PKK özellikle Avrupa'da Türkiye karşıtı bir kampanya yürütüyor. Maalesef içeride de aynı dil ve söylemle konuşan bir muhalefet var. Muharrem İnce bu konuda hassas ve dikkatli. Bu yüzden de İnce'yi tebrik ediyorum. Kemal Kılıçdaroğlu'nun diline baktığınızda, bütün devletin kurumlarına saldıran, onları itibarsızlaştıran, meşruiyetini sorgulayan ve nefret dili üzerinden bir söylem olamaz muhalefetin dili. Bu süreçte Türkiye düşmanı yapıların kullandığı dili muhalefet kullanmamalıdır. Bu tür tuzaklar konusunda hassasiyet göstermelidir. Benzer sabotajları yine yaparlar. Bu hain yapı bir takım manipülasyonlar oluşturmada son derece maharetli."

Seçim sürecine ilişkin son anket verilerini aktaran Ünal, "Sahayı sürekli olarak kontrol ediyoruz. İletişim stratejinizi sahada var olan algının üzerine kurmazsanız yanlış bir iletişim içerisine girebilirsiniz. Bu süreçlere dair sahadan sadece rakam değil saha araştırmalarını şöyle yapmıyoruz. AK Parti'nin oyu ne kadar, falanca partinin alacağı oy ne kadar? Saha araştırmalarında daha çok vatandaşımızın olaylara verdiği tepkinin yönünü, gerekçesini anlamaya çalışıyoruz. Şu anda elimizde alacağımız oya ilişkin en son paylaştığım rakamdan sonra güncel bir rakam yok" açıklamasını yaptı.

İHA

HABERE YORUM KAT