1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. BİLADI ŞAM
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

BİLADI ŞAM

A+A-

Suriye  bağımsız  olduktan   sonra  Suriye  hiç  bir  zaman  istikrara  kavuşamadı. Sık  sık  olan   Darbeler, sık  sık  değişen  iktidarlar  Suriye’ye  istikrar  getiremedi. Fransa  mandası  bile  bile   azınlık   olan  Nusayri, Dürzi,İsmaili ve  Hristiyanları  Suriye  ordusuna  hakim  kıldı. Güçlü  olmak  isteyen  yönetimler   orduyu  eline  aldı mı  artık  gücüyle  hükmeder  istediği  bütün  kurumlara  ve  toplumlara. Bu  istikrarsızlık  ortamının  sonucunda  orduda  güçlenen  Hafız  Esed deccali 1971’de  darbe  yaptı.  Bu   darbeden   sonra   bütün   Suriye  halkına  ve  özellikle  Sünnilere  karşı  acımasız  ve  sindirme  politikalarına  başvurdu. Esed   Sünnileri   bütün   yerlerden   dışladı.  Hayat   hakkı   tanımayan  Esed  halka,  Müslüman  Kardeşlere    karşı   her  gün   katliamlar  yaptı. İşkenceler, tutuklamalar  ve  Suriye’nin  bütün  şehirlerine  tahribatlar  yaparak  ve  oradaki  halkı  yok  etme  operasyonlarını  yaptı. Özellikle  Hama  1982  katliamı,  Halep  1980  1981  katliamı, Şam  katliamı  ve   bütün  şehirlerde   yaptığı  katliamlar. Geberdiği  2000  yılına   kadar   Suriye’yi  sıkıyönetim   ile  yönetti. Baba  deccal  geberip  oğul  deccal  geldiğinde  reform  yapma  sözleri  verdi. Ama  bu   bir  oyalamadan  başka  bir  girişim  değildi. Arap  Baharı   sürecinde  15  Mart  2011’de  kutlu  bir   devrim  yürüyüşüne  başlayan  Suriyeli  kardeşlerimiz   başta   Esed   decceline  karşı   normal  silahsız   barış  gösterileri  yaptı. Azgın  Nusayri  azınlık  olan  deccal  Esed iktidarı bu  gösterilere  karşı  acımasız  katliamlarda  bulundu. Katliamları  durmadan  devam  eden  deccale   karşı  halk  50  yıllık  öfkesini  artık  silahlı  mücadele  dönemini  başlatarak  onurlu  mücadelesini silahlı vermeye  başladı.

Muhalifler  olarak  adlandırdığımız  gruplar, Özgür  Suriye  Ordusu, Ahraru  Şam  Örgütü, İslami  Cephe, Tevhit  Tugayları, El  Nusra , Şam  Cephesi  ve   daha  bir  çok  direniş  grubu   oluşturuldu. 2012   yılına   geldiğimizde  muhalifler  Esed  deccalini   toz   duman  etti.  Suriye’nin  % 80’ini   muhalifler   ele  geçirdi. Esed’in  300   bin  ordusunu  yok  ettiler.  Esed  düşüyor  dediğimiz  anda  Rusya, Çin, İran  müthiş  bir  destek  sağlamaya  başladılar.Hizbuldeccelin 2013  yılı  mayıs  ayında  Humus’un    Kusayr  ilçesinden  Suriye’ye   girerek  esed  deccalinin  saflarında  savaşması. İran’a  biraz  değinirsek  geçmişten  beri  Siyonist  İsrail’i  yok  edeceğini  ve  onlarla   mücadele  edeceğini   söyleyen  İran  Suriye  konusunda   İsrail’le   aynı  cephede  yer  aldı. Haberlerde  görürsünüz    İsrail  Suriye’yi  bombaladı  diye,  halbuki  İsrail  Esed’i  değil  muhalifleri  bombalıyor. İsrail  Beşar  Esed  ve  babası   Hafız  Esed’den   son  derece  memnun. İsrail  kendi  güvenliği  için   Esed’in  gitmesini  istemiyor. Bu  dediğim  Hizbuldeccal   için  de   geçerli. Uzun  lafın  kısası  İsrail  ve  İran   kardeş  oldular. Yada  geçmişten  beri  kardeşlerde  biz  mi  göremedik?   Konumuza  dönersek   Rusya  teknoloji  ve   kendi  silahlı  adamlarıyla  destek  veriyor  deccale.

Çin  teknoloji  yönünden  destek  veriyor. İran,      Devrim   Muhafızlarıyla    destek  veriyor.  Hasan  Nasrallah’ın  Hizbuldeccali   militanlarıyla  destek  veriyor. Esed’in  dışardan  getirdiği   her  tür  ırktan  olan  lejyonerleri. Durum  böyle  olunca   Esed  düşmedi   ve  halen  iktidarını  koruyor. Son   olarak  muhalifler   tekrar  hızla  ilerleyerek  İdlib’i  tamamen  ele  geçirdi. Lazkiye,  Şam,  Halep’te  önemli  ilerlemeler  sağladı. Ne  olursa   olsun  o  esed   deccali  def  olup  gidecektir;  Zafer  hakiki  Müslümanların   olacaktır. Özgür  Suriye   davasından  vazgeçmeyeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT