1. YAZARLAR

  2. Muhammed Şirazi Şan

  3. Bir millet yeniden doğuyor
Muhammed Şirazi Şan

Muhammed Şirazi Şan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir millet yeniden doğuyor

A+A-

Hasta adam…Rus Çarı’nın yıkılmak üzere olan Osmanlı’ya salyalarını akıtarak yakıştırdığı sıfat.Hasta adam hemen ölmemeliydi.Tüm tedbirler alınmalı,teyakkuz halinde bulunmalı ve her ne olursa olsun can vermemeliydi.Sık sık narkoz etkisiyle uyutulmalı,tüm can yoldaşları ile ilişki kurması imkansız hale getirilmeliydi.

Başardılar…Hasta adam ölmedi ancak hasta adamın ruhu ne zaman gün yüzüne çıkacak olsa birkaç hamleyle saf dışı bıraktılar.

Ne zaman kendi kökünü hatırladı,yol arkadaşları olan Cezayir’i Fas’ı Irak’ı Türkistan’ı ve diğerlerini düşündü aynı anda yeniden uykuya yatırıldı.Adeta Batı’nın kollarında oyuncak olmuştu.

Abdülhamid,Menderes,Özal,Erbakan…

Hasta adamı yeniden iyileştirmek,uyutulan devi uyandırmak için çabalayan ve bu yolda ölümü dahi göze alan yiğit insanlar.

Yalnızdılar yürüdükleri yolda.Kimsesiz ve çaresiz.Tam ayağa kalktık dedikleri anda dahi kafalarında dış mihrakların iç maşalarının tokmaklarını hissettiler.Belki hasta adamı uyandıramadılar lakin uyuyan adamın gönlüne Osman Gazi’nin rüyasında gördüğü koca çınarın tohumunu ektiler yeniden.

Yıllar hızla geçiyor,hasta adam düşünmeye sevk olunuyordu.Kimdi,nereden gelmişti,gayesi neydi,kimlere esir olmuştu?

Her şey tamamlanıyordu.Batı kollarındaki hasta adamı kaçırmamak için adeta savaş veriyordu.Ancak nafileydi.Sevk-i İlahi bunu gerektiriyordu.Vaadi vardı bir olanın.

Fakat hasta adamın hücreleri,organları birbirine muhalifti.Sanki Batı bu adamın bir gün uyanacağını biliyordu.Korkusundan tüm organizmasını tahrip etmiş,vücudunun muhtelif yerlerine birer kanser hücresi gibi çoğalabilen parazitler yerleştirmişti.

Uyanmaya artık ramak kalmıştı.Son adım olarak bu hain hücreler,parazitler birer iltihap olan virüsler vücuttan sürgün edilmeliydi.

Ve o an gelmişti.

15.07.2016…Bir milletin yeniden doğuşuna şahitlik ediyordu tarih.Destanların mimarı olan bu millet tarihe bir destan daha armağan ediyordu.

Hasta adamın birbirine muhalif azaları birleşmiş,Batı’nın prangalarını kırıp geçiyordu.Artık hasta adam uyanmıştı.Batı ise korkudan kendi içlerinde zıt düşmüştü.

Yüzyıllardır adalete hasret dünya,mahzun gönüller,yaşlı gözler neşe buluyordu.Hasta adamın can yoldaşları da sahip çıkıyordu halifesine.

Abdülhamid,Menderes,Özal,Erbakan…Bu yiğitler ordusuna Recep Tayyip Erdoğan da ismini yazdırıyordu.

O yalnız değildi.Arkasında değil yanında milyonlarla beraberdi.Filistin’le,Somali’yle,Suriye’yle ve diğerleriyle de beraberdi.

Hani diyordu ya şair

“Delikanlım!İşaret aldığın gün atandan,

Yürüyeceksin!Millet yürüyecek arkandan.”

İşte o delikanlı buradaydı ve arkasında yürüyecek koskoca bir millet.

Allah bu aziz milleti küffar eliyle birleştiriyordu.Ve bir millet yeniden doğuyordu.Liderinin tek bir emri ile ölüme koşan koskoca bir millet…

Reis’in okuduğu bir şiirden sonra yaptığı konuşma tam da yerini buluyor ve gediğine oturuyordu adeta.

“Rabbime hamd ediyorum.Rabbime bize bugünleri yaşattığı için,işte bu heyecanı,bu coşkuyu yaşattığı için hamd ediyorum.Bize sabrın,direnmenin,bize sebatın değerini öğrettiği için Rabbime hamd ediyorum.Hepsinden öte,bize böyle bir muhabbet bahşettiği için bize böyle yol arkadaşları nasip ettiği için,kardeşlerimle yol yürümeyi mukadder kıldığı için Rabbime sonsuz hamd ediyorum.”

Hasta adam uyandı hem de tüm hücreleriyle,tüm kardeşleriyle.

Asıl şimdi:

İlk günkü aşkla Haydi Bismillah…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT