1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Eşinin antika merakından şikayetçi
Eşinin antika merakından şikayetçi

Eşinin antika merakından şikayetçi

Erzurum'un Aşkale ilçesinde, hayatının büyük bölümünü başta Osmanlı dönemi olmak üzere farklı kültürlere ait tarihi ya da eski eşya toplayarak geçiren 85 yaşındaki antika koleksiyoncusu Şengül'ün bu merakından, eşi Ayten Şengül şikayet ediyor.

A+A-

Erzurum'da, Abdulkadir Şengül'ün, 70 yıldır topladığı ve aralarında Osmanlı dönemine ait tarihi eserlerin de bulunduğu eşyalarla evini adeta antikacı dükkanına dönüştürmesi, bakım ve temizliğini yapmak zorunda kalan eşi Ayten Şengül'ü bezdirdi.

Aşkale ilçesi Yenimahalle Mahallesi'nde, eşi Ayten Şengül ile üç odalı bir evde yaşayan 5 çocuk babası Abdulkadir Şengül (85), tarihe olan ilgisi nedeniyle 70 yıl önce antika eşya toplamaya başladı.

Bu merakı yüzünden, gördüğü tüm tarihi eserleri parası yettiğince alan Şengül, iki asır öncesine uzanan tarihi eserlerin de bulunduğu bir koleksiyon oluşturdu.

Şengül, evini Osmanlı dönemine ait 180 yıllık mobilyalar ve eşya başta olmak üzere farklı kültürlere ait asırlık süt makinesi, saat, lüks lambası, baskül, marangoz aletleri, ahşap oyma biblo, gramofon, radyo ve semaverler ile çok sayıda farklı eserle doldurdu.

Hayatının büyük bölümünü tarihi ya da eski eşya toplamakla geçiren Abdulkadir Şengül'ün antika merakı, evin bu tür eşya ile dolması ve temizliklerinin güçleşmesi sebebiyle eşi Ayten Şengül'ün şikayetine sebep oluyor.

Evinin bütün odaları ile salonu bu eşyalarla dolan Ayten Şengül, 60 yıllık kader arkadaşının topladığı antika ve eski eserleri koyacak başka bir yerleri olmadığı için her gün temizleyip düzenlemek zorunda kalıyor.

"Bütün kazancımı bunlara verdim"

Abdulkadir Şengül, AA muhabirine, küçük yaştan itibaren antikaya ilgisi olduğunu, bu nedenle gördüğü güzel eşyayı aldığını söyledi.

Hayatı boyunca farklı meslek kollarında çalıştığını anlatan Şengül, "15 yaşından itibaren bu işi devam ettirdim. 85 yaşına girdim. Hala güzel bir şey bulursam alırım. Önceden burada sanat okulu yoktu, ilkokuldan başka okul da bulunmuyordu. Terziliğe başladım. 20 yıl terzilik, ardından da 30 yıl saatçilik yaptım ayrıca antikacılıkla uğraştım." diye konuştu.

Koleksiyonunda yaklaşık iki asıra yaklaşan eserler bulunduğunu aktaran Şengül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Koleksiyon içerisindeki dikiş makinem ile 30 yıl terzilik yaptım. Süt makinesi bir asırlık. Yeni makineler var ama o çok eski bir tarihe sahip. Evde kalem işi oyma sandıklar ve tablolar var. Osmanlı dönemine ait olduğunu düşündüğüm 180 yıllık bir dolap da var. Bunları yapan ustalar artık yok. Hadi satın alma bakayım, nasıl almayacaksın, alınmaz mı, elbette ki alırsın. Şahsıma ait en az 30 tane cep saati var. Tespih ve yüzükler... Ne ararsanız var. Yüzden fazla yüzüğüm var. Onu çıkarır, diğerini takarım. Koleksiyon içerisinde çok değerli antika eserler var. Bütün kazancımı bunlara verdim. Ben bunları gördükçe mutlu oluyorum. Benim asıl ilaçlarım bunlar."

Şengül, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü çok sevdiğini, onun fotoğraflarını da evinde sakladığını dile getirdi.

"Ona mutluluk veriyor, bana zahmet oluyor"

Abdulkadir Şengül'ün eşi Ayten Şengül ise eşinin evini antika eşya ile doldurmasından yakınıyor.

Ayten Şengül, antikaların sürekli olarak bakım istediğini, ilerleyen yaşı nedeniyle günlük bakımlarını yapmakta güçlük çektiğini belirtti.

Eşinin antika merakından bunaldığını ifade eden Şengül, şöyle konuştu:

"Bu antika merakı artık beni sıktı. Belli bir zamana kadar insanın hevesi, zevki olur. Ama belli bir zamandan sonra karşındakine eziyet veriyorsun. Bunlar benim için eziyet. Bunları kaldırıp indiremiyorum. Daha çok gezelim, yiyelim, içelim, çocuklarımıza gidelim istiyorum. Onların hasretliği var. Bu yaşımda silip süpürüyorum. Yapmazsan olmuyor. Her şey yerini istiyor. Pişireceksin, yıkayacaksın, toplayacaksın. Ben de temizliğe düşkünüm. Ona mutluluk veriyor ama bana da zahmet oluyor."

Vefat etmeleri durumunda bu antika eşyaların paylaşımı dolayısıyla çocukları arasında ihtilaf yaşanabileceğini savunan Şengül, "Yarın biz başımızı yere koyduğumuz zaman rahat yatmayacağız. Biri 'sen onu aldın', diğeri 'bunu bana ver, sevdim' diyecek. Hırgür çok olacak çocuklarımız arasında." diye konuştu.

HABERE YORUM KAT