1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. BÜYÜK FOTOĞRAFA BAKALIM (2)
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

BÜYÜK FOTOĞRAFA BAKALIM (2)

A+A-

Eski Türkiye’de yasaklar vardı. Kürtlere karşı uygulanan yasaklar son derece faşistçeydi. Cumhuriyet devrinin ilk döneminde dine karşı baskılar uygulanıyordu. Kürtlerde dindar bir toplum olduğu için bu baskılardan çok feci bir şekilde etkilenmiştir. JİTEM’in  90’larda Kürtlere karşı uyguladığı zalim ve diktatörce uyguladığı sistematik işkenceler. Faili meçhuller ve asit kuyuları.   İşte  Kürt demenin yasak olduğu, Kürtçenin konuşulmasının yasak olduğu, Kürtçe şarkı söylemenin yasak olduğu dönemden AK partinin gerçekleştirdiği reformlarla  Kürtlerin en doğal hakları verildi.Artık devlet kendisi   Kürtçe kanal açıyordu. Artık Kürtçe şarkılar söylemek serbestti.Devlet  Kürtlere karşı  kardeş hassasiyetiyle yaklaşmaya başladı. Cumhuriyet devrinin ilk zamanlarından beri  Müslüman’lara karşı uygulanan yasaklar, zulümler ve despotik politikalar  bulunmaktaydı. Baş örtüsü yasağı, İmam Hatiplerin kapatılması, 28 Şubat Darbesinden dolayı Müslümanların devlet kurumlarından atılması ve nice zulüm örnekleri. AK parti bu despotik uygulamaların hepsine son verdi. Düşünce özgürlüğü yoktu Türkiye’de. Hem sol cenah için olsun, hem sağ ve İslami cenah için olsun. AK parti iktidarı sayesinde bu tüm düşünce yasakları ortadan kalktı. Tüm azınlıklara karşı insani bir politika uygulanmaya başlandı.

     

 

AK Parti  Ekonomi, sanayi, ulaşım, eğitim, bilim, sanat ve sağlık alanında devrimler gerçekleştirdi.

 

Tüm bu reform ve politikalardan dolayı  Emperyalist ve Siyonist güçler rahatsız oldu. Bundan dolayı Türkiye’nin üzerine geliyorlar. İçeride kardeşlik buluşmasını gerçekleştiren bir Türkiye’nin artık Sykes Pıcot antlaşmalarını yırtıp, tüm kardeşleriyle buluşma hazırlığı yaptığını gördüler. Bunun adına saldırıyorlar, terör operasyonları yapıyorlar, İsrail uşaklarını Milli İradeye karşı salıyorlar. Tam burada 7 Haziran seçimleri ve 1 Kasım seçimlerinden sonra olan olaylara bir göz atalım.

 

7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’de yine bir koalisyon sonucu ortaya çıktı. Koalisyon demek belirsizlik demek  olduğu için Neoconların  etkisiyle  uşak, deccal, zalim terör örgütü PKK Türkiye’ye karşı saldırıya geçti. Çözüm Sürecini alıp bitiren HDPPKK, Türkiye’ye karşı çok büyük bir düşmanlıkla hareket ederek toplumu provoke etmeye çalıştı. Bunun adına türlü türlü yalanlar, iftiralar, hakaretler eden Selo ve ekibinin hiçbir zaman Türkiye partisi olamayacağını gördük. Deccal örgüt PKK’nın saldırılarından dolayı askerlerimiz şehit oluyor. Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti ne bir kabile devleti olduğu için nede bir muz cumhuriyeti olduğu için bu olanlara seyirci kalmadı. Büyük bir askeri mücadele vererek PKK tarihinin en büyük  darbesini yemiştir.  Emperyalistlerin  Türkiye’yi içine hapsetmek, iç savaş çıkarmak adına PKK gibi bir kukla terör örgütü olan DEAŞ’ı kullanarak Şanlıurfa Suruç’ta bir bombalı saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırı Türkiye’ye karşı yapılmış bir saldırıdır. İşte bu kaos ve terör ortamı, muhalefetin kaprisleri yüzünden hükümet  erken seçime gitme kararı aldı. Bu seçimi manipüle etmek adına, Türkiye’yi kaos sarmalına çekmek adına, HDPPKK’nın yaptıklarının unutulması adına Ankara Gar’da bombalı saldırı gerçekleşti. Emniyet ve MİT’in çalışmaları sonucunda bu bombalı saldırıyı yapanın  PKK terör örgütü olduğu ortaya çıktı. Gerekirse devrim yolunda yoldaşlarımızda feda olur diyorlardı bu sapık anlayışındaki caniler. Devrim kendi çocuklarını yer anlayışındaki zalimler bu saldırıyı gerçekleştirdi. İşte bu kaos, şiddet, terör ve istikrarsızlık ortamında Türkiye seçime gitti. Halk haklı olarak muhalefete ve özellikle HDP’ye tokat atarak % 49,5 ile AK partiyi yine tek başına iktidara getirdi. 1 Kasım seçimleri muhalefetin 5 ayda takındığı tavırların bir sonucu oldu. Hükümetinde bu süreçte sağduyulu davranmasının bir sonucuydu bu seçim. (DEVAM EDECEK)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT