1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Bir festivalin yükselebilmesinin en önemli şartı halkın sahiplenmesidir"
"Bir festivalin yükselebilmesinin en önemli şartı halkın sahiplenmesidir"

"Bir festivalin yükselebilmesinin en önemli şartı halkın sahiplenmesidir"

"Sanat ve Kültür Yoluyla Bağlantılar Kurmak" konferansı kapsamında "Şehir Festivalleri" başlıklı panel gerçekleştirildi- Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer:- "Bir şehirde bir festivalin yaşayabilmesinin, yükselebilmesinin en önemli ş

A+A-

İSTANBUL (AA) - Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer, festival düzenlenmesinin amaçlarından birinin de o şehrin kültürel dokusuna, mümkünse ekonomisine, yurt içi ve dışı tanıtımına katkıda bulunmak olduğunu belirterek, "Halkın o festivali sahiplenmesi çok önemli. Bir şehirde bir festivalin yaşayabilmesinin, yükselebilmesinin en önemli şartı, halkın o festivali sahiplenmesi ve özümsemesidir. Çünkü siz her türlü şeyi o halkla ve seyirciyle yapmak zorundasınız." dedi.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği ve Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğinde düzenlenen "Sanat ve Kültür Yoluyla Bağlantılar Kurmak" konferansı kapsamında "Şehir Festivalleri" oturumu gerçekleştirildi.

Feriye'de bugün ve yarın devam edecek program kapsamında Mersin, Malatya ve Rize örnekleri üzerinden festivallerin şehir üzerindeki etkileri konuşuldu.

Moderatörlüğünü sanat eleştirmeni ve araştırmacı Rumeysa Kiger'in üstlendiği panelde, yorumlayıcı olarak Boulevard Tiyatro Festivali İş Geliştirme ve Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Job Rietvelt yer aldı.

Panele konuşmacı olarak katılan Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer, festivallerin şehirle ve halkla olan ilişkisine dikkati çekerek, "Festivallerin düzenlendikleri kentlerde nasıl hareket ettiklerini, neler gözettiklerini, halkla nasıl bir ilişki içerisinde olduklarını hep mesele edindim ve bununla ilgili çalışmalar yaptım." dedi.


- "Halk festivali sahiplenmeli"

Yaptığı çalışmalarda ciddi bir iletişim kopukluğu olduğunu fark ettiğini belirten Köçer, "Bunu gidermek adına festivalle ilgili sorumluluğu aldıktan sonra yaptığım ilk iş mümkün mertebe halkın festivalle ilgili düşüncelerini, duygularını ve beklentilerini almaktı." diye konuştu.

Halkın en büyük beklentisini, festivallere dahil olmak şeklinde aktaran Köçer, insanların festivali özümsemek ve festivale daha etkin bir şekilde katılmak istediğini söyledi.

Köçer, festivallerin düzenlenme amaçlarına ilişkin, şunları kaydetti:

"Festivaller neden düzenleniyor diye düşündüğünüzde, -film festivalleri için söylüyorum bunu- en önemli sebebi herhangi bir nedenle vizyona girmemiş filmlerle seyirciyi buluşturmak. Bununla beraber filmin yapım ve üretim alanındaki aktörleri seyirciyle, bu aktörleri birbiriyle buluşturmak gibi birtakım etkenler var. Önemli meselelerden birisi de o şehrin kültürel dokusuna, mümkünse ekonomisine, yurt içi ve dışı tanıtımına katkıda bulunmak. Bu anlamda da halkın o festivali sahiplenmesi çok önemli. Bir şehirde bir festivalin yaşayabilmesinin, yükselebilmesinin en önemli şartı, halkın o festivali sahiplenmesi ve özümsemesidir. Çünkü siz her türlü şeyi o halkla ve seyirciyle yapmak zorundasınız."

Festivaller başta olmak üzere sanatsal bütün aktivitelerde o işin entelektüel ve sanatsal niteliği kadar yapılan işi insanlara aktarmak, ulaştırmak ve sevdirmek konusunda da bir çaba içerisine girilmesi gerektiğini vurgulayan Köçer, böylece çok güzel dönüşler alınabileceği değerlendirmesinde bulundu.


- "Festivalde şehirlere dair şeyler vardır"

Job Rietvelt de panel boyunca festivallerde halkı dinlemek ve onlardan bir şeyler öğrenmek üzerine önemli noktalara değinildiğine dikkati çekerek, "Festivalde şehirlere dair bir şeyler kullanırsınız. Bir misafir olarak gidersiniz festivallere. Çünkü gittiğiniz yerde sizi sürekli temsil eden bir binanız falan yoktur. Eğer oranın sahibi gibi davranırsanız kabul göremezsiniz, şehrin sakinlerinin sahiplenmesi gerekir." ifadelerini kullandı.

Festivallerin geçici olduğunu aktaran Rietvelt, "Yine de festivalin sonunda insanların çevrelerine ve kendilerine dair daha farklı bir bakış açısına sahip olmalarını istersiniz." şeklinde konuştu.

Rietvelt, toplumların birbirlerini pek dinlemediğini, festivallerde halkı dinlemenin ve onlardan öğrenmenin önemli olduğunu, böylece şehirlerde de neler olup bittiğine dair fikir sahibi olunacağını belirtti.

Mersin Uluslararası Müzik Festivali Sanat Direktörü Erdoğan Şanal ile GOLA Kültür, Sanat ve Ekoloji Derneği Başkanı Refika Kadıoğlu'nun da konuşmacı olarak yer aldığı panelin sonunda katılımcılar izleyicilerin sorularını cevapladı.

Türkiye'nin dört bir yanından ve Hollanda'dan kültür kurumları ile yerel yönetim temsilcilerinden oluşan 40 katılımcının bir araya geldiği etkinlik, yarın sona erecek.

HABERE YORUM KAT