1. YAZARLAR

  2. Atanur Pala

  3. EKONOMi..ERGONOMİ..EGONOMİ
Atanur Pala

Atanur Pala

Yazarın Tüm Yazıları >

EKONOMi..ERGONOMİ..EGONOMİ

A+A-

Türkiye’nin  ‘’500 büyük sanayi kuruluşu listesi’’ neden 500 büyük değil de 50 büyük sanayi kuruluşu listesi olarak adlandırılmaktadır? Cevap oldukça net; 500 büyük firmanın toplam cirosunun %55’i ilk

50 firma tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu nedenden dolayı bir önceki yazımızın başlığını,

‘’50 büyük sanayi kuruluşu listesinden yansıyanlar’’ şeklinde attık. Listeden yansıyan önemli gördüğümüz olumlu/olumsuz birçok veri üzerinde durduk. Bugün ise sadece 500 büyük firmanın değil, büyük küçük

bir çok firmanın sorunu olan bir husus üzerinde duracağız; Özkaynakların yetersizliği meselesi; Türkiye’de firmaların özkaynakları maalesef yeterli düzeyde değil.  Firmaların toplam borçları öz kaynaklarına ve aktiflerine göre son derece yüksek ve bu nedenle de mali yapılar bozuk. Peki, özkaynaklar neden artmıyor? BU kritik soruya vereceğimiz cevap, kronik hale gelmiş bazı EGOnomik davranışlarımızın da ifşası olacak aynı zamanda. EGOnomi, ekonominin insanın ruhunda yaptığı tahrifatın bir nev’i dışavurumudur. Ekonomik olarak belirli bir seviyeyi yakalayan bir iş dünyasının varacağı son nokta bir

Bakıma EGOnomidir. Firmasının elde ettiği kazancı (patronun değil, firmasının kazancı demekteyiz zira firma da tıpkı patron gibi kişilik sahibidir ve nasıl patronun, firması üzerinde birtakım hakları varsa,  firmanın da patronun üzerinde hakları vardır ve firmanın toplumsallığı dolayısı ile hakları patronun haklarına  göre kutsaldır.)   kendi kazancı görerek firmadan çeken  iş   dünyasının davranışı her ne kadar ekonomik bir  davranış olarak algılansa da aslında  harcamayı  şahsına yaptığı  için  daha çok EGOnomiktir.  EKOnomik faaliyetin sonucu olarak elde edilen hasılat neticede ERGOnomik bir yaşam için EGOnomik bir şekilde harcanır. Neticede firmalarımızın özkay nakları bir türlü artmaz ve borç/özkaynak oranı sürekli yüksek seyreder. Arsa fiyatları neden yükseliyor sorusunun birkaç cevabından biri de bu olsa gerek. Kazanıyoruz, ama kazancı sermayeye ilave etmek yerine ya harcamayı ya da gayrimenkule yatırmayı tercih ediyoruz. Hal böyle olunca da firmalarımızın özkaynakları maalesef zayıf kalıyor. 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde gözümüze çarpan en önemli ayrıntılardan biri de maa

lesef firmalarımızın özkaynak/borçluluk oranlarının yüksekliği. Kazanç kutsaldır ve öncelikle şirket tüzel  kişiliğinin hakkıdır. Şirketin hakkını şirkette bıraktığımız gün, hem firmalarımızın özkaynakları artarak mali yapıları düzelecek, hem de ekonomik düzen daha sağlıklı bir yapıya kavuşacaktır.

 

Güncel not:

Ekonomide hareketli bir hafta yaşıyoruz. Salı günü Merkez Bankası PPK’nun toplantısı vardı. Parasal sıkılaştırmaya devam eden kurul, politika faizini %4,5’da, borçlanma faizini 3,5’da sabit tutarken, borç verme faizini 7,25’den 7,75’e çıkararak 50 baz puan arttırmış oldu. Böylece faiz koridorunun üst sınırı son bir ay içinde baz 125 puan artmış oldu. Artış piyasa beklentilerinin altında olduğu için döviz fiyatı üzerinde etkili olmadı. Piyasaların asıl beklediği ise bugün açıklanacak Fed tutanakları. Bakalım son toplantı tutanaklarının piyasalar üzerinde nasıl bir etki si olacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT