1. YAZARLAR

  2. Ramazan Yaşar

  3. ÇÖZÜM SÜRECİ: NASIL BİR SON? – 4
Ramazan Yaşar

Ramazan Yaşar

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇÖZÜM SÜRECİ: NASIL BİR SON? – 4

A+A-

Öncelikle Kobani’ye yönelik İŞİD saldırısını bahane edip, sokakları savaş alanına çevirenleri, kendisi gibi düşünmediği ve yaşamadığı için sivil vatandaşlarımızı vahşice katleden canavarları, halkın güvenliğini sağlamak için gece gündüz çalışan emniyet mensuplarını şehit eden hainleri, Kobanili sivillere uzanan asker elini taşlayan milletvekillerini, Kobani’nin düşmemesi için kılını kıpırdatmayan KCK baronlarını, “Kobani düşerse, Ankara da düşer” tehdidini savuran akılsız Arap Pervin’i, “Kobani İŞİD’inse sokaklar bizimdir” diye halkı sokağa çağırıp onlarca vatandaşımızın öldürülmesine, işyerlerinin, okulların, bankaların, dini eğitim merkezlerinin yakılıp yıkılmasına sebep olan Zaza Selahattin’i, hükümete sınır dışına operasyon yapma yetkisi veren tezkereye “Hayır” oyu veren HDP ve CHP’yi; yaptığı aptalca ve salakça açıklamalarıyla sokak olaylarına benzin döken CHP Genel Müdürü Kılıçdaroğlu’nu, Türkiye’yi İŞİD’le ilintilendirme adına Peygamberimiz’in(SAV) adını ve Mührü Şerifi’ni kirli ve ucuz siyasi amaçlarına alet eden müftü bozuntusu CHP Milletvekilini, PKK’nın avukatlığı ve sözcülüğünden CHP Genel Müdür Yardımcılığına terfi edip son olaylarda attığı Twitterla bu yangına benim de katkım olsun diyen Allah’ın değil ama Tanrı’nın kulu olmayı seçen Milletvekilini, AK Parti ile olan kavgalarından zaferle çıkmak için umudunu bu vandallığa bağlayıp bunun propagandasını yapan cemaat medyasını, AK Parti ile iktidarı paylaşma kavgasını kaybedip bunun intikamını almak için teröre gaz veren kartel medyasını, ……kınıyor ve lanetliyorum…

Olayların kontrolden çıkmasını önleyen mesajından dolayı Öcalan’a teşekkür ediyorum…

Olayların bir iç savaşa dönüşmesini önleyici açıklama ve tutumuyla da MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum. Bu ülkenin hepimize ait korunması gereken en önemli değerimiz olduğunu gösterdiği için…

Tüm provokasyon ve baskılara rağmen sokağa çıkmayan Kürt halkına teşekkür ediyorum…

Ve çiçeği burnunda hükümetimiz, Başbakanımız…24 saatin, 25 saat yapılabildiğini göstererek çalışan Başbakanımıza ve ilgili devlet yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Devletin hem şefkatli, merhametli kucağını, hem de demir yumruğunu gösteren duruşuyla Başbakanımızı kutluyorum…

Son olaylar da gösterdi ki, düşmanın en büyük hedefi çözüm süreci. O zaman bizim korumamız gereken en önemli şey de bu süreç olmalı.

Çözüm sürecinin nasıl sonlanacağı taraflar için olduğu kadar, dışardan müdahil olmak isteyen herkesi yakından ilgilendiriyor. 30 yıldır dökülen kanı, şehit olan ve ölen insanları, harcanan parayı, heba edilen milli serveti geri getirme imkanı yok. Bundan sonra aynı kayıpların yaşanmaması için masaya konan çözüm sürecine halk olarak sahip çıkmamız gerekiyor. Sürecin bundan sonraki sahibi milletimizdir. Tarafları masadan kalkmamaya ikna edecek olan milletimizin çözümden yana koyacağı tavır ve göstereceği sağlam iradedir. Yoksa masadan kalkıp kaçmayı bekleyen ve masadakileri dağıtmak için elinden geleni ardına koymayan güçler olduğunu görmüş olduk.

Bu yola çıkarken, “çözüm için baldıran zehri içmeyi göze aldım” diyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yanında durmamız gereken günler yaşıyoruz. Çözüm sürecinin ağır bir saldırı altında olduğu şu günlerde, tüm yıkım ekibine meydan okuyup, “Ben bu yola canımı koydum. Kimseye Türk-Kürt kardeşliğini bozdurmam” diyen Cumhurbaşkanına destek verme günüdür bugün. Sürecin mimarlarından Başbakan Davutoğlu’na destek olmak da ayrıca boynumuzun borcudur. Türkiye’nin geleceğini teröre ve terörizme kurban veremeyiz…

Çözüm süreci, Türkiye’de insanlarımızın kardeşçe yaşamasını sağlayacak şekilde sonuçlanacak. Ben buna inanıyorum. Siz de inanın. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT