1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. “Faiz hiçbir zaman çözüm değil, üretim şart”
“Faiz hiçbir zaman çözüm değil, üretim şart”

“Faiz hiçbir zaman çözüm değil, üretim şart”

Ekonomide yaşanan dalgalanmalar sonrası Merkez Bankası’nın faiz artırma kararını değerlendiren Doç. Dr. Fatih Mehmet Öcal, “Kısa vadeli bir çözüm olabilir ancak ekonomimizin rahatlaması için yapıcı ve kalıcı çözümler üretmemiz gerekiyor” dedi.

A+A-

Merkez Bankası’nın faiz artırma kararını piyasaların beklediğini ve bu beklentinin karşılandığını dile getiren Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi İktisat Politikası Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Mehmet Öcal,  “İlk aşamada olumlu bir hareket oldu. Doların düşmesi bunu gösteriyor. Yeterli mi yetersiz mi bunu zaman gösterecek. Tek başına faizlerin artırılması kararı piyasalara kısa dönemli bir sakinleştirme sağlar. Orta ve uzun vadede beklenen sonuçları vermesi için hem maliye politikası araçları hem de merkez bankasının para politikası araçlarıyla desteklenmesi lazım.” dedi.

“KENDİMİZ ÜRETİP DÜNYAYA SATMAMIZ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yurt içinde kiralama işlemlerinde döviz kullanılmayacak” açıklamalarının da ekonomiyi rahatlatacağını dile getiren Doç. Dr. Fatih Mehmet Öcal, “Kiralama işlerinde Türk Lirası’nın kullanılacak olması de beklenen ve olumlu bir uygulamadır. Bunun da orta vadede sonuç getirmesi için ithalata dayalı büyümeye kadar giden bu zincirin kırılıp, kendi ürünlerimizi üretip, verimliliği ve katma değeri yüksek olan ürünler üretip dünya piyasalarına satabilmemiz lazım. Eğer bunları başarırsak alınan kararlar etkili olur. Değilse her gün bir paket açılır. Merkez Bankası politikalarını beklemekten kurtulamayız” şeklinde konuştu.

fatih-mehmet-ocal-002.jpg

“TALEP KISICI, ÜRETİM ARTIRICI METOTLAR GEREKİYOR”

Merkez bankasının enflasyon oranlarını tutturamaması hakkında ise Doç. Dr. Fatih Mehmet Öcal, “Cumhurbaşkanımızın anlattıklarını ben de sınıfta öğrencilerime sormuştum. Enflasyon bir tahmindir. Devalüasyon ise açıklamadır. Enflasyon belli bir dönemin sonundaki ortaya çıkan durumdur. Ancak tahmin olur. Merkez Bankası’nın bu oranları tutturamamasının sebebi piyasaların fazla paniğe kapılmaması için en iyi tarafından işletip piyasanın rahatlatmasını sağlamaktır. Enflasyonun düşmemesinin esas sebebi çekirdek enflasyonun düşürülememesidir. Çekirdek enflasyon, petrol, enerji fiyatları gibi mevsimsel faktörlerin dışında çıkan durumdur. Çekirdek enflasyon yüzde 8-9 iken TÜFE yüzde 8 olmaz. Önce çekirdek enflasyonu aşağıya çekip ondan sonra TÜFE’nin düşük olmasını bekleyeceğiz. Ülke olarak şanssızlığımız şu enerji ithal etmek zorunda olan bir ülkeyiz. Yüzde 90’ını dışarıdan alıyoruz. Petrol, doğalgaz gibi ürünlerin fiyatı yükselince bizim için olumsuz bir durum oluşuyor. Önümüzdeki dönemlerde enflasyon artık yüzde 20’li, yüzde 25’li rakamları duymaya başlayacağımız zamanlar geliyor. Bunun için artık kısa vadede talep kısıcı, uzun vadede üretim artırıcı metotlar uygulamak lazım” ifadelerini kullandı.

“ÜRETİMİ ARTIRMAK LAFTA KALMAMALIDIR”

Üretimi artırmanın sadece lafta kalmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Fatih Mehmet Öcal, “Sadece Merkez Bankası para politikaları araçlarıyla faizleri artırarak olmuyor. Bunu hem para politikası araçlarıyla hem de maliye politikası araçlarıyla paralel ve uyumlu bir şekilde uygularsak başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Bunun için de istihdam üzerindeki maliyetten düşürülmesi lazım. Fazla vergi geliri elde etmek adına kümesteki tavuklar bir yumurta verecekken iki yumurta beklemek yerine kümesin dışındaki tavukları içeriye çekmemiz lazım. Düşük vergi oranlarıyla yüksek vergi hasılatı elde etmemiz lazım. Bunu yapmadığımız müddetçe rahatlamamız geçici olarak kalır. Bu ne kadar sürecek bakacağız. Bundan sonra sorunlara, kalıcı çözümler uygulanmazsa zikzaklı şeylere hazır olalım. Fakat biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Yıllardan beri cari dengemiz negatif veriyor. Petrol ithal etmek zorunda olan bir ülkeyiz. Yapıcı ve kalıcı çözümler üretmemiz lazım. Uygulamada üreticinin üzerindeki vergileri ve vergi kaçaklarını azaltmak lazım. Kayıt dışı ekonomiyi kayıt içine çekmemiz gerekiyor. Değilse kısa vadede nefes aldık ama orta ve uzun vadede 6 ay sonra yine aynı duruma düşeriz.” dedi.

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT