1. YAZARLAR

  2. Sümeyra Arslan Kasap

  3. Evlenmeyin Eğlendirin!
Sümeyra Arslan Kasap

Sümeyra Arslan Kasap

Yazarın Tüm Yazıları >

Evlenmeyin Eğlendirin!

A+A-

“En üstün sadaka-yı cariye, evliliğe vesîle olmaktır. Zîrâ onların neslinden gelen kimselerin yaptıkları her iyilikten vesîle olana da bir ecir vardır.”

Evlilik ciddi bir müessesedir. Sağlıklı, güçlü, mutlu bir toplum için atılan ilk adımdır. Saadetin temelinde hayırlı zevc ve zevceler vardır. Öncesinde saliha bir kadın olması aslında temele yapılan ilk hamledir. Sonrasında ise salih ve saliha evlatlar zuhur edecektir. Çünkü ailede anne çok önemli bir faktördür. Dolayısıyla saliha bir anne, tertemiz beyinleri ilmek ilmek işleyerek, milli ve manevi bilgileri ilk öğretendir. Bu güzel öğretmenin himayesi altında olan Allah’ını, vatanını, bayrağını sevip, sahip çıkacak donanımlara sahip yetiştirilen çocuklar, güzide nesillerin habercisidir.

 Evlilik ciddi bir müessese dedik. Büyüklerin anlattığı evlilik hikayeleri harikulade gelmiştir her zaman. Çünkü bir haya ve edep söz konusu. Evlilik adayı gençlerin gözlerinde masum utanç ve acaba kaygısı.  Mahallenin yaramazıyla arada gidip gelen mektuplar, ve buluşacakları yeri tayin edip gizli kaçamak buluşmalar. Duygular yaşanıyordu elbette yine bir şekilde ama bir edep vardı, utanma duygusu had safhada idi.

Şimdi ise evliliklerin zar zor ayakta tutulmaya çalışıldığı şu zamanda evliliği daha beter bir hale getiren evlilik programları çok can sıkıcı ve bir o kadar da mide bulandırıcı. Çok fazla izleyici kitlesi olduğu apaçık ortada. Kimisi magazin boyutunda görerek izliyor, kimisi farklı yaşanmışlıklara şahit olmak, kimisi de gerçekten oraya çıkanları artık kendilerinden birisi olarak görerek izliyor. Show amaçlı, vakit geçirmek içinde izliyor. Yani izliyor.

Bu programlar, insanlar üzerinden para kazanma peşinde, tamamen kâr ve Show amaçlı diye düşünüyorum. Show amaçlı olup, mahremiyeti irdeleyip reyting yapma çabasında herkes. Yoksa kimseyi ilgilendirmiyor vatandaşın saadeti. Sanmıyorum ki, mutlu yuvalar, sağlam aile bağları ve ahlaklı bir nesil! için olsun tüm çabalar. Bu kadar açık ve net.   Şöyle bir incelendiğinde  programı sunan kişilerin yaşantıları ve evlilik hayatlarının ne derece sağlıklı olup olmadığı fark edilecektir zaten. Gelelim adaylara… Yediden yetmişe herkesin rahatlıkla çıkıp eş seçimi yapması ve öne sürdüğü kriterler. Günümüzde artık yanı başındakine güvende tereddüt yaşarken insan huyunu, suyunu, kültürünü tanımadan birilerine  talip olabiliyorlar. Geçmişlerine  bakılırsa derinden yara almış, psikolojisi bozuk insanlar bir çoğu.

 Programa çıkıp beğenilmeyen rağbet görmeyen erkek ve kadın hayatının ilerleyen zamanlarında nasıl sağlıklı bir psikolojiyle yaşayabilir ki?

Yoksa hayatı tiye mi alıyorlar?

Çünkü ciddilikle işleri olsa daha düzgün bir çerçeve içinde yapılan evlilikleri tercih ederlerdi. Vitrinde duran bir eşya gibi hepsi, herkes birbirine alıcı gözle!  bakıyor. İşin en kötü tarafı da vitrinde duran bir şeyin alıcısı mutlaka çıkar ve o şey her ne ise, alınır.

 Ama bu insanlar aylarca vitrinde…  

Alıcısı varla yok arası.

Kameralar karşısında olmak için de talipleri reddediyorlar olabilir mi ki diye de düşünmeden edemiyor insan.  Şehevi ve arzu dolu bakışlara mahkum olmak da cabası. Peki burada yapılan evlilikler ne kadar sağlıklı olabilir ki? Uzun süreli bir mutluluk yakalayacaklarını sanmıyorum. Aile saadeti iki tarafın karşılıklı haklarına saygılı ve bu saygıyı sevgiyle perçinlemelerine bağlıdır. Oysa adaylar birbirlerine saygıyı tamamen göz ardı ederek hamlede bulunuyorlar. Aşağılama, iftira, hakaret ve daha sonrada geldikleri nokta evlilik. Akıbetleri de ortada işte…

Mahremiyetin de fazlasıyla deşifre edildiği bu programlar, insanları adeta Mankurtlaştırmış, farkındalıklarını, hislerini yitirmelerine ve emredileni yapan bir robot haline dönüştürülmüş gibi. ‘’Bize reyting lazım ne yaparsanız yapın ama bir şeyler yapın!’’ İnsanlar üzerinden kazanç elde etmenin yanı sıra birde izleyiciyi bilinçsiz bir şekilde ekrana hapsetmek değil de ne bu?

Bu taraz programlara artık RTÜK’ün bir el atması gerekiyor. Daha faydalı programlar var. Örneğin belgeseller. En azından hayvanlar alemi daha ilginç ve de tefekkürün boyutunu da oldukça yükselten daha kaliteli bir program. İnsanlara örnek olacak o kadar çok halleri var ki.

İnsanlardan alınamayan örneği hayvanlardan almak da düşünülesi…

Selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT