1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Dr. Hacı Ahmet Şimşek: Nevruz Konya’da kutlanmalı
Dr. Hacı Ahmet Şimşek: Nevruz Konya’da kutlanmalı

Dr. Hacı Ahmet Şimşek: Nevruz Konya’da kutlanmalı

Nevruz’un Türk Kültürü’nün vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyleyen Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hacı Ahmet Şimşek; önümüzdeki yıl için Konya’da, ‘1919’dan 2019’a Nevruz 100 Yaşında’ adı altında bir kutlama tertip edelim çağrısında bulundu.

A+A-

Nevruz’un, Türk Kültürü’nün 5 bin yıllık parçası olduğuna dikkat çeken Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hacı Ahmet Şimşek; “1919 yılında Konya’da bir Nevruz kutlaması yapılıyor. Bu kutlama belki Osmanlı Devleti’nin sona erip Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma aşamasında çok önemlidir. Çünkü Nevruz bizim 5 bin yıllık kültürümüzün vazgeçilmez bir parçasıdır. Osmanlı’da bu; Sultan Nevruz adıyla kutlanmıştır. Birçok padişahta bu kutlamalara katılmıştır. Nevruz’un en önemli özelliği Türk ve Fars kültürünün ortak bir değeri olmasıdır. Çoğu kaynakta hem Türklerde Nevruz’un ortaya çıktığı yazıyor. Ama bazı kaynaklarda da Fars kültüründen ortaya çıktığı yazar. Ama bir gün dönümüdür. Yeni bir yılın başıdır. Ve Nevruz bir kardeşliktir. Şu an günümüzde hala Türk Dünyası’nda Nevruz en büyük bayram olarak kutlanmıştır. Türkiye’de Nevruz bir ara yanlış anlaşıldı. Ama çok şükür bunu aştık. Aslında Nevruz Türklerle Kürtlerin arasındaki kardeşliğin perçinlenmesinde de önemli bir merhaledir. Benim kafamdan geçen şöyle bir proje var. 1919’dan 2019’a Nevruz 100 yaşında diye Nevruz’un Konya’da çok güzel bir şekilde kutlanmasını istiyorum. Bunu yerel yöneticilerimizin ve valimizin duymasını istiyorum. Bu konuda bir prosedür uygulanıp, işin içine üniversiteleri de katıp yapılmalı diye düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyetinin 100. yaşını kutlayacağız. Ama Nevruz’u ondan önce kutlayacağız. Bu müthiş bir hareket olacak diye temenni ediyorum. Bu konuda Ankara’dan, Türk Tarih Kurumu gibi, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu gibi kurumlarda partner olabilir. Bununla ilgili yaşayan değerler de var Konya’da. Saim Sakaoğlu gibi, Mehmet Serhat gibi onlar da bu konuda bize yardımcı olabilir. Nevruz’u yalnızca kutlama olarak değil sempozyumlarla, konferanslarla zenginleştirerek yapmalıyız. Tıpkı Mevlana Haftası gibi” dedi.

“TÜRKÇE EN ZENGİN DÜNYA DİLİDİR”

Konuşmasına Türk Dünyası’nda kullanılan ders kitaplarından bahsederek devam eden Şimşek; “İkinci bir husus ise, bizim Sovyet hegemonyasından kurtulan Türk Cumhuriyetleri’nde en büyük hedefimiz, hayalimiz ortak ders kitapları olmasıydı. Tarih Kitabı, Coğrafya Kitabı ve Dil Kitabı. Kırgızistan dışındaki bütün Türk Devletleri Latin alfabesine döndüler. Kırgızistan’da geçecek. Bizim önümüzdeki en büyük engeldi aynı alfabenin kullanılmaması. Kazakistan Türkistan coğrafyasının en büyük devletidir. Onlar da alfabelerini belirleyip geçecekler. Ben diyorum ki ortak kitap yazamıyorsak bile Tarih, Coğrafya ve Dil Kitaplarında ortak konular yazalım. Mesela diğer Türk devletlerindeki Türkiye konusunu Türkiye kendisi yazsın. Ve bir komisyon bunu daha sonra denetlesin. Aynı şekilde mesela Kazakistan’la ilgili Kazakistan konusunu Kazakistan yazsın komisyon bunu denetlesin. Çünkü yeni yetişen nesil, Kazaklarla Türklerin aynı soydan geldiğini, Kırgızlarla Türkmenlerin aynı soydan geldiğini bilmiyor. Bu vesile ile çocuklar ilkokul çağlarında bunu öğrenecekler. Türkçe çok zengin bir dildir. Çünkü sözlüğü yapıldığı zaman 700 bin kelimelik bir Türk Dünyası sözlüğü ortaya çıktı. Bu bir de sadece bilinenler. Belki de bir milyona bile varabilir. Dünya da bir milyon kelimesi olan başka bir dil var mı? Bu da bizim zenginliğimizi gösteriyor” şeklinde konuştu.

“TÜRK DÜNYASI ORTAK BİR FİLM FESTİVALİ DÜZENLEYELİM”

Coğrafi açıdan bakıldığı zaman da biliyorsunuz bizim özellikle Akdeniz bölgemiz çok iyi bir tatil yeri diyen Şimşek; “İnsanlar Çin’den tatil yapmaya geliyorlar. Rusya’nın Sibiya’sından geliyor. Ama bizim yanı başımızdaki Azerbaycanlı kardeşimiz, Kazak kardeşimiz gelmezse bu bizim için büyük bir eksikliktir. Onlar gelsin biz de oralara gidelim. Biliyorsunuz bizim aramızda bir inanç turizmi var. Hoca Ahmet Yesevi, Dede Korkut, Özbekistan’daki medreseler, Türkmenistan’daki Selçuklu Sultanları bunlar bizim gidip görmemiz gereken yerlerdir. Mesela Kırgızistan’daki Tanrı Dağları çoğu genç tarafından bir ütopya gibi görülüyor. Ama Tanrı Dağları bizim dağımız” ifadelerini kullandı. Son olarak da film hususunda fikir öne süren Şimşek; “Üçüncü bir hususta ortak film konusudur. Bakın biz millet olarak Dünyada tarihi en zengin milletiz. Bizim o kadar çok tarih kahramanlarımız var ki. Amerikalılar 200 yıllık tarihlerinde binlerce kovboy filmleri çekmişlerdir. Bizim tarihimize bakalım. Tomris Hanım, Kurmancan Datka, Saka Türkleri, Göktürkler, Hunlar ve daha fazlası filim yapılabilir. Dede Korkut’u bile bir film haline getiremedik. Onun her bir hikâyesi bir değerdir. Yani bu sektörde de birlikte hareket edebiliriz. Hatta Türk Dünyası ortak bir film festivali düzenleyelim. Ya da ortak bir film kanalı oluşturalım. Tüm bunların inşallah 2019 yılında gerçekleşmesini umut ediyorum” dedi.

GÜLŞEN YILMAZ / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT