1. YAZARLAR

  2. Esra Akyol

  3. EN UZUN GECE
Esra Akyol

Esra Akyol

Yazarın Tüm Yazıları >

EN UZUN GECE

A+A-

Darbe neydi?

Basit tanımıyla ordunun yönetime el koyması.

15 Temmuz gecesi anladık ki darbe hiç te o kadar kolay anlatılacak bir şey değilmiş.

1960 darbesi, 

1980 darbesi,

28 Şubat 1997 post modern darbesi.

Bunlar büyüklerimizden duyduğumuz, kitaplardan okuduğumuz yaş itibariyle bizim neslin yetişemediği Türkiye’yi onlarca yıl geriye götüren ve maalesef başarıya ulaşan darbeler. Öyle belgesellerden izlediğimiz gibi, kitaplardan okuduğumuz gibi olmuyormuş darbeyi birebir yaşamak. TRT spikerinin korsan bildiriyi okuduğu an anladım darbe nasıl bir şeymiş, toplumun aklına ruhuna nasıl darbe yapılırmış. Spiker bildiriyi okuduğu an her şey bitmişti, hayat durmuştu sanki. Ama çok şükür ki başbakandan, bakanlardan, cumhurbaşkanından teker teker açıklamalar geldi. Açıklamalar geldikçe biraz olsun rahatladık, devlet görevinin başındaydı. Ama bu yetmiyordu millete de görev düşüyordu. Millet sokaklara, meydanlara çıkıp darbeyi engellemeliydi. Devletin ‘sokaklara çıkın’ çağrısına anında yanıt veren millet Türkiye’nin bir Suriye, bir Mısır olmadığını bütün dünyaya gösterdi.

Bu uğurda şu ana kadar 208 can gitti. Onların üzüntüsüyle dağlanan yüreklerimiz bu acıyı asla unutamayacak. Biz evlerimizde oturup darbe girişimini televizyondan takip ederken onlar tankların altında ezildiler, kendi beslediğimiz askerlerin sıktığı kurşunlarla can verdiler. Mekanları cennet olsun.

15 Temmuz gecesi ATM’lere koşanlar, fırınlara ekmek almaya koşanlar, benzinliklere koşanlar ya da ülkeyi terk etme planları yapanlar… Bunlar yurttan darbe girişimi manzaralarıydı. Gördük ki darbenin adını duymak bile insanları dehşete düşürmeye yetiyormuş. Tarihimizde yaşanan hem de böyle başarısız değil başarıya ulaşmış darbeler zamanında ülkemizin neler yaşadığını, hapishanelerde insanların yıllarca ne işkenceler çektiğini, ne zulümler gördüğünü biraz olsun anlayabiliriz belki. Artık bizim nesil de darbeyi ucundan kıyısından yaşamış, görmüş bir nesil olarak tarihe geçti.

Bu girişim bize bir gecede çok şey yaşattı, çok şey öğretti. O gece Türkiye’de parti diye bir şey yoktu sanki. Önce MHP lideri Devlet Bahçeli hükümetin yanında olduğunu açıkladı. Ardından diğer liderler. Sağcısı solcusu tüm ülke kenetlenmişti darbeye geçit vermemek için.

Türkiye o kara gecede darbelerden çok çektiğini ve bir daha asla yaşamak istemediğini açıkça gösterdi. Türkiye artık 1960’ın,1980’in,1997’nin Türkiye’si değil. Sürekli değişen gelişen, dünya lideri konumundaki ülkelere kafa tutabilen, İslam coğrafyasının umudu olan güçlü Türkiye’dir.

Medya, iş dünyası, muhalafet partileri 28 Şubat sürecinde olduğu gibi darbe şakşakçılığı yapmadı. Başından sonuna kadar devletine hükümetine sahip çıktı. Türkiye’de hiçbir kesim (bazı istisnalar hariç) yönetimin değişmesini,  ordunun başa geçmesini istemiyor. Darbenin kurmaca olduğunu, bütün bu yaşananların yalan olduğunu iddia edenler bu girişim başarılı olsaydı 16 Temmuz sabahı kaçacak delik ararlardı. Darbenin bir oyundan ibaret olduğunu söyleyenler,  meclisin atılan bombalarla ne hale geldiğini görmedi galiba. Kendi kendini mi bombaladı bu insanlar? Biraz akıllıca düşünün Allah aşkına.

Allah, bu millete bir daha darbeleri yaşatmasın. Çocuklarımızın geleceği için vatanımıza sahip çıkalım. Bizi bölmek isteyenlere fırsat vermeyelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT