1. YAZARLAR

  2. Muhammed Şirazi Şan

  3. Çıksak mı yine sefere
Muhammed Şirazi Şan

Muhammed Şirazi Şan

Yazarın Tüm Yazıları >

Çıksak mı yine sefere

A+A-

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından muhteşem bir atmosfer var güzel Türkiye’mizin üzerinde.Kadın erkek,genç ihtiyar,açık kapalı,sağcı solcu hep birlikte.Tek bir gayemiz var dış güçlerin daha doğrusu “üst akıl”ın tüm hile ve tuzaklarını bertaraf etmek.Yalnızca bu topraklar üzerinde yaşayan milletimiz değil dünyanın dört bir yanındaki dostlarımız da bizimle birlikte ayakta.Azerbaycan,Somali,Pakistan,Katar bu ülkelerden sadece birkaçı.

Son olarak yapılan birleştirici ve kucaklayıcı miting sonrası oluşan birliktelik dosta güven düşmana ise korku saldı.

Avrupa basını Yenikapı meydanını tıklım tıklım dolduran milyonları yüz binlerle ifade etmekle yetindi.Kimileri bu mitingi Erdoğan’ın gövde gösterisi olarak anlatırken kimileri ise muhalefeti sindirmek için yapıldığı garabetine düştü.

Darbe gecesi çıplak elleriyle tankı durduran,mermilerin karşısına şehadeti umarak geçen hatta hatta uçağın üzerine atlamayı dahi düşünen memleket sevdalısı olan bu milleti gören Batı ve onun kukla ülkeleri müthiş bir korkuyla ellerini ovuşturma aşamasından avuç yalama aşamasına geçmişti.

Tüm bunları gördükten sonra bir de o meydandaki birlikteliği görünce acaba yeniden mi Osmanlı diyerek kendi aralarında konuşmaya başladılar?

Aynı şekilde bundan birkaç ay önce Ayasofya’da Kur’an okunduğu vakit acaba yeniden mi cami yapılacak diye ürken Batı bu kez karşısında yek vücut halindeki halkı görünce,hasta adamın yeniden ayaklandığını görünce derin düşüncelere daldı.

Çünkü bu kez karşılarında yıllardır oynattıkları halk yoktu.

Bu kez karşılarında kumandanım düşman çok büyük bir kalabalıkla yaklaşıyor diyen askerine olsun biz de onlara yaklaşıyoruz diye son derece vakur bir duruşla cevap veren bir Alparslan ve Cuma vakti ak kefenlerini giymiş olan inanmış bir ordu vardı.

Bu kez karşılarında Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni diyerek kararlılığını,davasındaki sebatını haykıran bir Fatih ve yediği onca darbelere rağmen sancağı elinden düşürmeyen Ulubatlılar vardı.

Bu kez karşılarında canı pahasına mukaddes emanetleri hıfz eden Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa ve emrindeki iman etmiş cesur askerleri vardı.

Bu kez karşılarında bir gecede saçlarına kına yaktıran Hasanlar koskoca tankları elleriyle durduran Seyitler mermisi olmadığı için süngüsünü takıp taarruza kalkan yiğitler vardı.

Korkuyorlar.

Yaptıkları tüm alçaklıkların hesabını vermekten döktürdükleri gözyaşlarının boğulacakları derya olmasından döktükleri kanlar ile leşlerinin yıkanmasından o asil ve kadim medeniyetin adalet terazisinin hiç şaşmayacak olmasından korkuyorlar.

Korkun!Tek bir mermi dahi atmadan bir adım dahi sınır aşmadan böyle korkuyorsanız haydi sefere desek ne yaparsınız acep?

Ne yapsak bunca yiğit bunca vatan sevdalısı bir araya gelmişken yeniden mi dayansak Viyana sınırına?

Sefer bizim zafer Allah’ın deyip yürüsek mi sınır boylarına?

Ne dersiniz?  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT