1. YAZARLAR

  2. Ahmet Atıf Doğan

  3. Bırakın Suçlular Cezasını Çeksin
Ahmet Atıf Doğan

Ahmet Atıf Doğan

Analist
Yazarın Tüm Yazıları >

Bırakın Suçlular Cezasını Çeksin

A+A-

Türkiye bir değil birkaç farklı cendere ile boğulmak isteniyor. Bu konularda elbette topluma bir baskı yapıyor, insanlar haberleri, tartışma programlarını izledikçe nerede ise çıldırıyorlar.

Buna bir de sosyal medya ekleniyor, adeta yanlışa, yanlışlığa toplum kamçılanıyor ve toplumun cinnet geçirmesi isteniyor.

Kime dokunsanız adeta patlayacak, mesela bir dolmuşta, bir belediye otobüsünde ya da bir tramvayda birisine “lütfen, biraz şöyle ilerleyebilir misiniz?” Demekten korkar olduk. Acaba dönüp kavga etmeye mi başlar? Daha da kötüsü yanında bir bıçak olabilir, ya da (bunu da çokça görüyoruz) silah olabilir.

Ve işin en dramatik tarafı, hakikaten hiçbir acıma hissi yaşamadan, size o adam saldırabilir ve hatta öldürebilir bile…

Bu bir gerçekliktir, bu gerçekliği ifade etmezsek çözüm de bulumayız.

Tabi bu tartışma, kavga ülkemizde en üst noktada kendini hissettiriyor. Mesela, AK Partinin meclise getirdiği basit bir önerge bile büyük tartışmalara, büyük kavgalara neden oluyor, adeta milletvekilleri, siyasiler, parti başkanları çıldırmış gibi açıklamalar yapabiliyor.

CHP’lileri zaten dinlemekten korkar olduk. Keşke Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim yandaş falan olmadığımızı, basit vatandaşlar olduğumuzu ve kaygımızın da siyasi saiklerle yapılmadığını anlasa…

Evet, biz Kılıçdaroğlu’nun biraz sakin olmasını istiyoruz.

Kılıçdaroğlu’nun yalan söylememesini istiyoruz.

Basit hesaplarla çılgınlaşmış bir görüntü vermemesini istiyoruz.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumartesi günü açıklama yapıyor,  "Sizde vicdan, ahlâk yok mu?" diye başladığı cümlelerinde hızını alamıyor ve "Tecavüzcüsü ile evlenirse af getiriyorlar. 5 kişi tecavüz etse, bir kişi 'ben evleniyorum' derse herkes beraat edecek. Ahlâka bakın." Şeklinde tasarı ile hiç alakalı olmayacak şekilde ifadeler kullanıyor.

Bunu niye yapıyor?

İnanın bilmiyorum.

Oy için mi?

Bilmiyorum.

Kılıçdaroğlu gerçekte bir projemi, bu ülkeyi karıştırmak gibi bir görevi mi var?

İnanın bilmiyorum.

Bildiğim çok rahat olayları çarpıtıyor, çok rahat yalan söyleyebiliyor.

Oysaki getirilen tasarı, bu toplumun büyük bir bölümünün içine sinmedi ki. Konuyu biraz daha sakin konuşabilse, hepimiz, “evet Sayın Kılıçdaroğlu haklı bu tasarı, yanlış” diyeceğiz.

Fakat Kılıçdaroğlu ve ekibi öyle bir perdeden kavgaya giriyorlar ki, biz bu tasarıya karşı olan AK Partililer bile nerede ise bu tasarıyı savunur hale geliyoruz.

Mesela Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi tacizciye, tecavüzcüye af gelmediğini biliyoruz.

Bütün CHP’li eski yeni milletvekilleri, cumhuriyet kazanımı CHP’li aydınlanmacılar hepsi de aynen Kılıçdaroğlu gibi tornadan çıkmış ifadelerle AK Partiye saldırıyorlar.

Yani ortamı geriyorlar, bu milletin kendilerinden nefret etmesine vesile oluyorlar.

Ama bilmiyorlar, bizler de bu tasarıya karşıyız.

Evet, tacizciye, tecavüzcüye af getirmiyor bu tasarı, bu tasarının amacı erken yaşta evliliklerden doğmuş sıkıntıları ortadan kaldırmak.

Anlıyorum ama karşıyım.

Önce Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ, şu soruya yanıt vermelidir. 17 yaşından küçük bir kız ya da erkek çocuğunun evlenmesi ya da evlendirilmesi, gönül rızası olsa bile, suç mudur? Değil midir?

Bu tasarı, suça iştirak etmiş bir kesimin suçunu çekmesini önlüyor.

Ya yasalarınızda evlilik yaşını aşağı çekin. Ama bu toplumun buna evet siyeceğini sanmam. Ya da yasa mevcut haliyle kalacaksa, bu hali doğruysa bırakın yasalarımıza göre reşit olmamış bir kız çocuğu ile evlenen cezasını çeksin.

Toplumun bu konularda yaşadığı, şahit olduğu çok fazla sıkıntı, travma var. Toplumu anlamak zorundasınız.

O evlenen erkek ve bayan bu eylemlerinin suç olduğunu bilmiyor muydu?

Toplumun bir bölümünden baskı var, diye toplum tarafından da yanlış algılanabilecek ifadelerle suç işlemiş bir kesimin suçunun hafifletilmesi, bir defaya mahsus affedelim, denmesi doğru değildir.

Sonra bu ülkede Ensar gibi bir facia yaşanmış, Hüseyin Üzmez gibi skandallar yaşanmış, her gün nerede ise taciz ile ilgili ağır suç teşkil eden olaylar duyuyoruz.

Zaten kız çocuğu, hatta erkek çocuğu olan herkes adeta diken üstünde. Böyle bir zamanda siz kalkıp böyle bir tasarıyı, ne saikle olursa olsun, getirirseniz, işte bu gerginliğe, bu kargaşaya, bu kavgaya neden olursunuz?

AK Partinin şimdi işi gücü bu mu?

Öyle ise bir defalık trafik cezalarını da affedin. Öyle ise bir defalık, vergi borçlarından doğan cezaları da affedin, bir defalık adam öldürenleri de affediverin, bir sürü mağdur vardır onlarla da konuşsan.

Bu tasarı yanlıştır ve çekilmedir. Devlet ceza vermişse o cezadan dönüş olmaz. Toplumun her ferdi kanunları, kuralları bilmekle yükümlüdür ve bu kurallara uymak mecburiyetindedir. Uymazsa ceza alacağını da bilmelidir.

Bakın dolar, 3.40 seviyesine gelmiş, bir sürü yasal düzenleme yapılması gereken konular var, işsizlik yüzde 11 seviyelerinden aşağı çekilemiyor, gerçek işsizliğin ise yüzde yirmilerde olduğunu herkes biliyor.

Eğitim sistemimiz hala arzu edilen noktada değil, medya, sinema, dizi, spor gibi birçok alanda Türkiye’de tehlike çanları çalıyor. Siz bunların hepsini bir tarafa bırakacaksınız, gideceksiniz, suç işlemiş bir topluluğu affetmek için ülkemizi gereceksiniz.

O insanları affederseniz, bundan sonra aynı cürmü yapacakları, nasıl olsa af gelir, diye cesaretlendirmiş olmaz mısınız?

Yapmayın kardeşim, AK Partiden bizim beklentimiz, yeni Anavatan Partisi ya da Doğru Yol Partisi olması değil. Suç suçtur, suçu işleyen cezasını çeker.

AK Parti bu ülkeyi dünyanın medeniyet merkezi yapacak bir idealin adı değil mi?

Biz mi yanlış biliyoruz?

Bu gidiş nereye…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum