1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi macera değil, mecburiyettir"
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi macera değil, mecburiyettir"

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi macera değil, mecburiyettir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: (1)- "15 Temmuz'da fiilen ömrünü dolduran parlamenter sistemin zaaf ve zayıflıkları reformcu ve demokratik bir mücadelenin ilhamıyla aşılmış, yeni bir sistemin kurulması sonucunda da kalıcı olarak telafi edilmiştir. Cumhu

A+A-

KONYA (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "15 Temmuz’da fiilen ömrünü dolduran parlamenter sistemin zaaf ve zayıflıkları reformcu ve demokratik bir mücadelenin ilhamıyla aşılmış, yeni bir sistemin kurulması sonucunda da kalıcı olarak telafi edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi macera değil, mecburiyettir." dedi.

Karaman Belediyesi önünde vatandaşlara hitap eden Bahçeli, 31 Mart'taki yerel seçimlerde partisine oy vererek belediye başkan adaylarını destekleyenlere teşekkür etti.

Bahçeli, Karaman'da emanetin ehlinde olduğunu belirterek, "Mahalli idareler seçimlerinde partimizin siyasi sorumluluğuna emanet edilen belediyelerimizi teşekkür, tebrik ve takdir temasıyla planladığımız ziyaret programlarının 7. durağında Karaman’da bulunmak heyecan verici. Sizlerin güvenini boşa çıkarmayacağız, umutlarınızı soldurmayacağız. Karaman’ı hayal kırıklığına uğratmayacağız." ifadelerini kullandı.

Türk milletinin kutlu özlemleri ve muazzam ülküleri olan bir millet olduğunu belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

"Türk milletinin, varlığını ve birliğini korumak için sarsılmaz bir irade kuvveti bulunmaktadır. Üzerinde yaşadığımız vatan coğrafyasının ve sahip olduğumuz tarihi birikimin omuzlarımıza yüklediği sorumluluklar çok açıktır ve vicdanımızda mahfuzdur. Kim hangi yalanı söylerse söylesin, nasıl bir yanlışa düşerse düşsün, muhafaza etmek zorunda olduğumuz bir bekamızın olduğu kuşkusuzdur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli bekamıza yönelik saldırıların engellenebilmesi, ülkemizin içine girdiği karanlık tünel ve çok sarsıntılı türbülanstan çıkabilmesi için inşa ve ihya edilmiştir. Bu sayede tıkanan, tekleyen, yozlaşan eski yönetim sistemi yenisiyle değiştirilmiştir."

Ülkenin gelişmesini, kalkınmasını, ilerlemesini istemeyenlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirdiğine dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam etti:

"15 Temmuz'da fiilen ömrünü dolduran parlamenter sistemin zaaf ve zayıflıkları reformcu ve demokratik bir mücadelenin ilhamıyla aşılmış, yeni bir sistemin kurulması sonucunda da kalıcı olarak telafi edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi macera değil, mecburiyettir. Aziz milletimiz istikbalini bu yeni hükümet sistemiyle tayin ve temin edecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi varoluş gayemizin milli ve stratejik güvencesi, büyük Türkiye hedefinin hukuki ve ahlaki güç kaynağıdır. Türkiye'nin karşısında saf saf dizilen karanlık çevrelerin koro halinde ve ağız birliği içinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni karalamaları boşuna değildir. Maksat arızalıdır, ahlaken çarpıktır. Gezi Parkı'nda üç-beş ağaç bahanesini kılıf yaparak organize ve geniş katılımlı toplumsal bir kalkışmayı provoke eden failler yeni sistemden rahatsızdır. 6-7 Ekim olaylarıyla isyanı deneyenler yeni sistemden şikayetçidir. Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerimizde çukur açanlar, hendek kazanlar, barikat dikenler, vatan evlatlarımızı şerefsizce şehit edenler yeni sistemden huzursuzdur. 15 Temmuz FETÖ darbe ve istila girişiminin içinde ve etrafında olanlar, siyasi arka planını oluşturanlar yeni hükümet sisteminden memnuniyetsizdir."

Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin gerek halkoyu sürecinde, gerekse de 9 Temmuz 2018'de resmen uygulamaya geçmesiyle özellikle dış güçlerin siyasi, ekonomik ve diplomatik tehditlerini derinleştirdiğini vurguladı.

Milletin, tehditlere boyun eğmediğini dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:

"Türk milletinin irade ve istiklaline müessir düzeyde sahip çıkması meşum odakları ürkütmüş, sinsi ve sabırları zorlayan arayışlarını hızlandırmıştır. Bu arayışların özünde Türkiye'nin derlenmesinden, toparlanmasından, kendine gelmesinden duyulan kaygı yatmaktadır. Uyanan devin üzeri örtülmek istenmektedir. Kaderimize yön ve istikamet verme azmimizin kırılması amaçlanmaktadır. Bölgesel ve küresel zeminde daha fazla söz söyleyen, daha çok varlığını gösteren bir Türkiye’ye tahammülsüzlük dramatik ve trajik boyutlardadır. Ülkemizi iç sorunlarla meşgul edip stratejik hedeflerine ulaşmak isteyen muhasım ülkelere karşı milli birlik ve dayanışma ruhunun karşı gelmesi, statükonun sorgulanması, böyle gelse de böyle gitmeyeceğinin ortaya çıkması güç merkezlerinin fay hatlarını çatlatmıştır."

(Sürecek)

HABERE YORUM KAT