1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. FETÖ'cü binbaşı: Darbe emrini cemaat imamımız verdi
FETÖ'cü binbaşı: Darbe emrini cemaat imamımız verdi

FETÖ'cü binbaşı: Darbe emrini cemaat imamımız verdi

15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmada tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen Jandarma Binbaşı Haydar Hacıpaşalıoğlu savcılık ifadesinde herşeyi itiraf etti.

A+A-

15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmada tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen Jandarma Binbaşı Haydar Hacıpaşalıoğlu, savcılık ifadesinde, "Silahlı darbeye teşebbüs olayının emrini veren kişinin cemaat imamımız, liderimiz Fethullah Gülen olduğunu söyleyebilirim" dedi.

İfadesinde, FETÖ/PDY mensuplarıyla ilk temasının ortaokul döneminde gerçekleştiğini, emekli asker dedesinin kardeşine özenerek subay olmak istediği için son sınıfta arkadaşlarının tavsiyesiyle 'üniversiteli abileri'nden ders almaya başladığını belirten Hacıpaşalıoğlu, ders çalışmak için gittiği toplantılarda yavaş yavaş dini konuların da gündeme geldiğini söyledi

Askeri okul sınavlarını kazandığını dile getiren Hacıpaşalıoğlu, "Şunu belirtmek isterim ki askeri lise giriş sınavı soruları bana direkt verilmedi ancak bana ders çalıştırdıkları sırada gösterdikleri sorular, sınavdakilere birebir benziyordu. Bu nedenle yazılı sınavı hiç zorluk yaşamadan ilk 100'e girerek kazandım. Spor müsabakalarını da kazanarak Bursa Işıklar Askeri Lisesi'ne kayıt oldum" diye konuştu. Hacıpaşalıoğlu, lisede okuduğu sırada önceleri kendisine ders çalıştıran 'Seyfullah' kod isimli kişinin, ayda veya iki ayda bir ziyaretine gelip Fethullah Gülen ve 'cemaatini' övücü sözler söylediğini, kendisini cemaate bağlı kılacak söz ve davranışlarda bulunduğunu aktararak, ailevi nedenlerle birinci sınıfı geçemediğini söyledi.

'KENDİMİZİ NASIL SAKLAYACAĞIMIZ KONUSUNDA BİLGİLENDİRME YAPIYORLARDI'

Ankara'da Kara Harp Okulu'na gidince, bu döneme kadar ilişkisini kestiği cemaatle 'Murat' kod isimli kişi sayesinde tekrar iletişime geçtiğini ifade eden Hacıpaşalıoğlu, "Çarşıya çıktığım bir gün 'Murat' kod adlı birisi yanıma gelerek, beni tanıdığını, daha önceden cemaatten olduğumu bildiğini ve beni tekrar kazanmak istediklerini söyledi. Beni ihbar ederek okuldan atılmama neden olacağı endişesiyle tekrar bu kişi ile görüşmeye başladım ve irtibatım bu şekilde devam etti" dedi.

'EŞİM SOL GÖRÜŞE SAHİP OLDUĞU İÇİN TASVİP EDİLMEDİ'

"Eşim cemaatten olmadığı ve sol görüşe sahip olduğu için cemaat abim bu evliliği tasvip etmediğini söyledi" diye Haydar Hacıpaşalıoğlu, şunları söyledi:

"Ben eşimi sevdiğimi söyledim. Eşimi tasvip etmeseler de kararlı olduğumu görünce evliliğime engel olmadılar. Eşimi cemaate kazandırmam durumunda görüşmelerimizin sıklaşacağını söylediler. Eşime cemaat mensubu olduğumu hiçbir zaman söylemedim. Zaten söyleseydim eşim sol görüşlü birisi olduğu için beni ihbar ederdi. Zira eşim CHP kökenli bir aileden gelip, sosyal demokrat dünya görüşüne sahiptir. Kendisi sürekli Fetullah Gülen ve cemaatinden hoşlanmadığını hatta nefret ettiğini söylerdi. 2 çocuğum var. Bunların isimlerinin verilmesi konusunda cemaat mensuplarınca öneri gelmişti. Cemaat mensupları kızımın ismini 'Nihal' koyalım diye teklifte bulunmuşlardı. Ben de eşime 'Kızımızın ismini Nihal koyalım mı' diye teklifte bulundum. Eşim de bana Nihal isminde bir tanıdığı bulunduğunu ve bu kişiyi sevmediğini belirterek, teklifi geri çevirdi."

'ESKİ BTK BAŞKAN YARDIMCISI  MUHTEREM ÇÖL, FETÖ ABİSİ'

Şırnak görevinin ardından 2010'da Ankara Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı'na tayin olduğunu belirten Hacıpaşalıoğlu, Ankara'da yaklaşık 5 yıl cemaat abiliğini kod adı 'Turgut' olan ve hakkında yakalama kararı bulunan eski Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkan Yardımcısı Muhterem Çöl'ün yaptığını anlattı. Çöl ile ayda ya da iki ayda bir herhangi bir iletişim aracı kullanmadan buluştuklarını, her buluşmada bir sonrakinin tarihini kararlaştırdıklarını dile getiren Hacıpaşalıoğlu, "17-25 Aralık döneminden sonra Çöl'ün isteğiyle deşifre olmamak amacıyla görüşme sıklığımız azaldı" dedi.

'OK YAYDAN ÇIKTI'

Hacıpaşalıoğlu, 14 Temmuz akşamı Muhterem Çöl'ün evinde kendisiyle görüşen bir örgüt abisinin "Artık sürecin dayanılmaz boyutlara ulaştığını, cemaat ile ilişkili kişilerin tespit edildiğini, bu kişilerin tamamının meslekten atılacağını ve yıllarca hapislerde yatırılacağını, bir şeyler yapılmazsa cemaat mensuplarının tamamen tasfiye edileceğini" anlattığını, bu kişinin "Gülen'in talimatlarıyla yarın için önemli bir faaliyet olacak" diyerek duygu dolu konuşmalar yaptığını aktardı. Bu konuşmalardan derinden etkilendiğini ve önemli bir faaliyet olacağını anladığını dile getiren Hacıpaşalıoğlu, bu kişinin verdiği 500 lirayla aldığı Android işletim sistemli telefona ''Line'' adlı bir program yüklendiğini, bundan sonra iletişimin buradan kurulacağının aktarıldığını söyledi.

'ŞANSIM OLSAYDI DARBE TEŞEBBÜSÜNE KATILMAZDIM'  

Jandarma Kurmay Binbaşı Eşref Fırat, Jandarma Kurmay Binbaşı Selçuk Dal ve Jandarma Binbaşı Uğur Çelik'in FETÖ/PDY terör örgütüne mensup olduklarını savunan Hacıpaşalıoğlu, ifadesinde bu isimlerle ilgili şunları söyledi: "Şöyle ki cemaat abisi Muhterem Çöl'ün evine bu kişilerle giderdim ve birlikte sohbet toplantıları yapardık. Biz sürekli kod isimleri üzerinden cemaat abilerimizle diyaloğa geçerdik. Cemaat abileri tarafından verilen emirleri hiçbir şekilde sorgulamazdık. Zaten cemaat içerisinde herhangi bir sorgulama yapılmasına kesinlikle izin verilmezdi.

Verilen emir ve talimatlar sorgulama yapılmaksızın yerine getirilirdi. 15 Temmuz'da gerçekleştirilmeye çalışılan silahlı darbeye teşebbüs olayının emrini veren kişinin cemaat imamımız, büyüğümüz, liderimiz Gülen olduğunu söyleyebilirim. Darbe teşebbüsü olayına karıştığım için büyük pişmanlık duymaktayım. Ben bu olayda insanların şehit olacağını düşünmemiştim. Bir şansım olsaydı kesinlikle darbe teşebbüsüne iştirak etmezdim."

HABERE YORUM KAT