1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. DİREN BAYIRBUCAK
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

DİREN BAYIRBUCAK

A+A-

Suriye Osmanlı bekaası altındayken huzur ve adalet denilen kavramlar tam manasına göre yaşanıp uygulanıyordu. Ama 100 yıl önce çizilen Syces pıcot antlaşmasıyla din, gönül, dava kardeşlerimizle aralarımıza suni sınırlar koydular. Ufkumuzu, gönlümüzü ve mücadelemizi daraltan bu sınırlar Emperyalist İngiliz işiydi. Şimdi 100 yıl sonra tekrar yeni bir Syces pıcot antlaşmasını yürürlüğe koymak isteyen Emperyalistler, bunun için ortaya çıkan halkların özgürlüğü, halkların artık devletini kendisinin direk yönetme isteğinden dolayı ortaya çıkan Arap Baharını bir karşı devrimle boğmaya çalışıyorlar. Burada en büyük yardımcıları maşaları. Bu işin Suriye boyutuna bakacak olursak, aslında Suriye 45 yıldır bu halde. Hafız Esed deccali darbe yaptıktan sonra Suriye'de ki tüm devlet kurumlarına, askeriyeye ve istihbarata sadece Nusayrileri getirip Sünnileri dışlamıştır. Müslüman halka baskılar, işkenceler, katliamlar ve daha nicelerinin uygulanması. Esed deccali Müslüman halka yaşama hakkın yok. Sen benden daha aşağısın anlayışıyla hareket ediyordu. Bu anlayış Yahudi anlayışıdır. Bu saydığımız gerekçelerden dolayı baskı, işkence ve katliamlarla devletin başında kaldı. 1982 Hama katliamında bir gecede 70 bin Müslüman'ı öldürdü. Ayrıca 1981 Halep katliamı ve nice işkenceler. Baba Esed geberene kadar durum buydu. Oğul deccal geldiğinde sadece göstermelik reform laflarıyla halkı oyalamayı seçti. Ama Tunus'ta başlayan özgürlük ve adalet isyanı tüm Ortadoğu ve Mağribe yayılıyordu. Tam yarım asrın birikmesini yaşayan Suriye halkı gün bugündür diyerek isyan etti. Esed deccalinin normal halk gösterilerini şiddet uygulayarak bastırmaya çalışması ve tıpkı babası gibi halka katliam yapması Suriye'yi iç savaşa sürükledi. Silahlı mücadele devrinde muhalifler ülkenin yüzde seksenini ele geçirdi. Devrim oluyor derken sahneye İran ve Hizbullat çıktı. Bu devrimin zayıflamasına yol açtı. Ama asıl işin gerçek kısmına bakarsak  uluslar arası güçler ve ülkeler muhaliflerin Esedi indirip Suriye'yi kendilerinin yönetmesini istemiyordu. Uluslar arası güçler muhaliflere karşıydılar. İkincisi Ortadoğu'da İsrail'i koruma operasyonu var. İsrail'in tüm komşuları karışık. Bir Ürdün hariç. Zaten Ürdün'ün eti ne budu ne. Asıl konumuza dönersek Suriye'de devrimi sabote eden İran devrimi tam olarak yok edemedi. Üzerine DEAŞ'ı, PYD'yi de eklersek yine devrimi bitiremediler. Tabi bu süreçte 500 bin Müslüman'ı öldürdüler. Son olarak işin içine artık direk olarak Rusya'da girdi. Rusya direk operasyonlar düzenliyor. Ve son günlerde haberlerde izlediğimiz gibi Bayırbucak Türkmen bölgesine Esed, İran, Hizbullat, Şii milisler ve Rusya geniş çaplı bir operasyon başlattı. Tarihinin en büyük bombardırmanı altında olan Bayırbucak bölgesi çok zor bir süreçten geçiyor. Rusya hava ve denizden öbür çakallar karadan saldırıyor. Bayırbucak bölgesinde tarihi bir direniş sergileye Sultan 2.Abdulhamit Tugaylarına yardıma gelen Ahraru Şam, Nusret Cephesi de bu çakallara karşı muazzam bir direniş sergiliyorlar. Şimdi gelelim bu meselenin Türkiye boyutuna. Bir artık Türkiye o kadar Müslüman öldürdükleri için, namuslar kirletildiği için, üstüne hiç bir şey olmamış gibi katliamlarına devam etmelerinden dolayı, son olarak Bayırbucak bölgesine saldırmalarından dolayı artık kendi güçlü hamlesini yapması lazım. Allah'ın izniyle hiç bir şey olmaz. Türkiye Esedi de, DEAŞ'ı da, PYD'yi de gömer. Türkiye çok güçlü ve köklü bir devlettir. İki, yaklaşık iki sene önce Bayırbucak Türkmenlerine giden MİT tırlarını durdurup Türkiye'yi uluslar arası alanda algı operasyonlarıyla zor durumda bırakmaya çalışan Paralel Yapının kalleşliğini, kahpeliğini, hainliğini tekrar görmüş olduk. Orada insanlar ölüm kalım mücadelesi verirken burada ki Paralel Yapı dış güçlere nasıl daha iyi bir satılık olduğunu ispatlama peşindeydi. Her şeyin çaresi var ama kahpeliğin çaresi yok. Son olarak MİT tırlarına çok sert atıp tutan MHP genel başkanı Bayırbucak Türkmenlerinin halini görüp MİT tırlarıyla alakalı söylediği sözlerden dolayı özür dileyecek mi? Bayırbucak Türkmenlerine sözde değil özde destek verecek mi? Artık Paralel Yapının kuyruğunda  dolanmaktan vazgeçecek mi?

Son olarak artık ne olursa olsun Suriye özgür olacak. Özgür Suriye'den vazgeçmeyeceğiz. Özgür Bayırbucaktan vazgeçmeyeceğiz. Diren Suriye. Diren Bayırbucak. Selam olsun sizlere.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT