1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. Bağımsız Adamlar
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

Bağımsız Adamlar

A+A-

Bağımsız  adamlar  dediğim  siyasetçi  adamlar,dış güçler  tarafından  kendi  ülkelerine  biçilmiş  siyasi  çerçeve  dışına  çıkmış  liderlerdir. Bu  liderler  askeri, ekonomi, sağlık, ulaşım, istihbarat  ve  her  türlü  alanda  kendi  sınırları  dışına  çıkma  mücadelesini  vermiştir. Şimdi  Türkiye  ve  dünyada  bu  liderlere  bakalım:

1=) Adnan  Menderes: Koskoca  1000  yıllık  İslam  ve  Anadolu  medeniyeti  bambaşka  ne  idüğü  belli  olmayan  bir  devlet  anlayışı  ve  sistemi  ile  karşı  karşıyaydı. Bu  sistem  ve  tek  adam  devri  1950  senesine  kadar  bu  ülkenin  insanlarının  tüm  inançlarıyla,  anlayışıyla  sanki  karşısındaki  bir  teröristmiş  gibi  zalimce  davrandılar. Bu  1950  seçimlerine  kadar  sürmüştü. Adnan  Menderesin  gelmesiyle  bu  anlayış  bir  nevi  yıkıldı. Müslümanlar  daha  özgür  bir  ortama  girmiş  oldu. Ekonomi  daha  önceki  döneme  göre  iyileşme  gösterdi. Zaten  ne  ilginçtir ki  sol  veya  sol  unsurlu  hükümet  dönemlerinde  ekonomi  mahvolurken; Sağ  hükümetlerde  hep  yükselişte  ve  daha  refah  oluyor. Adnan  Menderes  artık  ülkenin  dış  güdümlü  bir  ülke  yerine  gerçek  bağımsız  bir  ülke  olmasının  gerektiğini  anladı. Bu  yolda  izlediği  politikalar  sonucunda  İslam  düşmanları, CHP  anlayışlı  askeriye  Amerika  talimatıyla  darbe  yaptı. Sonuç  olarak  bağımsız  adamımız  Menderes  asılarak  şehit  oldu.

2=) Turgut  Özal: 1980  darbesinden  sonra  kurulan  askeri  hükümet  artık  yeni  bir  sivil  hükümetin    gelmesi  gerektiğini  anlamıştı. Nedeni  artık  siyasi  yapı  bu  askeri  hükümeti  kaldıramıyordu. Özal  aslında  ilk  siyaset  tecrübesi MSP İzmir  milletvekili  adaylığı sürecinde olmuştu.. Özal merhum Mehmet  Zahit  Kotku  hoca efendinin  müridiydi. Anlayacağınız  Özal  milli  görüş  ve  İskenderpaşa  kökenliydi. Niye  bunu  belirtiyorum  çünkü  Özal  sağlam  bir  kökten  geliyor. Bu  ülkeye  son  derece  yararlı  olan  liderler  milli  görüş  ve  İskenderpaşa  kökenli  oluyor. Örnek  çok  ama  önemli  olanlarını  söyleyeyim: Erbakan hoca, Özal  ve  Erdoğan. Özal  Anapı  kurduğunda  medya  ve  asker  bu  partinin  başarılı  olamayacağını  söylüyordu. Seçimlerde  sonuncu  olacağını söyleyenler  yanıldı. Millet  her  darbeden  sonra  vurdu  tokadı  ve  Anap  tek  başına  iktidar  oldu. Liberal  ekonomi,  başarılı  siyaset, istikrar  sonucunda  ülke  her  alanda gelişti. Millet  ekonomi  alanında  rahatladı. Özal  devrim  niteliğinde  hizmetler  yaptı. Özal  aslında  ilk  defa  Türkiye  Cumhuriyeti  tarihinde  Kürt  sorununa  eğilen  ilk  siyasetçi  oldu. Özal  sıra dışı  bir  politika  izleyerek  eğer  şehit  edilmeseydi  tam Kürt  sorununu  çözüyordu; Kuzey  Irak  Türkiye’ye  katılıyordu. Bağımsız  adamımız  kendisine  verilen  çerçeveyi  aştı  ve  şehit  edildi.

3=) Necmettin Erbakan: Aslında  Erbakan  hoca  öbür  liderlerden  farklı  olarak  daha  siyasete  girmeden, arkadaş  zaten  bize  verilen  çerçeveyi  yıkacağım  diyordu. MNP kurulmadan  önce  şehrimiz  Konya’dan  bağımsız  milletvekili  olduğunda  ağır  sanayi, önce  ahlak  ve  maneviyat, İslam  Birliği, İslami  Nato ve  birçok  sıra dışı  fikirlerle  siyasete giriş yaptı. Bunu  önceden gören  dış  güçler daha  kurulalı  1  yıl  olmayan MNP’ni  12  Mart 1971  muhtırası  ile  kapattı. Hoca  pes  eder mi?  MSP’ni  kurdu. Bu  parti ile  girdiği  seçimlerden  sonra  kurduğu  koalisyonlar  sonucu  büyük  hizmetlere  imza  attılar. Mesela  İmam  Hatiplerin  ilk  çok  yönlü  olarak  önünün  açılması  bu  MSP  koalisyonlarının  sonucudur. Kıbrıs  harekatının  mimarı  ve  komutanı  kesinlikle  Ecevit  değildir; Erbakan  hocadır. Konumuza  dönersek, ülkede  artan  kargaşa, anarşi, huzursuzluk  ve  siyasi  istikrarsızlık  askeriyenin  önünü  açıp  bir  nevi  eline  bahane  geçirerek  ülkede   darbe  oldu. Bu  darbenin  soncunda  tutuklanan,  ceza evinde  yatan  hoca yine  partisi  kapatılmıştı. Hoca  pes  etmedi, Türkiye  tarihine  damgasını  vuracak  Refah  Partisini  temmuz  1983’te  kurdu. Siyasi  yasaklı  olduğu  için  1987’ye  kadar  partinin başında  bulunmadı. Zaten  parti  1991  seçimlerine  kadar  başarılı  olamadı. Özal’ın  siyasi  yasakların  kalktığı  referandum  için  hayırda  hayır  vardır  demesine  katılıyorum. Lakin  Erbakan  hoca  hariç. 91’de  MÇP şimdiki adıyla  MHP  ile  kurduğu  ittifak  sonucunda  meclise  girdi. Asıl  çıkışını  parti  94  yerel  seçimlerinde  gösterdi. 95  seçimlerinde  birinci  olan  hoca  dış  güçleri  aşırı  derecede  korkuttu  ve  rahatsız  etti. Hoca  Refah  Yol  hükümeti  ile  beraber  Başbakan  oldu. Hoca  tüm  İslam düşmanı  medyanın  kudurmuş  köpek  gibi  saldırmalarına, tüm  askeri  vesayete  rağmen  hoca  Türkiye  tarihinde  görülmemiş  hizmetler  yaptı. Hoca  özellikle  ekonomi  alanında  insanlara  olağanüstü  zamlar  yaptı. Bu  havuz  sistemi  sayesinde  oldu. Doğan  holding,  Koç  holding  ve  diğer  dış  güçlerin  holdingi  olan  baronlar  acayip  rahatsız  oldu. Şunu  belirtmek  gerekir ki  hocanın  o  çok  sıkıntılı  olan  dönemde  yaptığı  icraatlerin  bazılarını   AK  Parti  13  yıllık  hükümeti  döneminde  halen gerçekleştirmiş değil. Bir  örnek  verecek  olursak  havuz  sistemi gibi. Hoca  büyük  bir  inatla  mücadelesini  vererek  D8  İslam  Birliğini  kurup  tüm  dış  güçlere  özellikle  Amerika  ve  İsrail’e  göz  dağı  vererek  ben  bu  icraati  yaparak  istifa  ediyorum dedi. Yani  ben  gidiyorum  ama  bu  hizmetim  rahatsızlık  olarak  size  yeter dedi. Hakikaten  halen  rahatsızlar. Zaten  o  D8  ülkelerin  liderleri  ya  suikaste  uğradı  yada  iktidardan  indirildi. Hoca  Başbakanlıktan  istifa  etti. Refah  Partisi  16  ocak  1998’de  kapatıldı. Bu  olanlar  hocayı  hiç  ırgalamadı ve Fazileti kurdu. Fazilette  aynı  akıbeti  yaşadı. Saadeti  kurdu. Sonuç  olarak  dış  güçler  en  çok  uğraştığı  bağımsız  adamımızı  her  türlü  yoldan  önünü kesmeye  çalıştı  ama  hoca  talebelerinin  önünü  açtı. Hocayı  rahmetle  anıyoruz.

4=) Muhsin  Yazıcıoğlu: Hep  dik  durmuş  bir  liderdir  Yazıcıoğlu. 1980 darbesine  dik  durup  çilesini  çeken, 28 Şubat  darbesine  dik  duran  ve  en  sonda  27  nisan  @ muhtırasına  dik  duran  bir  liderdi. Amerikaya, İsrail’e, Neoconlara  ve  tüm  baronlara  karşı  korkusuzca  konuşan  ve  mücadele  eden  bir  adam  gibi  adamdır. Son  zamanlarında  İsrail’e  kaşı  sert  demeçleri  vardı. Bunu  medyada  sıklıkla  görmüştüm  o  dönem. Bağımsız  adamımız  Yazıcıoğlu  Paralel  Yapı  Mossad  işbirliğiyle  şehit  edildi. Allah  rahmet   eylesin.

DEVAMI YARIN..                    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT