Doç. Dr. Ömer Akdağ

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Fabrika ayarı

A+A-

1935'de her CHP il başkanı aynı zamanda validir. Başbakan, CHP genel sekreteridir. Cumhurbaşkanı, CHP genel başkanıdır.

Neymiş efendim, kuvvetler birliği oluyormuş (!)

Diyecekler ki, 1930’lu yıllar olağanüstü dönem, öyle mi?

1923’den 1945’e kadar olağanüstü dönem yaşadık öyle mi?

Tamam.

Şimdi de öyle değil mi?

15 Temmuz’da bir askeri darbe teşebbüsü yaşanmadı mı?

O zaman sormak gerekmez mi, Barolar birliği başkanı M. Feyzioğlu ile chp genel başkanı Kılıçdaroğlu, şu anda yaşamakta olduğumuz dönemin olağanüstü bir dönem olduğunun farkında değil mi?

Öyleyse ey sayın başbakan !

İkide bir Nazım Hikmet’e bulaşmayı bırak artık. Sen bunlara yaklaşmaya çalışıyorsun ama bunlardan aynı mukabeleyi görmüyorsun.

Şimdiye kadar olduğu gibi.

Bunlar hep böyledir.

Daha iki önceydi. HDP genel başkanını yanına alan ve bir kısım alevilerin başkanı olduğu söylenen birisi, Yavuz Sultan Selim Köprüsünden alevilerin geçmemesini istemiş.

Sonuç ne oldu?

Bunlar fabrika ayarlarına döndüler.

Türk milletinin fabrika ayarlarıyla bölücü ve sol çevrelerin fabrika ayarları farklıdır.

TÜRK MİLLETİ MÜSLÜMANDIR VE MÜSLÜMAN KALACAKTIR. Gayrimüslimlere yer var bu memlekette.

Ama azınlık olarak.

****

DEVRİMCİ”

Meşhur senarist ve yazar Vedat Türkali demiş ki, “Ben, politikacı olmakla, devrimci politika yapmak arasındaki çizginin farkındayım yalnızca. Devrimcinin hiç kuşkusuz bir ahlâkı olması gerek”.

Bu cümlenin neresini düzeltelim?

“Devrimci” politikacı olmayı kendince idealize ediyor. Türk milleti “devireni” değil inşa edeni tercih eder.

1950’den beri görmüyorsanız, ne diyeyim size?

Öteki cümlesi ise evlere şenlik; “devrimcinin hiç kuşkusuz bir ahlakı” olmalıymış.

Adam “devrimci” olacak bir de ahlakı olacak, öyle mi?

Ahlak nedir desek, “devrimciler” nasıl tarif eder bilemem.

Ama biz Müslüman Türk olarak ahlakı şöyle tarif ederiz; “Ahlak, ait olduğu milletin hissiyatına hürmet etmek, diline, dinine ve tarihine sahip çıkmaktır.”

Şimdi sormak isteriz; “devrimci” olduğunu söyleyen bir kamyon oluşum var ülkemizde. Bölücüler bu devrimciler,

Devletin düşmanı bu devrimciler.

PKK’ya sorun, o da “devrimciyim” der.

Ötekilerin “alayına” sorun, onlar da devrimciliği reddetmez.

SONUÇ OLARAK, MEDENÎ MİLLETLER DEVRİMCİ DEĞİL İNŞA EDİCİ OLUR.

Ayak takımlarına mahsustur “devrimcilik”.

TÜRK MİLLETİ BÜYÜK BİR MİLLETTİR.

MEDENİYETLER KURMUŞ BİR MİLLETTİR.

Devrimci olanın ahlakı var mıdır bilemem. Kendisine göre varsa da Türk milletine ait değildir kanaatindeyim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT