"Çanakkale'de başkomutan Enver Paşa'ydı"

Osman Mayatepek, dedesi Enver Paşa’yla ilgili kamuoyunda uydurulan çoğu şeyin yalan olduğunu söyledi.
"Çanakkale'de başkomutan Enver Paşa'ydı"

Osman Mayatepek, dedesi Enver Paşa’yla ilgili iddiaları yalanladı. Mayatepek, “Kurtuluş Savaşı sırasında yurda dönmesin diye karalama kampanyası başlatıldı.Sarıkamış’tan sorumlu tutulurken, yine harbiye nazırı ve başkomutan vekili olduğu Çanakkale Zaferi’nde neden adı hiç geçmiyor” dedi.

"DEDEM ENVER PAŞA İSİMLİ BİR KİTAP YAZIYORUM"

Enver Paşa’nın torunu Osman Mayatepek, Gediz Üniversitesi’ne konuk oldu. Üniversiteli gençlerin davetlisi olarak gelen Mayatepek, “100’üncü yılında Birinci Dünya Savaşı” konusu üzerine konuştu. Mayatepek, dedesinin bilinçli olarak yanlış tanıtıldığını, Birinci Dünya Savaşı ve Sarıkamış üzerinden karalandığını belirtti. Çanakkale Savaşı’nda dedesinin harbiye nazırı ve başkomutan vekili olmasına rağmen adının hiç geçmemesinin nedenini soran Mayatepek, tarihi gerçeklerin doğru bilinmesi amacıyla “Dedem Enver Paşa” adlı kitap yazdığını, 2015’te yayımlanacağını ifade etti.

"KURTULUŞ SAVAŞI'NIN İLK TEÇHİZATLARINI ENVER PAŞA VERDİ"

Osman Mayatepek, “Dedemin Almanya hayranlığı yüzünden Birinci Dünya Savaşı’na girildiği öne sürülüyor. Savaşa girmekten başka seçenek yoktu. Ölmek üzere olan Osmanlı’yı tamamen öldürüp topraklarımızı elimizden almak amaçlanıyordu. Bizzat Atatürk de, ‘Savaşmaya mecburduk, yoksa bizi paramparça edeceklerdi, aslanlar gibi savaşıp kendimizi gösterdik’ demişti. Enver Paşa, savaşın kaybedileceği anlaşılınca Anadolu’nun muhtelif yerlerine 800 bin kadar tüfek, 4 bin makinalı, birkaç bin de top gömdürdü. Daha sonra yerlerini Mustafa Kemal’e bildirdi ve Kurtuluş Savaşı’ndaki ilk teçhizat bunlar oldu” dedi.

"KOMUTANLAR ONU DİNLEMEDİ"

Mayatepek, kendisini asıl Sarıkamış’ta 90 bin askerin Enver Paşa yüzünden donarak öldüğü iddialarının üzdüğünü, Ocak 1915’te yaşananların aslının bilinmesini istediğini dile getirerek, şunları söyledi: “Rus ordusu Erzurum önlerinde bin 500-2 bin askerden ibaretti. Bizim ise 30 bin askerlik 2 tümenimiz vardı. Sayısal üstünlüğe sahiptik. Enver Paşa, 24, 25 Aralık’ta, Ruslar Noel’i kutlarken ani ve baskın taarruzla saldırmayı planladı. Ancak 19 Aralık’ta 3’üncü Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa istifa etti. Diğer komutanlar da onun komutalarını yerine getirmedi, 10’uncu Kolordu Komutanı Hafız Hakkı gideceği istikamet yerine askerleri Allahuekber Dağları’na tırmandırdı. Bu arada zaman kazanıp takviye kuvvet alan Ruslar karşı taarruza geçti. Enver Paşa’nın çevirme planı uygulansa ve komutaları dinlenseydi Sarıkamış’ın geri alınacağını bizzat dönemin Rus generalleri ifade ediyor.”

Osman Mayatepek, Enver Paşa’nın yanlış tanıtılmasının arkasında Kazım Karabekir ile Sarıkamış’ın kitabını yazan 9’uncu Kolordu Kurmay Başkanı Şerif İlden’in yer aldığını ileri sürdü. Mayatepek, sözlerini şöyle tamamladı:

ÇANAKKALE'DE NEDEN YOK SAYILIYOR?

“1920’li yıllarda Kurtuluş Savaşı döneminde Kazım Karabekir’in, ‘Enver Paşa yurda dönerse savaş akamete uğrar mı’ çekincesi yüzünden karalama kampanyası başlatılıyor. Baş mimarı da Şerif İlden oluyor, kitabıyla Sarıkamış’ı hezimet olarak gösteriyor. Kazım Karabekir daha sonra, ‘Bunları Enver Paşa’ya karşı olduğumuzdan yapmadık. Yurda dönseydi Enver Paşa ve Mustafa Kemal taraftarları şeklinde ikilik doğacaktı’ sözleriyle mertçe açıklıyor. Haklılık payı da var, çünkü Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmemize rağmen silahlı kuvvetlerin Enver Paşa’ya sevgisi ve saygısı devam ediyordu. Enver Paşa, Temmuz 1921’de Mustafa Kemal’e mektup yazıp, ‘Sakarya Muharebesi’nde başarılı olursan gelmeyeceğim, başarısız olursan memleketi kurtarmak için geleceğim’ demişti. Mustafa Kemal Paşa başarılı olunca da gelmekten vazgeçti, Türk-İslam alemini birleştirme mücadelesine devam ederken Tacikistan’da 41 yaşında şehit düştü. Mustafa Kemal, ölüm haberini alınca gözyaşı dökmüş ve ‘Yiğit adamdı, gerisini tarihe bırakalım’ demişti. Harbiye Nazırı olarak Sarıkamış’tan sorumlu tutulurken, Çanakkale’de neden ondan hiç bahsedilmiyor? Mehmetçiğin destan yazdığı Çanakkale Zaferi’nde de Harbiye Nazırı ve Başkomutan vekiliydi. Ordunun başında olmasına rağmen yok sayılıyor, adı hiçbir yerde geçmiyor.”