1. YAZARLAR

  2. Hasan Mutluoğlu

  3. CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMALARINA DAİR
Hasan Mutluoğlu

Hasan Mutluoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMALARINA DAİR

A+A-

Cumhuriyet Bayramının 93. Yılı dönümü; ülke çapında çeşitli etkinlik ve faaliyetlerle, değişik bir fomatta kutlandığını fark ettik.

Malüm odaklar” tarafından ortaya salınan haberlere, tahminlere, ön görmelere rağmen, “Cumhuriyet Bayramı” anlamına uygun bir şekilde kutlandı.

Bu yıl yapılan kutlamaların, askeri disiplin mantığından, dayatmacı tören seramonilerinden uzaklaşması ile, faaliyetlerin daha da renklenmesini ve çeşitlenmesini sağladı.

Ana muhalefet partisi C H P’nin, “ Cumhuriyet değerlerimizin yok edilmesi” kaygısının bir tezahürü olarak, 1. meclis binasından ANITKABİRE yürüyüşü, kutlama çeşitliliği açısından da, oldukça güzel olduğunu düşünenlerdenim.

Cumhuriyet Bayramı vesilesi ile Millet Sarayı’ında, Cumhurbaşkanı Recep Tayıp Erdoğan’ın verdiği resepsiyona  –Televizyon ve gazetelerden takip edebildiğim kadarıyla- halkın her kesiminden davetliler vardı. Yani Cumhurun bütün renkleri, Cumhuriyet için, Cumhurbaşkanını yanlız bırakmadı.    

 Ayrıca; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Cumhuriyet Resepsiyonuna katılması, takdir edilen bir durumun ortaya çıkmasıdır. Keşke, ana muhalefet partisi genel başkanı Kemal Kılıçtaroğlu katılsaydı da, Cumhuriyet Değerlerini güçlendirici reflekslerine ortak olsaydı.

Yaşadığımız bu zorlu coğrafyada Cumhuriyetin kurulmasının kolay olmadığını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının azmi, esareti asla kabul etmeyen, istiklaline düşkün Türk Milletinin desteği ve kahramanlığı sayesinde olduğunu öğrendik/biliyoruz.

1000 yıldan beri Anadolu Coğrafyasında verilen var olma mücadelesinin en son adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hiç bir hesaba, tuzağa kurban edilemez, edilmemelidir.

15 Temmuz kalkışma hareketini püskürten Aziz Türk Milleti, böyle bir değerin gerçek sahibi olduğunu ortaya koymuş, bunun böyle bilinmesi için gereken cesaret ve azmini, destansı bir kahramanlıkla ıspatlamıştır.

 Milli Mücadele ve Kurtuluş savaşı kahramanlarının azim ve kahramanlığı sayesinde, “Kanla irfanla kurulan bu cumhuriyet’in” gerçek sahipleri olan bu Aziz Milletin anlayış ve ferasetini –bilhassa siyasiler- anlamak zorundadır.

Bu aziz milletin “İnsiyak duygularına” yabancı ve uzak kalan herkesin kaybetmeğe mahküm olacağı gerçeğini görmesi ve ona göre hareket etmesi gerekir.

Savaşların yalnızca tanklarla, tüfeklerle kazanılmadığını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerini Cumhurbaşkanı şöyle ifade ediyor:

“Bakın Gazi Mustafa Kemal karamsarlığın adeta bir bulut gibi ülkeye çöreklendiği bir dönemde –Milletimiz çok büyüktür, hiç korkmayalım. O esaret ve zillet kabul etmez.- Dünyanın en güçlü ordularına karşı Kurtuluş Savaşını başlattığında Gazi’nin en büyük güven kaynağı, ne top, ne tank, ne cephaneydi. Gazi inanıyorum ki önce Allah’a sonra da karakterine esaret yakıştıramadığı bu millete güveniyordu.”

Kıymetli zaman dilimleri olan Milli günlerimiz, bayramlarımız, ortak değerler içinde önemli günlerdir. Bu ortak değerlerin ortaya çıkışı kolay olmadığından hareketle, unutulması veya unutturulması söz konusu olamaz.

Birliğimizi, dirliğimizi koruma, güçlendirme yönünde ortak değer olarak benimsediğimiz bayramlarımızın yıldönümlerinde, anlamlarına uygun  hatırlama, anma günlerini - ortak değerlerde buluşma yönünde-  araç olarak kullanabilmek gerekir.

Bayramlarımız, önemli günler gereği gibi değerlendirildiğinde, yaşantımıza renk katar. Yeni heyecan kazanmaya vesile olur. Hayatımızın yeni sayfaları için daha güzel başlangıçların kapısını aralar. Tecrübe kazanımlarımız renklenmiş olur.

Kıymetli zaman dilimleri olarak gördüğümüz bayramlarımızı ve önemli günlerimizi –yetişkin insanımızdan daha çok- zenginlik kaynağımız, geleceğimiz olan çocuklarımıza anlatmak, benimsetmek eğitimciler için önemli bir görev.

Böyle bir görevin ihmal edilmesi; Türk Toplumunun birliğini sağlayan vaz geçilemez mayanın ortadan kalkmasına ve yok olmasına yol açar.

Düşmanlarımızın emellerini besleyici, birliğimizi, dirliğimizi ortadan kaldırmaya yönelik basit söylem ve faaliyetlerden vaz geçerek, mazlumların tek umudu olan ülkemizin, olması gereken yere gelebilmesi için hep beraber yapmamız gerekenleri yapalım. Olmamız gereken yerde olalım.

Bu vatanı bizlere kazandıran ecdata rahmet olsun. Ülkemize canı pahasına hizmet edenlere selam olsun. Bayramlarımız gerçek bayram olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT