1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Erdoğan'dan tarihi rest! Salon ayakta alkışladı
Erdoğan'dan tarihi rest! Salon ayakta alkışladı

Erdoğan'dan tarihi rest! Salon ayakta alkışladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin YPG'ye desteğini eleştirerek, "Bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları çok açık" dedi.

A+A-

AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefinde terör örgütü YPG'ye destek vermeye devam eden ABD vardı. ABD'nin YPG'ye ayırdığı bütçeyi işaret ederek "Madem ki takke düşmüştür, kel görünmüştür. Açıkça konuşmanın zamanı da gelmiştir. " diye sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan  şunları söyledi;

 "Artık hiç kimsenin DEAŞ bahanesini kullanma hakkı yoktur. Suriye ve Irak'taki DEAŞ tiyatrosunun artık sonu gelmiştir. Bunların PKK'lı olduğuna dair işaret görmedik diyenler, kör veya aptal değillerse, art niyetlidir.  bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açık.Biz elbette kasıtlı olarak onları hedef almayacağız. Ama hemen yanı başlarından başlayarak gördüğümüz her teröristi de imha edeceğiz. İşte o zaman teröristlerin yanlarında bulunmasalar kendileri için daha iyi olduğunu anlayacaklar."

Erdoğan'ın bu sözleri salonda uzunca süre ayakta alkışlandı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Ülkemizin sınırları boyunca büyük bir mücadele verdiği bir dönemde sizlere hep birlikte çok önemli görevler düşüyor. TBMM sıradan bir kurum değildir. 15 Temmuz'da darbecilerin karşısına dikilmiş bir Meclis'tir. Kahraman askerlerimiz sınırlarımızın içinde ve dışında tarihi bir mücadele yürütürken meclisimiz de üzerine düşeni yapıyor. Bugün istihdamdaki gelişmelerden, hukuki ve idari hazırlıklara kadar reform gündemimizle ilgili hususları paylaşacaktım. Bugün özellikle kurulacak, Antarktika'daki Türk üssü için çalışmalar yapmak üzere uğurlayacağımız bilim adamlarımızın çalışmalarından söz edecektim ancak dönemin öncelikli konularını milletimizle paylaşmamız gerekiyor. 

NATO EŞİTTİR ABD DEĞİLDİR

Tahammül edemeyenler bizden teröristlere teslim olmamızı istiyorlar. Bu nasıl NATO üyeliği. Biz NATO'da berabersek, NATO'nun maddeleri, hükümleri neyse Türkiye ne kadar uyuyorsa Amerika'nın da o kadar uyması gerekir. Şunun da bilinmesini istiyorum. Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olarak, NATO eşittir, ABD değildir. Tüm ülkelerin her biri ABD ile eşittir. Hepimiz aynı şekilde uymak durumundayız. Sen kalkar da YPG'yi, PYD'yi bize göre terör örgütü değildir diyorsan, NATO'da müttefikin olan ülkeye bu saldırıyorsa, NATO mensubu olarak onun karşısında durman gerekir. Ne derlerse desinler, güvenlikten sorumlu temsilcileri geldi, Dışişleri Bakanları da gelecek. Onlarla da konuşacağız. Hakka hukuka uygun şekilde yürümezse bunun adı ortak veya müttefiklik veya model ortaklık olmaz. 

KÖR YA DA APTAL DEĞİLSENİZ ART NİYETLİSİNİZ

İlk gelen haberler şu anda 550 milyon civarında parasal destek ama bunun 3 milyar dolara kadar çıkacağına yönelik de şu anda fiskoslar var. Kaç tane DEAŞ'lıyı yok ettiniz. DEAŞ'lıyı nereye sevk ettiniz. Ortada hiçbir gerçek, kabullenebilecek hiçbir vaka yok. Biz bölgede kimin kiminle birlikte olduğunu, ne yaptığını, kime hangi imkanların sağlandığını tespit ediyor, kaydediyoruz. Artık hiç kimsenin DEAŞ bahanesini kullanma hakkı yoktur. Suriye ve Irak'taki DEAŞ tiyatrosunun artık sonu gelmiştir. Bunların PKK'lı olduğuna dair işaret görmedik diyenler, kör veya aptal değillerse, art niyetlidir. 

SİZ HİÇ OSMANLI TOKADI YEMEMİŞSİNİZ

Hele hele bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açık. Türkiye’yi canlarının istedikleri gibi girip çıktıkları, her türlü hoyratlığı yapıp hesap vermedikleri yerlerle karıştırıyorlarsa çok yakında öyle olmadığını da göreceklerdir.Biz elbette kasıtlı olarak onları hedef almayacağız. Ama hemen yanı başlarından başlayarak gördüğümüz her teröristi de imha edeceğiz. İşte o zaman teröristlerin yanlarında bulunmasalar kendileri için daha iyi olduğunu anlayacaklar. 

BURADAN AMERİKA HALKINA SESLENİYORUM

Hemen yanı başlarında duranlardan başlayarak gördüğümüz her teröristi imha edeceğiz. İşte o zaman teröristlerin yanlarında bulunmasalar kendileri için daha iyi olduğunu anlayacaklar. Ben şu anda buradan Amerika halkına sesleniyorum. Amerika'nın bütçesinden çıkan bu paralar Amerika'nın halkının cebinden çıkan paralardır. Bu konuda Amerika halkının duyarlılığını da gündeme getirmek istiyorum. Şu anda milli bütçeden böyle bir paranın çıkması manidardır. Madem ki takke düşmüştür, kel görünmüştür. Açıkça konuşmanın zamanı da gelmiştir. 

FEDA EDECEK TEK BİR EVLADIMIZ YOK

Son dönemde yaşadığımız gelişmeler bazı hakikatleri dünyaya da göstermeye yetiyor. Karşımızdaki teröristlerin, görünürdeki PKK, PYD, YPG, FETÖ gerisindeki güçleri artık hiçbir şüpheye mahal olmayacak derecede tanıyoruz. Hemen yanı başımızdaki koskoca coğrafyada 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük paylaşım savaşı yaşanıyor. Birileri Türkiye'yi de bu paylaşım kavgasının bir parçası olarak görüyor. Bizim kimseye verecek ne bir karış toprağımız ne de bir hiç uğruna feda edecek tek bir evladımız yoktur. 

Dün çukur eylemlerinde ve Fırat Kalkanı'nda destan yazan kahramanlarımız bugün de Zeytin Dalı Harekatı'nda tüm insanlığa ibret olacak yiğitliklere imza atıyor. Bizim teröristlerin üstesinden geleceğimize hepsini de inlerine gömeceğimize inancımız tamdır. Bizim teröristleri besleyip semirterek üzerimize salanlarla baş etmemiz konusunda kendimize güvenimiz tamdır. 

Türkiye’nin Afrin ve civarındaki terör gruplarına yönelik harekâtı devam ederken Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi de Ege ve Akdeniz’de gerginliği tırmandırmaya devam ediyor.Konuya ilişkin AK Parti grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sanılmasın ki Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz arama ve Ege'deki kayalıklarla ilgili fırsatçı girişimler dikkatimizden kaçıyor. Kıbrıs'ta ve Ege'de haddini aşanları yanlış hesap yapmamaları konusunda buradan ikaz ediyoruz. " dedi.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti;

BUNLARIN EFELİĞİ BİZİM ORDUMUZU GÖRENE KADAR

Biz bu devlet anlayışımızı bir kenara bırakarak buyrun diyemeyiz. Bir ölürüz bin diriliriz. Bu böyle bilinmeli. Güvenlik birimlerimiz şu anda bölgedeki gelişmeleri gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapma yetkisiyle takip ediyoruz. Kıbrıs açıklarında faaliyet gösteren şirketlere Rum tarafına güvenerek hadlerirni aşmamalarını tavsiye ediyoruz. Bunların efelikleri bizim ordumuzu bizim ordumuzu gemilerimizi, uçaklarımızı görene kadardır. Bizim için Afrin neyse Ege’deki Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Zeytin Dalı operasyonunun ne kadar önemli ve doğru olduğu bölgede attığımız her adımda görülüyor. Savaş gemilerimiz, hava kuvvetlerimiz gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakından takip ediyorlar.

BİZİM İÇİN AFRİN NEYSE EGE'DEKİ HAKLARIMIZ DA ODUR

Stratejik ortağımız, müttefikimiz kalkıp da PYD'ye parasal desteği, silah yardımları yetmiyormuş gibi yapma kararı bizim de aldığımız ve alacağımız kararı etkileyecektir. Şunun iyi bilinmesi lazım. Türkiye bir çadır devleti değildir. Asırlara bani olan bir devlet anlayışımız vardır. Biz gereği neyse bunu yaparız. Bir ölürüz bin diriliriz. Bu böyle bilinmeli. Savaş gemilerimiz, hava kuvvetlerimiz gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakından takip ediyorlar.Sadece faillerini küçültür ve seviyesiz hale getirir. Türkiye tarihten, anlaşmalardan ve uluslararası hukuktan gelen haklarının takipçisi olacaktır. Bizim için Afrin neyse Kıbrıs'taki Ege'deki haklarımız da odur. Bu operasyon sebebiyle hala ülkemizi suçlayanlar önce bölgedeki tünellere, kulelere baştan aşağı silahlandırılmış köylere bir baksınlar. Eğer ortadaki görüntüye rağmen tüm bu hazırlıkların ülkemize yönelik olmadığını iddia edenler varsa artık onlara söyleyecek sözümüz yoktur. 

RUM YÖNETİMİ GERİLİMİ TIRMANDIRIYOR

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’i KKTC çevresi de dahil 13 ayrı parsele ayırarak doğal gaz aramaları için ruhsatlandırmıştı. Ancak ne Türkiye ne de KKTC bu parselizasyonu kabul etmemiş, bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğuna dair gerekli uyarıları yapmıştı. Türkiye özellikle Rumların “3. Parsel” olarak adlandırdığı bölgeye gelmelerinin ciddi bir kriz oluşturacağını bunun yapılmaması gerektiğini daha önce deklare etmişti. Rum Yönetimi buna rağmen yabancı şirketlere doğal gaz arama ruhsatı vermeye devam ediyor. Son olarak iki gün önce İtalyan şirketine ait Saipem 12000 adlı sondaj platformu KKTC’nin Gazimağusa açıklarındaki 3. parsele sondaj için geldi. Rum basınının yazdığına göre  3. parselde ilk kez yapılacak bu faaliyet için gelen sondaj platformu bölgedeki Türk savaş gemileri tarafından engellendi.

HABERE YORUM KAT