1. YAZARLAR

  2. Ahmet Atıf Doğan

  3. CHP’lilere Başkanlık Dersleri
Ahmet Atıf Doğan

Ahmet Atıf Doğan

Analist
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’lilere Başkanlık Dersleri

A+A-

Son günlerde CHP’lileri dinlerken CHP’lilerin mutlaka bir ‘Başkanlık Dersine’ ihtiyaç duyduklarına kanaat getiriyorum. Bu konuda ciddiyim, CHP’lilere yönelik televizyonlardan kitlesel Başkanlık Derslerine gerek olduğuna inanıyorum. Zira CHP’liler öyle bir başkanlıktan bahsediyor ki, şaşırıp kalıyorsunuz, bu kadar da olmaz, diyorsunuz.

Öncelikle şunu ifade edeyim, her CHP’li mutlaka, Amerikan yapımı “Akıl Yolu” isimli filmi izlemelidir.

Alex Keshishian'ın yönettiği filmde Brendan Fraser,  Patrick Dempsey,  Joe Pesci,  Moira Kelly,  Josh Hamilton gibi birbirinden değerli oyuncular rol alıyor.

Bu filmi izledikten sonra öncelikle inanıyorum ki, CHP’lilerde başkanlığın diktatörlük olmadığına dair bir kanaatleri oluşacak, ondan sonra da tabi devreye televizyonlarımızdaki dersler girmeli ve CHP’lilere şunlar anlatılmalıdır;

Bak CHP’li arkadaşım, başkanlık diktatörlük değildir ve CHP başkanlık sisteminde iktidara bugün olduğundan daha yakındır; mesela 7 Haziran 2015 seçimlerinde başkanlık sitemi olsaydı, TBMM şekillendikten sonra ikinci tura gidilecekti. AK Parti ile CHP seçime gidecekti, CHP de, MHP ve HDP’nin desteğini alarak AK Partinin aldığı yüzde 42 oydan daha yüksek bir oy alabilecek ve 1. Kılıçdaroğlu dönemi başlayıverecekti.

Bak CHP’li arkadaşım, başkanlık sisteminde parlamento yok edilmiyor, parlamento yine kalıyor ve kanun yapma, anayasa değiştirme yetkisini elinde bulunduruyor. Bu gün olduğu gibi sadece olağan üstü durumlarda başkana kararname hakkı tanınıyor, onun dışında kanun ve anayasa yapma yetkisi TBMM’de oluyor.

Bak CHP’li kardeşim parlamenter sistemi Atatürk getirmedi, Atatürk’ün getirdiği Cumhuriyettir, kaldırdığı ise babadan oğula padişahlığın geçtiği monarşidir.

Parlamenter sistem Osmanlı döneminde geldi (1. Meşrutiyet), bugünden farkı Cumhurbaşkanı yerine padişah olmasıydı ve padişahın bugünkü Cumhurbaşkanı kadar yetkisi yoktu.

İttihat ve Terakki bir parlamenter sistem partisidir ve Osmanlıyı yönetmiştir. Abdülhamit Han’dan sonra aslında padişahlık bitmiş, yerine parlamenter sistem gelmiştir. Bugünkü İngiltere’nin aynısıdır.

Onun için siz CHP’liler parlamenter sistemi boşuna savunuyorsunuz, çünkü parlamenter sistem demek Cumhuriyet demek değildir. Halkın kendi iradesi ile devleti yönetmesi anlamına gelen Cumhuriyet ise ayrı bir yapıdır ve Cumhuriyette başkanlık sistemi de çok rahat bir şekilde olabilir, bu demokratik usule aykırı değildir.

Bak CHP’li arkadaş, Atatürk’ün dışında bu ülkede hiç kimseyi tanımıyorsun ya, bu millete hakaret ediyorsun aslında. Evet, Atatürk büyük bir liderdir tamam ama bu millet içinden Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lider de çıkarabilmiştir ve daha nice liderler çıkaracak, dünyaya bu millet yeniden medeniyet sunacaktır.

Bak CHP’li arkadaşım başkanlık eyalet sistemi demek değildir, rejim değişikliği de değildir. Rejim Cumhuriyet, yani halkın seçimi ile devleti yönetecek hükümet belirlenecek, artı Türkiye’nin üniter yapısı bozulmayacak. Türkiye sadece iki başlılığı tek başlı yönetime dönüştürecek ve yönetime getirdiğine hesap da sorabilecek, bu anlaşılabilir bir şey değil mi?

Başkanlık sistemi ile Türkiye iki başlı yönetimden kurtulacak, başkan hesap verebilir olacak, Türkiye daha güçlü hale gelecek.

Şu anda zaten Cumhurbaşkanı yargı mensuplarını, rektörleri atamıyor mu? Bakanı azletme yetkisine sahip değil mi? Meclisi feshetme yetkisine sahip değil mi? Kanunu onaylamama yetkisine sahip değil mi? Cumhurbaşkanının kabul etmediği birisini başbakan bakan olarak atayabilir mi? Üçlü kararname nedir CHP’li arkadaşım? Ve Cumhurbaşkanına hesap soramazsın. Bunu niye anlamıyorsun?

Bak CHP’li arkadaşım, Bülent Ecevit ile senin çok sevdiğin Ahmet Necdet Sezer bile kavga etmediler mi? Bu iki başlı yapı Türkiye’nin gelişmesinin önüne engeldir.

Ayrıca CHP’li arkadaşım başkan Atatürk gibi ölünceye kadar bile iktidarda kalamıyor, 2 dönem, o da seçilirse ve bu da 10 yıla tekabül ediyor, yani ömür boyu değil.

CHP’li arkadaşım sen biraz ideolojik olarak düşünmeyi bırakmaya çalış bu arada, biz dersimize devam edeceğiz, rahat ol, bu başkanlığı sana anlatacağız…

 

Gültan Kışanak’ın Tutuklanması ve Cumhuriyet Gazetesine Baskın

Gültan Kışanak’un tutuklanması çok olumlu bir gelişmedir. Biran önce Diyarbakır Belediyesine de kayyum atanmalıdır. Devletimizde teröristlerin etkin olmalarına göz yummak her şeyi bir tarafa bırakın, ahmaklıktır.

Bunlar yapılırken Kürt kardeşlerimiz incitilmemeli, Türkiye’nin her vatandaşını kucakladığı gösterilmelidir.

Ayrıca Cumhuriyet Gazetesine yapılan baskın da geç kalmış bir baskındır. Vatan haini yurt dışna kaçmadan bu baskın yapılmalıydı. Türkiye AB’den gelen ihanet savunuculuğuna, ABD’den gelen terörist koruyuculuğu açıklamalarına kulağını tıkamalı terör destekçilerine ve hainlere gerekeni yapmalıdır.

Ayrıca şu yurt dışındaki teröristlerin de elini kolunu sallayarak gezmelerinin önüne geçilmelidir.

Ve elbette Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’a artık sıra gelmelidir.

Terörle gerçek anlamda mücadele dönemi başladı diye umut ediyoruz, inşallah umudumuz kırılmaz Türkiye vatan hainlerine ihanetin hesabını sorar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum