1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. BÜYÜK FOTOĞRAFA BAKALIM (1)
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

BÜYÜK FOTOĞRAFA BAKALIM (1)

A+A-

Türkiye ve İslam Aleminin son haline bakarsak, Emperyalist güçler ve Neoconların Türkiye ve İslam Alemine  yaptığı operasyonların,  Türkiye ve İslam Alemi arasındaki olayların, birbirlerinden bağımsız olduğu düşünülemez. Bu olayların birbirinden bağımsız olmamasının sebebi İslam Aleminin tek umudunun Türkiye olmasıdır. İşte Emperyalist güçlerin yaptığı operasyonların sebebi  Türkiye’yi kendi içinde boğup dışarıya açılmasını engellemektir. Bunun için Osmanlı devletini yıkan bu güçler, Türkiye’nin  dirilmemesi adına maddi ve manevi manipülasyonlar, kapitülasyonlar  uygulamıştır. Bunu kendisine bağlı uşaklarla gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin dirilmemesi  adına  cumhuriyet devrinde   maneviyatı bitirecek girişimlerde bulunulmuştur. İngiliz’de, Fransız’da, Alman’da ve tüm batıl güçler biliyordu ki eğer Türkiye manevi olarak dirilirse önü kesilmeyecek bir süper gücün tekrar doğacağını çok iyi biliyorlardı. İşte Türkiye tarihinde bu baskılar her ne kadar insanları asimile etse de o köklü duruş hiçbir zaman yok edilemedi. Son döneme gelirsek, AK parti ve Erdoğan’ın iç ve dışta sergilediği politikalar yavaş yavaş  Türkiye’nin uyanışını gösteriyordu. Erdoğan liderliğindeki AK parti ne yaptı?

 

Askeri vesayeti bitirerek ülkenin meşru yöneticilerine karşı demokles kılıcı gibi duran darbeci, Emperyalist ve Neoconlara bağlı, kendi aslını kaybetmiş generalleri tamamen tasfiye etmiş oldu. 27 Mayıs darbesini yapan,  12 Mart muhtırasını veren, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren, 28 Şubat darbesini hayata geçiren, 27 Nisan @ muhtırasını yayınlayan o TSK’lerinde kökleşmiş olan bir uru alıp atmıştır. Bunun sayesinde Türkiye’de darbelerin devri kapanmıştır. Bunun sayesinde milli irade tarafından seçilen siyasetçiler özgür ve rahat bir ortamda mücadelesini vermektedir. Dış güçlere karşı bağımlılığımız bitmiştir. Bu rahatlamadan dolayı Yerli askeri sanayisini yapmıştır.

 

Yargı vesayetine karşı olağanüstü bir mücadele veren hükümet bunun adına bazı adımlar atmıştır. Bir dönem Erbakan hoca ve Erdoğan’ın siyasi yasaklı olmasına sebep olan, her tarafa çekilip yorumlanabilecek bir yasa olan DGM 312. madde kaldırılmıştır. Erbakan hocanın mücadelesinin önüne çok büyük engel olan parti kapatmaları yasası değiştirilerek partilerin kapatılması zorlaşmıştır. Erbakan hocanın tam dört partisi kapatıldı. 2008 yılında AK partide kıl payı kapatılmaktan kurtuldu. Bunun haricinde yargıda oluşan mafya vari vesayetlere operasyonlar düzenlenerek zayıflatıldı. HSYK’da  düzenlemeler yapıldı.  Ve Türkiye’nin son vesayeti olan Paralel Yapıda 7 Şubat MİT krizi, 17 Aralık ve 25 Aralık darbe girişimlerinden sonra emniyet ve yargıda oluşturdukları yapılanmanın üzerine çok sert gidilmeye başlandı. Yargıda ve emniyette Paralel Yapılanma zayıfladı.

 

Türkiye dış politikada tamamen gönül coğrafyasına yönelerek, halklar adına bir dış politika izlemeye başladı. Bunun adına Filistin, Suriye, Mısır ve tüm mazlum halkların yanında oldu. Arap Baharı başladığında diktatör, zalim, tiran ve despotik liderlere karşı halkların yanında bir tavır sergiledi. Tunus, Libya, Mısır, Yemen ve Suriye’deki yönetimlerin değişmesi adına diplomasi ve siyasi olarak elinden geleni yaptı. Türkiye’nin Filistin adına sergilediği politika çok önemlidir. Van minite olayı, Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıdan sonra gösterilen sert tavırlar, Filistin halkına yönelik yapılan sistematik soykırımlara karşı gösterdiği sert tepkiler ve Siyonist İsrail’in Mescidi Aksaya karşı işgal ve yıkma projesine karşı her Müslüman gibi Mescidi Aksanın yanında yer aldı. En önemlisi 5 yıldır Türkiye ve İsrail’in ilişkilerin tamamen bitmiş olmasıdır. Türkiye mazlum halkların ve Ümmetin yanında bir tavır sergiliyor.

(DEVAM EDECEK) 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT