1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. AYM'den uyuşturucu ticareti kararı
AYM'den uyuşturucu ticareti kararı

AYM'den uyuşturucu ticareti kararı

Anayasa Mahkemesi, uyuşturucuyla ilgili suçların "sosyal amaçla" toplu bulunulan binaların yakınında işlenmesi halinde cezanın yarı oranda artırılmasını öngören kanun hükmünün iptal istemini reddetti

A+A-

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi (AYM), uyuşturucuyla ilgili suçların "sosyal amaçla" toplu bulunulan binaların yakınında işlenmesi halinde cezanın yarı oranda artırılmasını öngören kanun hükmünü Anayasaya uygun bularak, düzenlemenin iptal istemini reddetti.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, baktığı bir davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu düzenleyen 188. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (b) bendindeki ilgili hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Daire, "İlgili suçların okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek cezaların yarı oranında artırılacağını" öngören düzenlemedeki "...ve sosyal..." ifadesinin yoruma açık olduğunu, bunun mahkemelerce farklı değerlendirmelere yol açabileceğini, bu nedenle Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürdü.

İptal istemini esastan görüşen Yüksek Mahkeme, oy çokluğuyla söz konusu kanun hükmünün Anayasaya uygun olduğuna ve itirazın reddine karar verdi.

Kararda ayrıca, Anayasanın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan hukuki belirliliğin önemine işaret edildi.

Hukuki belirliliğin, yasal düzenlemeye dayanarak "erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir" gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de sağlanabileceği belirtildi.

Anayasada öngörülen "suçta ve cezada kanunilik ilkesi"nin de insan hak ve özgürlüklerinin öne çıktığı bu dönemde, ceza hukukunun temel ilkelerinden birini oluşturduğu ifade edilen kararda, kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasının amaçlandığı anlatıldı.

- Kamu sağlığının korunması amacı

Kanun koyucunun, Anayasa ile kendisine verilen uyuşturucuyla mücadelede gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü ve ceza siyasetini belirleme yetkisi kapsamında kanuni düzenlemeler yapabileceğinin altı çizilen kararda, bu kapsamda kanun koyucunun Anayasanın temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla suçla ilgili hangi hal ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici olacağı konularında da takdir yetkisine sahip olduğuna değinildi.

İtiraz konusu kuralla kamu sağlığının korunmasının amaçlandığı belirtilen kararda, şu tespitlere yer verildi:

"Bu bağlamda takdir yetkisi kapsamında kanun koyucu, sosyal amaçlarla toplu bulunulan bina ve tesisler ile buralara belli uzaklıkta bulunan umumi veya umuma açık yerlerde suçun işlenmesini, söz konusu eylemlerin topluma yayılmasını sağlayan bir etken olarak görerek bunu ağırlaştırıcı bir sebep kabul etmiş ve suçun yaygınlaşmasını önlemeyi amaçlamıştır.

Umumi veya umuma açık yerler kapsamına giren farklı sosyal amaçlarla toplanılacak bina ve tesislerin özellikle ekonomik, kültürel, sosyal ilişkilerin çeşitlilik gösterdiği çağımızda tek tek sayılması ve kanun koyucu tarafından önceden öngörülmesi mümkün değildir. Kanun koyucu sadece tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerin, okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerler olabileceğini belirterek bu bina ve tesislere örnekler vermiştir."

Esasa ilişkin incelemenin konusunu oluşturan "…ve sosyal…" ibaresinin soyut bir kavram olmasının belirsizlik taşıdığı anlamına gelmediği vurgulanan kararda, "Suçun işlendiği yerin, somut olayın özellikleri dikkate alınıp kuralda sayılan örnekler de gözetilerek sosyal amaçla bulunulan bir bina ve tesis olup olmadığı yargı organlarınca tespit edilecek ve kural bu suretle uygulanacaktır. Dolayısıyla itiraz konusu ibarenin belirlilik ve kanunilik ilkelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle kural Anayasaya aykırı bulunmayarak itirazın reddine karar verilmiştir." denildi.

HABERE YORUM KAT