1. YAZARLAR

  2. Muhammed Şirazi Şan

  3. Darbe ne arar la yeni Türkiye’de
Muhammed Şirazi Şan

Muhammed Şirazi Şan

Yazarın Tüm Yazıları >

Darbe ne arar la yeni Türkiye’de

A+A-

15 Temmuz Cuma…Türk tarihinde eşine az rastlanır bir gece.Kendi milletine,yine milletin vergileriyle alınmış olan silahları doğrultan hainlerin baş gösterdiği bir zifiri karanlık.Milletin meclisinin üzerine Kandil’e atılan bombaların aynısının yağdığı,yağdırıldığı bir bedbaht gece.Genelkurmay binasının basıldığı,komutanın rehin alındığı,meclisin bombalandığı,uçakların alçak uçuş yaptığı ve dahası yüzlerce kahraman vatan evladının can verdiği bir an.Ve bazılarına göre bunca badireye rağmen her şey tiyatro.

Evet,tiyatro.Her şey tiyatro emin olun!

Yazarı Allah Azze ve Celle.

Sahne şu dar-ı dünya.

Yönetmen Kur’an-ı Kerim.

Suflör Efendimiz S.A.V

Oyuncular Ebu Lehebler ve Ebu Bekirler

Büyük bir tiyatro.Sahne kurulmuş,dekorlar hazır.Kader denilen mefhum tıkır tıkır işliyor.Kimileri yönetmenin uyarılarına kulak tıkıyor ve Ebu Leheb rolünü üstleniyor.Kimileri ise yönetmeni pür dikkat dinliyor ve Ebu Bekir gibi emir olunduğu gibi dosdoğru hareket ediyor sahnede.

Yönetmenin ikaz etmesine rağmen geri adım atmayan Ebu Lehebler’e suflör tarafından yönetmenin ağzından sufle veriliyor:

“Allah’a ve Resulüne karşı savaş açanların ve yeryüzünde BOZGUNCULUĞA ÇALIŞANLARIN cezası,ancak öldürülmeleri,asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir.Bu,dünyadaki aşağılanmalarıdır.Ahiret’te onlar için büyük bir azap vardır.(Maide 33)”

O Ebu Lehebler ise hala hatalarında ısrar ediyorlar.Oynanan tiyatronun yazarının aleyhine hareket ediyorlar.Sanki rol aldıkları sahneden hiç inmeyecekmiş gibi gaflet içerisinde yazara ve yönetmene karşı geliyorlar.Oynadıkları tiyatronun yazarının rol aldıkları sahnenin de sahibi olduğunu unutarak başka başka zatların,şeytanın askerlerinin emrine girip onların isteği doğrultusunda hareket ediyorlar.

O Ebu Bekirler ise başka.Onlar yanılıp da hataya düştükleri vakit suflör tarafından kendilerine verilen sufleleri:

“O söylüyorsa doğrudur.”Diyerek kabul ediyor,itaat ediyor.Yönetmenin kendilerine gösterdiği şu yolda ilerliyor ve devam ediyorlar:

“Ey iman edenler;Allah’a itaat edin!Resule ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin!Eğer bir şeyde çekişirseniz;Allah’a ve ahret gününe inanmışsanız onun halini Allah’a ve Resulüne bırakın.Bu hem hayırlı hem de netice itibarıyla daha güzeldir.(Nisa 59)”

 

Evet doğrusunuz ilk kez bedbahtlar!Bu bir tiyatroydu ve size hatanızdaki inadınız yüzünden Ebu Lehebleri oynamak düştü.O elleri kuruyasıca Ebu Lehebi sizler canlandırıyorsunuz şu zamanda.

Evet,bu bir tiyatroydu.Ama sizin gibi ufku burnunun ucu kadar olanların beyan ettiği gibi hedef başkanlık falan değildi.Hedef oynadığımız sahneden hem yazara hem yönetmene hem suflöre itaat ederek inmekti.

Bu tiyatroda sahneden alnının akıyla inen Ebu Bekirlerimiz vardı bizim.Halil Kantarcı,Erol Olçak,Abdullah Tayyib,İlhan Varank ve daha isimlerini sayamadığımız Ebubekirler.Hem isimlerin ne önemi var ki Ebu Bekir olduktan sonra.

Bir de Ömerlerimiz var bizim yürüyüşleri tankları uçakları korkutan.O Ömerler ki korkmadan tankların önüne yatanlar,onlar ki gökten yağan mermilere siper olanlar.Onlar ki bir bacağım koptu bu vatan için bir tek bacağın lafı mı olur diyen yiğitler.

Tiyatro bitmedi devam ediyor ey Ebu Lehebler!Korkun,titreyin!Ebu Bekirler Ömerler Hamzalar ile aynı sahnedesiniz çünkü.

Ebu Leheblerin yayınladığı zırvadan öteye gitmeyen sözde darbe bildirisine karşı bizim bildirimiz:

“Fiziki coğrafyalarımıza çizildiği halde gönül coğrafyalarımızı ayıramayan sınırları yıkmak,bir kanser hücresi gibi çoğalan virüsleri def etmek,devletten değil hoca kılıklı bir şaklabandan emir alan rütbesi ve mevkii ne olursa olsun alçak olanları temizlemek,irademizle seçmiş olduğumuz Reis’e ve meclisimizdeki hakiki vekillere sahip çıkmak ,Türkistan’a,Bosna’ya,Filistin’e,Kerkük’e,Suriye’ye,Mısır’a ve daha nice gönül beldelerimize diriliş muştumuzu ulaştırmak üzere aziz Türk milleti alçaklara ve onların efendilerine el koymuştur.Halen 2023 hedeflerine son sürat ilerleyen bir Türkiye’de darbe yapılabileceğini sanan bedbahtlara ise çağrımız şudur:

Darbe ne arar la YENİ TÜRKİYE’de….”    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT