1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Fıtığın genetik yönü var
Fıtığın genetik yönü var

Fıtığın genetik yönü var

Özel Büyükşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ümit Demirci, bazı ailelerin tüm fertlerinde kıkırdak yapıdaki dejenerasyonun erken yaşlarda olduğundan daha sık ve kolay bel fıtığına yakalandığını belirtti.

A+A-

Bel fıtığının, bel omurlarının arasındaki kıkırdağın aşırı zorlama nedeniyle yerinden kayarak bacaklara gelen sinirlere ve omuriliğe baskı yapması sonucu oluşan bir hastalık olduğunu söyleyen Özel Büyükşehir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ümit Demirci, “Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına; omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder” ifadelerini kullandı.

55-006.jpg

“DIŞ FAKTÖRLERE DİKKAT”

Ağır bir yükü kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dış faktörün yanında kişiye ait faktörler de bel fıtığının oluşmasında önemli rol onadığının altını çizen Demirci, “Çünkü öyle insan vardır ki 120 kilo kaldırır, hiçbir şey olmaz; öylesi de vardır ki 5 kilo kaldırır, bel fıtığı olur. Mikro düzeyde bulunan çatlaklar üzerine aşırı yük binince veya kişi yanlış bir hareket yaptığında diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur. Yani zemin hazır hale geldikten sonra bardağı taşıran son bir damla gerekmektedir ki, bu hafif bir cismi kaldırmak veya sadece öksürmek de olabilir.  Bazı ailelerin tüm fertlerinde kıkırdak yapıdaki dejenerasyon nispeten daha erken yaşlarda olmakta, dolayısıyla daha sık ve kolay bel fıtığına yakalanmaktadırlar. Öyle aileler vardır ki dedesini, babasını ve çeşitli yakın akrabalarını bel fıtığından ameliyat etmişizdir. Yani kıkırdak yapıdaki dejenerasyonun genetik bir yönünün olduğu da söylenebilir” diye konuştu.

BAŞLICA BELİRTİLERİ

Bel fıtığının başlıca belirtilerinin bacağa yayılan ağrı ve öksürmek, ıkınmak hapşırmakla ağrıda artma olduğunu vurgulayan Demirci, “Belde eğrilikler oluşabilir. Vücut refleks olarak ağrıyı hafifletmek için karşı tarafa eğilir. Sıkışan sinir kökünün beslediği alana uyan bölgede uyuşukluk, keçeleşme gibi duyu değişiklikleri. Sıkışan sinir kökünün seviye ve tarafına göre sağ veya solda ayak, parmaklar veya bacakta ortaya çıkan kuvvetsizlik refleks değişiklikleri olabilir. Bel fıtığı daha çok, Hareketsiz bir iş ve hayat tarzı, daha çok oturarak çalışmak, şişmanlık, ağır şeyler kaldırmak,  bilinçsiz spor yapmak, yanlış oturuş ve duruş alışkanlığı, sigara ve alkol kullanma, uzun süre otomobil kullanma, bedensel faaliyetlere ısınmadan başlamak birer risk faktörüdür” şeklinde konuştu.

“HİÇBİR CİSMİ UZANARAK ALINMAMALI”

Bel sağlığının korunması için kişilerin hiçbir zaman çok ağır bir yükü kaldırmaması, kaldıracaksa mutlak surette dizlerini kırarak yani çömelerek cismi yerden alması gerektiğini belirten Demirci, “Hiçbir cismi uzanarak almamalıdır. Mesela telefon çaldığında veya raftan kitap alırken uzanmamalıdır. Daima cisimlere yaklaşarak, arada mesafe bırakmaksızın almalıdır. Sağlıklı iken bel ve karın adalelerini güçlendirici egzersizler yapmalıdır. Hareketli bir hayat tarzını benimsemek yararlıdır. Günlük aktivitelerimiz esnasında vücudumuzun dikey veya yatay konumda aldığı çeşitli pozisyonlar ve beraberinde ortaya konan faaliyetin şekli bel fıtığına yakalanma riskini önemli oranda artırır veya azaltır. İnsanın dikey pozisyonda bulunması omuriliğin alt kısımlarını önemli miktarda basınç altında bırakır. Çünkü bu kısmın yukarısında yer alan tüm vücut ağırlığı birkaç santimetre karelik dar bir omur parçası üzerine biner ve bu küçük kısım tarafından taşınır” dedi.

“ÖKSÜRMEKLE BİLE HASTALIK NÜKSEDEBİLİR”

Bel fıtığı gelişiminin erken dönemlerinde konservatif tedavi adı verilen cerrahi dışı tedavi metotları uygulandığını söyleyen Demirci, “Bu safhada hastaya bütün dünyada ağrı kesici, adale gevşetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Sert yatak istirahatı tavsiye edilir. Fizik tedavi yapılabilir.  Yine ciltten birtakım farklı girişimlerde bulunulabilir. Uygun dönemde egzersiz verilebilir. Korse kullanılabilir. Gerekiyorsa psikoterapi yapılabilir. Ayrıca ameliyat gerekmeyen ve konservatif tedavi ile iyileşen hastalarda bel fıtığı kolayca nüksedebilir. Mutlaka ağır bir yük kaldırmak da gerekmez. Bazen öksürmekle bile hastalık nüksedebilir. Ameliyat olan hastalarda ise bel fıtığının aynı yerden nüksetmesi çeşitli cerrahi merkezler arasında farklı oranda olsa da genelde çok nadirdir. Fakat beldeki diğer bir mesafe de bulunan ve dejenere olan diskin nüksetmesi her zaman söz konusu olabilir. Çünkü belde bulunan fıtıklaşmış bir disk boşaltıldığı zaman geride daha dört adet sağlam disk kalmakta ve görevlerini sürdürmektedirler” ifadelerini kullandı.  

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER

HABERE YORUM KAT