Doç. Dr. Ömer Akdağ

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

"ARA SOKAKLAR"

A+A-

Şu yüzü maskeli şehir eşkiyaları haberlerinden bıktık.

Hatırlarsanız CHP genel başkanı KK gösteri yapanlardan yüzlerini bezle kapatanları savunurken diyordu ki, "Onlar yüzlerin gazdan korumak için kapatıyorlar"....

Sanki polis önüne gelen herkese gaz sıkıyormuş gibi....

"Yüzlerini gazlardan korumak içinmiş"....

Her neyse maksadım teröristlerin yüzelerini kapatmasıyla alakalı değildi.

Bu teröristler kahvahaneyi kurşunla tarıyorlar ve "ara sokaklara" kaçarak izlerini kaybettiriyorlar.

İzinsiz gösteri yapıyorlar. İşyerlerinin camlarını kırıyorlar "ara sokaklara " kaçarak izlerini kaybettiriyorlar.

Belediye otobüsünü ateşe veriyorlar "ara sokaklara" kaçarak izlerini kaybettiriyorlar.

Diyorum ki, polislerimiz önce "ara sokaklarını" abluka altına alsalar. Daha sonra bu yüzleri kapalı rezil herifleri derdest etseler....

Ukalalık olarak anlaşılmasın ve polisin işine karışmak gibi olmasın ama kaç defa oldu böyle "ara sokaklar" sıvışması bu mendeburların...

TEKLİFİMDİR....

CHP'de Atatürk resminin indirilmesiyle ilgili tartışma devam ediyor. Tam bu tartışmanın devam ettiği ve tartışmanın taraflarından birisinin ihraç edilme eşiğinde olduğu bir sırada Atatürk'e benzeyen tiyatro sanatçısı Göksel Kaya adlı tiyatrocu CHP'yi ziyaret etmiş.

Çok iltifat görmüş ve görmektedir .

Bence Göksel Bey CHP'yi ziyaret etmişken başkan adaylığını da koysun

Nasıl olsa Atatürk'e fiziken benziyor.

Başka yönlerden benzerliği konusunda şüphe yoktur herhalde.

O zaman geriye ne kaldı?

Benim teklifim ve adayım Göksel beydir.

SİVAS

1950'li yıllar.

İki Sivas'lı konuşuyor.

Birisi diğerine diyor ki;

Alafranga müzik ile Alaturka müzik arasında ne fark var?

Diğer Sivaslı cevap veriyor;

"Radyoyu açtığında çalmakta olan müziği duyduğunda radyonun sesini biraz daha fazla açıyorsan bil ki, bu alaturka müziktir. Yok radyonun sesini kısıyorsan bil ki o alafrangadır....".

Bu ölçüye bayıldım ben.

Bu Sivaslılara gerçekten nükdetan insanlar.

1930'lu yıllarda Cumhurbaşkanlığı sanfoni orkestrası Sivas'ta icra edildikten sonra sivaslının birisine sanfoniyi nasıl bulduğunu sormuşlar.

Sivaslının cevabı şöyle;

"Sivas Sivas olanı böyle zülum görmemiştir"...

Sivas denilince aklıma merhum Muhsin Yazıcıoğlu gelir. Bu vesileyle kendisine fatihalar gönderiyorum.

Siz de gönderin.

BİZ..

Biz, biz olduğumuz zaman çok güçlüydük.

Herhangi birimize bir zarar geldiğinde her birimiz hissederdik.

Doğu Türkistan'da bir hamile Müslümanın karnı deşildiğinde karnımız delinir gibi olurduk....

Yahudiler binbir entrikayla Filistin'den toprak almak maksadıyla Sultan Abdülhamid'e suikastler düzenlerken bugün PKK'ye desteklerin dedeleri suikastçilerle kolkolaydılar.

Adı Mustafa'ydı, Tevfik'ti ve Abdullah'tı bu ihanet örneklerinin;

Sadece adı Türktü bunların.

Ve onlar sapı bizden baltaydılar.

Bizim "ben" haline getirilmesiyle sefilleştik.

Biz, böyle bir sefilliği reddediyoruz.

Biz kemalî değiliz.

Celalî de değiliz.

Biz Müslüman Türküz.

Biz, yine biz olmak istiyoruz.

Güçlü olmak istiyoruz ama öldürmek için değil yaşamak ve yaşatmak için...

Birlikte çalışarak,

Müşterek hislerle...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT