1. YAZARLAR

  2. Ömer Kocabaş

  3. AVM meselesi
Ömer Kocabaş

Ömer Kocabaş

Yazarın Tüm Yazıları >

AVM meselesi

A+A-

Yerel basından öğrendiğimize göre Konya’da bu yıl içerisinde yeni bir AVM’nin temeli atılacakmış. Sancak bölgesine yapılacak olan AVM’nin en önemli özelliği ise şehrimizin en büyük AVM’si olacak olmasıymış. Ne diyelim vatana millete hayırlı uğurlu olsun…

Haberde konu ile ilgili Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Aydemir‘den görüş alınmış. Aydemir hoca kısaca Konya’nın AVM tarihi ile ilgili bilgi vermiş. Afra ismini duyunca bir anda çocukluğuma gittim. Hocanın dediği gibi Afra açılınca sanki tarihi, turistik bir mekânı ziyaret eder gibi gezmeye gitmiştik. İlk gittiğimde devasa yapının içinde kaybolurum korkusuyla bizimkilerin yanından bir an olsun uzaklaşamamıştım. Kalabalığın ve yüksek sesli müziğin ve parlak spot ışıkların etkisiyle sanki bambaşka bir âleme gelmiş gibi hissetmiştik. İlk döneminde Afra’dan alışveriş yapıp onun poşetini taşımak bile ayrı bir hava katıyordu. Daha sonra Real ve Kule Site’nin açılması ve peşinden gelen diğer AVM’ler ilk günkü iştahla olmasa bile kısa sürede kabullenilmişti. AVM’lerin günlük hayatımızdaki gezme kültürünü değiştirdiğini ise yıllar içerisinde yaşayarak öğrendik.

Mehmet Ali Aydemir hocanın tespitleri bana üniversite dönemimizde Bilal Arık hocanın kaleme aldığı bir makaleyi hatırlattı. AVM’lerin genel yapısı ve insanların üzerine olan etkilerini Akmerkez örneği üzerinden inceleyen makalede AVM’lerin karakteristik özellikleri aşağı yukarı şöyle sıralanıyordu: AVM’lerde zaman kavramı yoktur. Vaktinizin nasıl geçtiğini anlamamanız için gerek AVM’lerde gerekse içindeki mağazalarda hiç saat bulunmamaktadır. AVM’lerde mümkün olduğunca gün ışığı görünmez, spot şıklarının altında zamanda yapaylaştırılır. AVM’ler yazında kışında hep belli bir sıcaklıktadır. Çünkü insanlar havadan bunalıp AVM’yi terk edebilirler. AVM’lerde insanları rahatsız etmeyecek ama bir nevi ninni etkisiyle hareket etmelerini sağlayacak müzik çalınmaktadır.

AVM demek sürekli yenilik demek. Bu yarışta biraz geri kalırsanız moda tabiriyle out olur ve bir daha kendinizi zor toparlarsınız. Örneğin Kule Site’nin açılmasının ardından Afra kendini gelemedi. Bağlı bulunduğu holdingin zor durumda olmasıyla hem el hem de isim değiştirdi ama hiçbir zaman eski şaşaalı günlerine dönemedi. Bugünkü haliyle AVM’den çok içinde süpermarkette bulunan bir iş hanına benziyor. Kent Plaza’nın açılması ile pabucun pahalı olduğunu anlayan Kule Site ise bir modernleşme hamlesi yaptı ve şimdilik rekabet edebilir seviyesini koruyor. Günümüzde ise özellikle lise ve üniversite gençliği olmak üzere insanların sosyalleşmeden anladığı ilk şey AVM’ye gitmek oldu. Artık arkadaşlar, aileler gezmeye AVM’ye gidip bütün günlerini büyük bir keyifle AVM’lerde öldürebiliyorlar.

Lakin bu tuzağa düşmemek de elbette elimizde. Şahsen süpermarket alışverişi ve sinema haricinde AVM’lere pek gitmiyorum. Öyle arkadaşlarla AVM’de buluşalım yemek yiyelim falan gibi hobilerimiz yok. Klasik dönercimizde bol yağlı dönerimizi yedikten sonra sinemaya gidiyoruz. Eğer Konya’da AVM dışında sinema seçeneği olsa sinema için bile AVM’ye gitmeyiz ama maalesef yok. Son olarak yıllar önce Kent sinemasının da kapanmasıyla bireysel sinemacılık Konya’da öldü. Arkadaşlarla uğrayacağımız dükkânlara uğrayıp hemen çıkıyoruz. Dükkân dediğime bakmayın AVM lügatında dükkân yerine daha afili olan mağaza kelimesi kullanılmaktadır. Nasıl tezgâhtar yerine satış sorumlusu kavramının kullanılması gibi(!) Amerikan kahve zincirlerinin de Konya’ya teşrif etmesiyle birlikte özellikle ergenler ve kendilerini önemliymiş gibi göstermeye çalışanlar buralara akın ediyor. Bu karton kahve bardaklarıyla poz verip sosyal medyada yer bildirimi yapınca pek bir havalı olduklarını zannediyorlar. Aynı şekilde esnaf çay ocağında daha lezzetlisi 75 kuruş olan çaya bu AVM’lerdeki kafelerde 4 lira verenler gibi…

Niyetim ne kahraman bakkal süpermarkete karşı ne de AVM’ler kültürümüzü yozlaştırıyor geyiği yapmak. Bizzat kültürümüz yozlaştığından AVM’leri bu kadar çabuk bir şekilde benimsedik. Fakat 4-5 yaşındaki çocuklara gezmeye nereye gidelim diye sorduğumuzda cevap olarak çocuk parkı veya piknik alanı yerine popüler bir AVM’nin ismini alıyorsak ortada bir sorun olduğu da muhakkaktır. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT