1. YAZARLAR

  2. Ahmet Atıf Doğan

  3. AK Parti’nin Getirdiği Başkanlık Sistemi Tatmin Edicidir
Ahmet Atıf Doğan

Ahmet Atıf Doğan

Analist
Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti’nin Getirdiği Başkanlık Sistemi Tatmin Edicidir

A+A-

Yaklaşık 2 aydır CHP’liler burnumuzdan getirdi, her gün gerginlik, her gün bir CHP’linin Cumhurbaşkanımızı, ülkemizi, milletimizi aşağılayan açıklaması…

Alın işte taslak hazır, bakın bakalım, bu taslakta Cumhuriyet yok oluyor mu? Diktatörlük geliyor mu? Recep Tayyip Erdoğan kendi hırsı için mi yoksa bu milletin selameti için mi başkanlık istemiş.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimini bile yeniden yaptırmıyor. Yani 5. yılı dolunca Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir defa daha seçilme hakkı olacak, milletimiz teveccüh ederse bir dönem daha Cumhurbaşkanlığı yapacak ve bırakacak. Ondan sonra yeni başkan seçilecek.

Diktatör böyle mi olur lan… Siz nezaketten anlamaz mısınız? Tuhaf yahu…

Medya özgürlüğü yok, diye diye her gün bu millete hakaretinizi dinlemek zorunda mıyız biz…

Hem medya özgürlüğü yok derler, hem de medyadan bu millete, bu milletin Başkomatı’nına hakaret ederler, bu ne aymazlıktır yav… 

CHP’liler de Cumhuriyet kazanımı aydınlanmacıları da, para makam hırsına davasını kişiliğini satmış medya tower yazarları da Recep Tayyip Erdoğan’la yatıp Recep Tayyip Erdoğan’la kalkıyorlar.

Bak Sayın Kılıçdaroğlu CHP’li, sözde demokrat, özünde ise tornadan çıkmış temelinde Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı olan görüşleri dile getirip duran Cumhuriyet kazanımı aydınlanmacılar, önce size Cumhuriyet ne demekmiş onu anlatayım, artık anlaşıldı, size bu noktadan başlamak gerekiyor.

Cumhuriyet: Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi.

Halkın egemenliği kendi elinde tuttuğu devlet biçimi… (Kaynak: TDK Büyük Türkçe Sözlüğü)

Yani bu noktaya getirdiniz bizi yahu, arkadaş yanlış biliyorsun, rejim değişmiyor, devletin yönetim biçimi değişmiyor, parlamenter sistem yok olmuyor, kabine yok olmuyor, halk yine yöneticisini kendi seçiyor, halkın seçtiği temsilciler yasayı ve Anayasayı yapıyor.

Bu anayasa ve yasalar çerçevesinde de yine halkın seçtiği başkan ve onun kabinesi devletimizi yönetiyor.

Değişen basit bir sistemdir, monarşinin Cumhurbaşkanlığı adı altında şekillendiği Avrupa modeli gidiyor; yerine, tamamen halkın temsilinin ortaya konduğu, iki başlılığın ortadan kalktığı, siyasi tartışmalarla polemiklerin ülkenin istikrarını yerle bir etmesinin önlendiği sistem geliyor. Dün yazdım, bugün de yazayım, bizim liderlerimizden diktatör çıkmaz, siz bizim liderlerimizi kendi liderlerinizle karıştırmayın.  

Ayrıca ey CHP’nin tornadan çıkmış fikirleri ile demokratlık oyunu oynayan aydınlanmacıları başkanlık sistemini bizim seçtiğimiz TBMM üyeleri getiriyor ve sonrasında da bizim oylarımıza sunulacak, gelirse bu millet getirmiş olacak.

Yani Recep Tayyip Erdoğan, ben böyle istedim böyle oldu, demiyor.

Kafanız niye basmaz bunlara…

Kemal Kılıçdaroğlu’nu dinlerken insanın tüylerimiz diken diken oluyor, adam inanın tam anlamıyla kavga çıkarmak istiyor. Aynı şeyleri söyleyip duruyor. Neymiş efendim, Cumhurbaşkanımız aldatıldık, demişmiş, FETO’yu AK Parti devlette etkili konuma getirmişmiş, PKK ile Oslo görüşmesi yapılmışmış…

Bu kadar ucuz siyaset yapılır mı? Siyasetin de bir şahsiyeti yok mu? Evet, size soruyorum, CHP’liler siyaseti bir onuru yok mu?

Kan dökülmesin, diye PKK ya da onun siyasi kanadıyla yapılan görüşmeleri bu millet takdir ediyor, anlamaz kafa, bu millet eleştirmiyor, bunu bari anla…

FETO konusunda gelince…

CHP’liler, kendini devletin seçkinleri olarak gören yargı mensupları, TSK mensupları AK Partiyle adeta savaş yapıyordu. O günleri biz unutmadık.

FETÖ ise zaten yıllar öncesinden devlete dolmuş, sadece o dönemde Recep Tayyip Erdoğan ve bu millet onların terörist olduğunu bilmiyordu.

Bu anlaşılmaz bir şey değil ki?

Dindar diye devlet o zaman bazılarına düşman oluyordu.

AK Parti dindar diye birisine düşman olmaz, ancak terörist oldukları kesinleşince Recep Tayyip Erdoğan büyün saldırılara rağmen bunlara karşı koydu.

Ve o dönemde, yani bu FETO’nun terör örgütü olduğunu anlaşılınca ama CHP onlara sahip çıktı.

Şimdi Balyoz ve Ergenekon darbe girişimleri yok diyorlar ama bu büyük bir yalan. AK Partiyi kapatma davası da, o dönemde bizleri her gördükleri yerde ellerini sallayarak, oradan ayrılın, bakın darbe olacak, bu ülkeyi Kemalistler Recep Tayyip Erdoğan’a bırakmazlar, diyenler siz değil miydiniz?

Ha Ergenekon, Balyoz darbe planları FETÖ tarafından sulandırılmış, gerçek cuntacılar, ileride işimize yarayacak diyerek, dokunulmayıp, suçsuz, toy Kemalistlere kumpas kurulmuş olabilir. Ama bu Ergenekon ve Balyoz darbe planının varlığını yok etmez.

Biz o günleri yaşadık arkadaş, kulağımızın bir tarafından girer, bir tarafından çıkar gider sizin açıklamalarınız, biz gerçekleri biliyoruz.

Bu ülkede Cumhurbaşkanına, hanımına, Başbakana, hanımına, namaz kılanlara, başı örtülü olanlara, yaklaşımlarınızı bu millet unuttu zannediyorsunuz ya, işte hepimiz buna şaşırıyoruz.

Ah Atatürkçüler ah, ah Kemalistler ah, ah meydanlarda Cumhuriyet mitingleri düzenleyip askeri darbe yapmaya çağıran çakma demokratlar ah…

Şimdi bu millet başkanlığı getiriyor, ülke büyüyor, diye niye çılgına dönüyorsunuz?

Bak yazıyorum, bu ülkenin geleceğine CHP ve Cumhuriyet kazanımı aydınlanmacılar değil, köhneleşmiş fikrisabitler değil milletin atiyi şekillendirme arzusu yön verecektir.

İsteseniz de, istemeseniz de Türkiye büyüyecek…

Yapacağınız hiçbir şey yok…

Yeni sloganımız, Türkiye büyüyor, CHP çıldırıyor…

Alkışlayalım…

Değil mi ama…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT