1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. Ekmelettin İhsanoğlu Başbakanlığında CHP=MHP=HDP Koalisyonu
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

Ekmelettin İhsanoğlu Başbakanlığında CHP=MHP=HDP Koalisyonu

A+A-

Üst  akıl  denilen  şer  güçler   tam  3   yıldır  toplumsal  mühendislikler, algı  operasyonlarıyla  toplumu  yoklamaya  çalıştılar. Üst  akıl  bunun  ilk  aşaması  olan  Gezi  Parkı  darbe  girişiminde  bunun  nasıl  sürdürüleceğini  planladılar. Emin  olun  17  Aralık  darbe  girişimi, MİT  krizi, Çatı  aday  ve  en son ki  seçimde  cici  çocuk!  Barış  güvercini!  Demirtaş’ı parlatmalarının  hesabını   emin  olun  2012  veya  2013’te  planlanmıştı. Bakın  Cumhurbaşkanlığı  seçimlerinde  aday  gösterilen  Ekmelettin  İhsanoğlu  zaten  seçimi  kazanamayacağını  onu  aday  gösterenlerde  biliyordu. Üst  akılda  kazanamayacağını  biliyordu.Bugünlerde toplumsal  mühendislik  hesabı  içerisinde  olan  üst  akıl, Demirtaş  üzerinden  bu  projeyi  bir  nevi  başarıya  ulaştırmıştır. Ekmelettin  Türkiye’den  haberi  olmasa  bile  bir  kukla  ve  proje  olduğu  için  bunu  kullanacaklardır. Şimdi  bu  koalisyon  hesabına  Bahçeli  dik  duracaktır. Amma  ve lakin  Bahçeli  Fetoya   okyanus  ötesi  canavarı,  okyanus  ötesi  vahşisi  gibi  hakaretler  ederken  neden  genel  başkan  yardımcılarına  kaset  dizayn   yapıldıktan  bir  süre  sonra  Fetoyu  eleştiremez  hale  geldi. Bahçeli Fetonun  devleti  ele  geçirmeye  çalıştığını  hükümetin bunu  göremediğini, bunun için Erdoğan’ı  uyarmaya  çalıştığı  buna  rağmen bende  kabul  ederim ki  AK Parti Gülen  ilişkisinin  yanlış  olduğunu  belirtmiştir. Bahçeliyi   bu  konuda  sonuna  kadar  savunurum. Niye  devlete  darbe  olan  17  Aralık  darbe  girişimlerinin  sürecinde  bir  kelime  dahi  Fetoya  çakmadığını  anlayamıyorum!  Üst  akıl ve  Paralel  Yapı  kaset  dizaynlarıyla  MHP’yi  ele  geçirmiştir. Bahçeli  milli  bir  kişiliktir. Bu  koalisyonu  Bahçeliye  dayatsalar da  Bahçeli  buna  sonuna  kadar  karşı  çıkar. Ama  Amerika  heyeti  niye  MHP  ile  görüşür. Bu  heyetin  CIA ile direk  olmasa da  CIA  kökenli  olduğu  medyada  görülüyor. Bu  heyet  CHP  ile  görüşen  heyettir. Enteresandır ki  Ekmel  son  dakikada  sürpriz bir şekilde  aday  gösterildi; MHP  İstanbul’dan.   Bahçeli  Paralel  Yapıya  karşı  suskunluğu  ne  ise  eğer  bu  koalisyona  karşı  çıkarsa  bu  suskunluğun  sebebi  Bahçeliyi  yerinden  eder; Ekmelettin  başa  gelir. Bu  koalisyonun  önü  açılır. Ama  ne  olursa  olsun bu  süreci sonuna  kadar  takip  edeceğim.

Çakal  Puslu  Havayı   Sever

Koalisyonların  adamı  olan  Aydın  Doğan  yine  sahnede. SHP  DYP,  Anap  Dyp,  Anasol  D,  Anasol  Meeeee   hükümetlerini  kuran  ve  Refah  Yol  hükümetini   yıkan  Aydın  Doğan  seçim  sonuçlarından  dolayı  iştahı  baya  kabarmış  görünüyor.Pijamasını  giymiş  kendine Başbakan arıyor. Üst  akıl,  Paralel  Yapı,  Baronlar, Koç, Masonlar  ve  Doğan  CHP=MHP=HDP  koalisyonu  için  çok  ciddi  bir  şekilde  kulis  yapıp; Buna  karşı  çıkanlara  baskı  yapıyorlar. Bunu  da  yardakçısı  Ahmet  Hakan  Çoşkun  köşesinde  Doğanı  savunarak  hep  beraber  yapıyorlar. Zaten  seçim döneminde  Hürriyet    HDP’nin  seçim  bürosu  görevini  üstlendi. Ne   olursa  olsun  Doğan,  Eski  Türkiye  ve  doksanlar  bitti.

Gül  Fitnecilik  Yapma

Aslında  Abdullah  Gül  ile  alakalı  çoktandır  dolmuştum. Ama  Abdullah  Gül’ün  Erdoğan  ile  savunduğu  dava,  geçmişte  üstlendiği  görevlerden  dolayı  çoğu  hazımsızlığını  göz  ardı  ettim.  Ama  bu  sefer  olmadı. Gül  ile  alakalı biraz geçmişe  gideceğim. Düşünün  Vandallar  ülkeyi  yerle  bir  ediyor. Taksimi  işgal  edip  her  türlü  pisliklerin  maşalığını  yapıyorlar. İslam’a,  baş  örtüye  hakaretler  tonlarca  oluyor. Erdoğan’a  sövdükleri  için  CHP  milletvekili  Vandallara  para  veriyor. Kanalİstanbul,  3.Köprü,  3.Havalimanı  ve  her  türlü Türkiye’yi   öbür  batıl  ülkeleri  sollayacak  projeleri  yapmayın  ve  durdurun  diyen  mayası  bozuk,  bu  ülkeyle  alakası  olmayan  çakalların  hükümete  saldırmaları. Bu  isteklerin  yüzsüzce  hükümete  iletmeleri. En  önemlisi de  hükümete  karşı  çok  ciddi  bir  darbe  girişimi  var  ve  ülke  bıçak  üstünde. Erdoğan  bıçak  üstünde. Akıllı  lider  Erdoğan’ın  Allahtan askeri  vesayeti  bitirmesinden  dolayı  istediklerini  alamadılar. Bakın  bu  dediğim   çok   önemli Çünkü, Mısır’da  askeri  vesayet  bitmediği  için  Tahrir  gösterileri  darbe  ile  sonuçlandı. Askeri  vesayetlerini  atlatan Türkiye  ve  Pakistan  bu  darbe  girişimlerini  atlattı. Öyle  bir  ortam ki  AK  Parti  içinde  bile  gitti  gidiyoruz  diyenler  vardı. Erdoğan  dik  durdu  bunu  atlattı. Tam  ülke  böyle  bir  haldeyken  Gül  kalkıp  diyor ki:  DEMOKRASİ  SANDIKTAN  İBARET  DEĞİLDİR. Bunu  demek  milletin  kararı  önemli  değildir demektir.. Millet  sen ne anlarsın  bu  işlerden demektir. Erdoğan  sen  bu  milli  irade  ile  geldin  ama   demokrasi  bu  değildir  demektir.  Tamam  Erdoğan  senin  vaktin  dolmuştur  demektir. Unutmam,  Gül  bu  lafı  söyledikten  sonra  Zaman  gazetesi  Gül’ün  bu  lafını  manşetten  verdi. Zaten  onların  rahatsızlığı  2013  yazında  başladı. Üst  akılın  darbe  girişimi  ile  eş  zamanlı.Gül’ün  Paralel  Yapı  darbe  girişimine  sessiz  kalıp  bir  tepki  vermeyip   tabiri  caizse  Erdoğan’ı  çakallara  karşı  yalnız  bırakmış  oldu. Erdoğan  haklı  olarak  bu  ihanetleri  ve  vefasızlıkları  unutmayıp  Gül’ü  yanından  ve  AK  Partinin  mücadelesinden   uzaklaştırmıştır. Son  olarak  bir  şarlatan  olan  Ahmet  Sever  Gül  ile  yaşadığı  12  yıllık  hatıralarını  ve  Gül’ün  ülke  olaylarına  karşı  tavrını  yazmış. Kitabın  özeti  şu: Erdoğan  yaramaz  çocuk  Gül  uslu  çocuktur. Neymiş  o  dört  bakan  yüce  divana  yollanmalıymış. Emin  olun  ben  o  dört  bakanı  gram,  zerre  umurumda  değil. Hatta  o   dört  bakan  tamamen  yalnızlaştırılıp,  cezalandırılmalıdır. Arkadaş  eğer  o  dönemde  dört  bakan  yüce  divana  yollansaydı  bu  sefer  bu  dava  olayı  iftiralarla  Bilal  Erdoğan’a  uzanıp  en  sonda  Tayyip  Erdoğan’a  uzanacaktı. Bu  milli  iradeye  darbedir. İşin  önemli  tarafı  bu  kitap  Gül’ün  tamamen  içeriği  hakkında  bilgisi  olup  ve  bu  kitabın  yayınlamasına  izin  vermesidir. Nedense  Paralel  Yapı,  Hürriyet,  THE  ECONOMİST,  THE  TIMES  ve  üst  akıl  bu  günlerde  Gül’ü  parlatma  yarışına  girmişler.  İşin  en  acı  tarafı  ülke    sıkıntılı  bir  dönemden  geçerken, AK Parti  en  sıkıntılı  dönemlerinden  birini  yaşarken,  koalisyonların  olmasından  dolayı  bu  puslu  havayı  seven  çakalların  hükümetin  etrafını  sarmaya  çalıştığı  bu  günlerde  Gül’ün  bu  kitap  üzerinden  gösterdiği  bu  tavırları  tek  kelimeyle  ve  en  hafif  tabirle  vefasızlıktır.  Zaten  gül’ün  uluslar arası  güçlere, baronlara  ve  paralel  yapıya  karşı  dik  duramayıp  her  zaman  onlara  karşı  uzlaşmacı  tavrını  biliyoruz.Onlara  ses  çıkarmadığını da  biliyoruz.  Ama  Erdoğan’ın  uluslar  arası  güçlere, baronlara  ve  paralel  yapıya  karşı  dik  durup  onlarla  sonuna  kadar  mücadele  etmesi,  Gül’ü  parlatanları  rahatsız  ediyor.Sisi’yi  sözde  seçimler  sonucunda Cumhurbaşkanı  seçildikten  sonra  tebrik  eden  bir  Gül. Sisi  BM  toplantısına  katıldığı  için  o  toplantıyı  terk  eden  bir  Erdoğan. Aslında  her  şey  ortada.Son  olarak AK  Parti  ve  ülke  içinde  fitne  çıkarmaya  çalışanların  maşası  olma  sayın  Gül. Gölge  etme  başka  ihsan  istemez sayın  gül.

                                                          

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT