1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. DAVAMIZ İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ 4
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

DAVAMIZ İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ 4

A+A-
İdeolocya   Örgüsü  dedik. Boşuna  yazmadık, masal  olsun  diye de  yazmadık,  laf  olsun  torba  dolsun  diye  de  yazmadık.  Kardeşlerim  Yeni  Türkiye  diyorsak  ve  yeni   bir   anayasa  yapacağız  diye   uğraşacaksak  bunu  Avrupa  ve  Amerika  normlarına  göre  yapamayız. Bu  o zaman  Yeni  Türkiye  hayaline  uymaz. Türkiye  İdeolocya  Örgüsünü  örnek  almasın;  Temele  alıp  yeni  bir  anayasa  hayata   geçirilmeli. Emin  olun  günümüze  uygun  olarak  Türkiye’yi  sosyal,  siyasi,  ekonomi,  kültürel  ve  en  önemlisi  olarak  da  ahlak  olarak  eğer  güçlü  ve   hakkaniyetli  olacaksa  bu  İdeolocya  Örgüsü  ve   Büyük  Doğu  fikriyatıyla  olur. Davutoğlu  ve  Erdoğan’ın  aklındaki   anayasa  şekli  bu  yaklaşıma  göre  değilse  boş  bir  uğraş  vermiş  oluruz. Aslında  bugünlerde  konuşacağımız  şey  yeni  anayasa  ve  başkanlık  sistemi  değil  İdeolocya  Örgüsü  olması  lazım. Tam  bir  medeniyet  projesi. Biz  bu  fikriyatla  sloganik  olarak  Ortadoğu’nun  Ağabeyi  değil  gerçek  bir  şekilde  Ortadoğu’nun  ağabeyi  oluruz. Biz   bunu  başarmak  zorundayız. Tamam  ülkenin  ne  halde  olduğunu  da  görüyorum. Görüyorum derken  Kemalisti,  ülkücüsü, Türk  Baası,  Kürt  Baası,  Komünisti,  Paralecisi, sözde  İslamcısı,  İsrail, Amerika, İngiltere,  Batı  ve  tüm  dış  güçlere  karşı  müthiş  bir  mücadele  ve  sabırla  bu  işi  yani  İdeolocya  Örgüsünü  tamamen  getiremezsek  bile  onun  fikriyatını  ve  özetini  temele  alıp  yeni  anayasa  olarak  getirmemiz  lazım. Üstadın  dediği  gibi  küheylanlar  yetişiyor. Bu  işin  temelini  getirirsek  gelecekteki  küheylanlar  başaracak  bu  işi. Yeter ki  konuşalım  ve  mücadele  edelim. Anadolu  medeniyeti  fikriyat  olarak  ne  Mustafa  Kemallere  bırakılabilir,  ne  Nazım  Hikmetlere  bırakılabilir  ve  ne de  Türkeşlere  bırakılabilir. Anadolu  medeniyeti  yolumuzu  aydınlatan  tüm  peygamberlere  ve  Alemlere  Rahmet  olarak  gönderilen  HZ.Muhammed  (SAV)  ve  sahabe  hazretlerimizin  ışığını  alıp  yolumuzu  aydınlatan  alimlere,  fikir  adamlarına  ve  şuurlu  siyasetçilere  bırakılabilir. Binlercesi  gelip  geçti  bu  topraklardan. Onlar  bu  toprakların  mayasıdır. Kimse  huylanmasın  ama  Laiklik  ve  sözde  inkılaplar  değil  asıl  inkılap  İslam  sistemini  günümüze  güzel  yorumlayan  Üstadın  İdeolocya  Örgüsüdür. 
Başka  bir  konuya  geçecek  olursak,  ülke  manevi  olarak  batıyor. Asıl  bu  konunun da  İdeolocya  Örgüsü  ile  çok  alakası  var. Üstad  manevi  yıkılışa  ta  o  zamanlarda  çare  olarak  İdeolocya  Örgüsünü  gösteriyor. Son  işlenen  cinayette  asıl  olarak  idam  gelmeli  ama  idamdan  da  öte  İdeolocya  Örgüsü  gelmeli. Ayrıca  İdeolocya  Örgüsü   İslam  Aleminde   pek  bilinmiyor.  Enteresan  bir bilgi  öğrendim  ve  şaşırdım. Öğrendiğim  şey  İdeolocya  Örgüsünün  İsrail’de  bile  tercüme  edildiğini  maalesef  İslam  Aleminde  bilinmediği.  Üstad  Dünya  Bir  İnkılap  Bekliyor  kitabında da  bu  bilgiyi  üzülerek  söylüyor. Son  sözüm  kesin  ve  nettir:
İDEOLOCYA  ÖRGÜSÜ  BİR  ÜTOPYA  DEĞİLDİR.
 
İSRAİL VE İRAN
 
Bu yazımı Ortadoğu’da olan son olaylardan dolayı yazıyorum. Başlıktan anlaşılacağı gibi Ortadoğu da ki olayların bugünü ve yarınını ele alacağız.
İslâmiyet’te ırkçılık kesinlikle haramdır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed  (SAV)  Veda Hutbesinde Arap’ın Acem’den üstünlüğü yoktur diyor. İsrail’le İran arasında hiçbir fark yoktur;niye mi biraz sonra yazacaklarımdan sonra daha net anlaşılacak ve görülecektir.         İsrail ve Yahudilik  (Tabi Hz. Musa  (AS)’in getirdiği Yahudiliği değil,  tahrif edilmiş Yahudilikten bahsediyorum) ırkçı bir devlet ve ırkçı bir dindir. O kadar ırkçılar ki Yahudiler dışındaki insanları birer hayvan olarak görüp, kendilerine hizmet için yaratılmışlar olarak görüyorlar.  Yahudiler dışında bütün insanları öldürmeyi görev addediyorlar. O kadar kendilerini büyük görüyorlar ki Yahudi’yle ancak bir Yahudi evlenebilir.  Bunun dışında bir şey oldu mu yani bir Yahudi kadın bir Müslüman erkekle evlenirse Yahudiler arasında dışlanıp kovulur. Bu yazdıklarım daha bir kısmı bunun daha büyük örnekleri var. Bu yazdıklarım Yahudi ırkçılığı...                                                                                                Birde İran cephesinden bakalım, İran’ın ki ise Şii ırkçılığıdır. Tıpkı Yahudiler gibi Şii olmayanları farklı bakmaları gibi.Ama biz Sünni Müslümanlar ise dünyadaki 1,5 milyar Müslüman’ı kardeş biliriz ve onlara karşı olan tüm zulümlere ise karşı çıkıp tepki veririz. İran ise böyle değil.İran   Şiiler     dışındaki herkese farklı gözle bakarlar.  Örneği çok verelim bir kaçını: Patani lideri Nur Muhammed anlatır: Patani’nin  efsanevi lideri Kebir Abdurrahman Tenvira bana İran da bir büro açmamı istedi Patani davasını dünyaya ve Müslümanlara iyi duyurulması için biz de büroyu açtık. Hem üniversiteyi okuyorduk hem de büro işlerinde uğraşıyorduk. Zamanla İranlıların,  mezhep değiştirmeleri için Patanili öğrenciler arasında çalışma yaptıklarını fark ettik. İranlıların bu çalışmaları bizi rahatsız etti. Ayrıca İranlılar bizden Patani’de Şii mezhebinin yayılması için yardım talep ettiler. İranlılara Patani halkının mezhep olarak Sünni olduğunu,  Patani’de Şii mezhebinin yayılması için çalışma yapılmasının fitneye neden olacağını söyledik. Bu tavrımız İranlıları kızdırdı;  İran’da ki büromuz bu olaydan sonra bir süre daha açık kaldı. İran ile Tayland hükümeti arasındaki ilişkiler gelişince, Tayland İran’dan Patanililere ait olan büroyu kapatmasını istedi. İranlı yetkililerde bize büro yüzünden zor durumda kaldıklarını söylediler. Bunun üzerine biz de Tahrandaki büromuzu kapatarak İran’ı terk ettik.(KAYNAK: ÂDEM ÖZKÖSE: SÖZ DİRENİŞÇİLERDE) Nur Abdurrahmanı dinledik.                                                                  Ayrıca Hafız  Eset  1982’de Hamaya saldırıp on binlerce insanı katlettiğinde   İran yine Hafız  Eseti   desteklemişti. Günümüze bakalım Beşar  Eset  yine masum insanları katlediyor ve İran yine Beşar Eset’e    destek veriyor. Zalimi destekleyen zalimdir. Mazlumun da kimliği hiçbir zaman sorulmaz. Sözün bittiği yerdeyiz. Suriye meselesinde İran ile İsrail ortak menfaat ve paydada örtüşmektedir. Vesselam.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT