1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Güçlü Aile Güçlü Toplum
Güçlü Aile Güçlü Toplum

Güçlü Aile Güçlü Toplum

İnsanlık adına; çocukları, babaları, anneleri ve aileyi savunduklarına vurgu yapan Görgülügil, “Onun için ‘Güçlü Aile Güçlü Toplum’ diyoruz. Eğer sağlıklı bir birey, huzurlu bir toplum istiyorsak öncelikle mutlu bir aileye sahip olmak zorundayız” dedi.

A+A-

İslam’ın ailedeki müstesna rolünden dolayı kadını, cemiyetin billur bir avizesi gibi gördüğüne değinen  Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Muhsin Görgülügil, “Zira o, nikâhın feyz ve nuru ile toplumu aydınlatır. Nesli ve namusu korur. Evi düzenler. Malı muhafaza eder. Aileyi ruhani neşelerle doldurur. Günah girdapları ve ahlâksızlık erozyonlarına karşı ailenin koruyucu zırhı -tabir yerindeyse- bir paratoneri gibidir. Kendisini ailesine hasreden fedakâr bir kadın; engin bir sevgiye, derin bir saygıya ve ömürlük bir teşekküre lâyıktır. Şu hiç unutulmamalıdır ki, kadınların manevi terbiyesinin ihmal edildiği toplumlarda insanlık baharı açılamaz. Kadın, gerçek değerini kaybederek sokağa düşer. Bu ise, bir pırlantanın çöp tenekesine atılması gibi talihsiz bir hâdisedir. Kadının sokağa düşmesi, aile ocağını kurutur, toplumu bir mezbelelik hâline getirir; hayat yollarını huzur ve saadet yerine cam kırıkları ile doldurur. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı evlenme ve boşanma istatistiklerini açıkladı. Evlenen çiftlerin sayısı 2017 yılında 569 bin 459 iken 2018 yılında yüzde 2,9 azalarak 553 bin 202 oldu. Kaba evlenme hızı binde 6,8 olarak gerçekleşti. Boşanan çiftlerin sayısı 2017 yılında 128 bin 411 iken 2018 yılında yüzde 10,9 artarak 142 bin 448 oldu. Evliliğin yüzde 2,9 azalmasına karşın boşanmalar yüzde 10,9 artmıştır” diye konuştu.

“ACİLEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Açıklanan rakamların toplumumuzun hücresi olan aile konusunda acilen tedbirler alınması gerektiğini ortaya koyduğuna dikkat çeken Görgülügil, “Aile mahremiyeti aileyi muhafaza eden hücredeki zar gibidir. Aileye dışarıdan müdahalelerle sadece kadın ve çocuğu ön plana çıkarıp babayı dışarıda bıraktığınızda aile mahremiyetine zarar vermiş ve aile içi  dengeleri bozmuş olursunuz. Özellikle 7 yıl önce 8 Mart 2012 de Yüce Meclisimizde yasalaşan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Medeni kanundaki bazı uygulamalarının aile yapımıza zarar verdiği için acilen gözden geçirilmesi gerekiyor. Özellikle süresiz nafakanın sınırlandırılması, çocuk haczinin kanundan çıkarılması, zinanın suç kapsamına alınması, evlilik öncesi temel eğitimin mecbur kılınması gibi tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz” dedi.

guclu-aile-2.JPG

“AİLESİZ TOPLUM PROJESİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

İstanbul Sözleşmesi ve uygulamalarının erkekliği, aileyi ve çocuk merkezli beraberliği patolojik, hastalıklı bir hal olarak gören ve erkeğe karşı ayrımcılığın, ayrımcılık olarak değerlendirilmeyeceğini açıkça ilan eden bir sözleşme olduğunun altını çizen Görgülügil, “Bu minvalde İstanbul Sözleşmesi’ni; erkeğe zulmederek kadından uzak durmaya, erkek kadın arasında rekabet ilişkisi yaratarak aile içi huzursuzluğu ve boşanmaları körüklemeye, toplumları sapkın ve çocuksuz ilişki modellerine yönlendirip nihai olarak bir nüfus kontrol mekanizması inşa etmeye çalışan emperyalist bir ‘Ailesiz Toplum Projesi’ olarak görüyoruz. Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi’nin; evlilik, aile kurma, çocuk yapma niyeti ile kadına yaklaşan erkekleri çok ağır cezalara çarptırarak evlilikten uzak durmaya zorladığı için mutlaka tekrar gözden geçirilmelidir/düzeltilmelidir” şeklinde konuştu.

“MUTLU BİR AİLEYE SAHİP OLMAK ZORUNDAYIZ”

İnsanlık adına; çocukları, babaları, anneleri ve aileyi savunduklarına vurgu yapan Görgülügil,  “Onun için ‘Güçlü Aile Güçlü Toplum’ diyoruz. Son zamanlarda bütün hücumlar kadın ve çocuklar ön plana çıkarılarak toplumun ve ailenin demiri hükmündeki erkeklere ve babalara yapılmaktadır. Eğer sağlıklı bir birey, huzurlu bir toplum istiyorsak öncelikle mutlu bir aileye sahip olmak zorundayız. Bu nedenle yukarıda anlatmaya çalıştığımız hususların Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan Sosyal Politikalar Kurulunu toplayarak 6284 ve 5395 ve İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere aileye yönelik tüm uygulamaların acilen gözden geçirilmesini ve TBMM çatısı altında bulunan siyasi partilerin de Aile ve çocuk tacizleri ile ilgili kanunlarda acilen değişikliğe gitmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“ZALİMLERİ ŞİDDETLE TEL’İN EDİYORUM”

Gündeme dair açıklamalarda yapan Görgülügil, “İlk başta milletimizin ruhunu, azmini, bağımsızlığını ve inancını destanlaştıran İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 98.yıl dönümü kutlu olsun.  Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ve vatan şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. 8 Mart Kadınlar gününü bahane ederek toplanan ne olduğu belirsiz kişiler tarafından dinimizin temel esası olan Ezanı Muhammediyeye karşı ıslık çalarak ezana karşı tavırlarını ortaya koyanlara şiddetle protesto ediyor ve kutsal değerlerimize saygılı olmaya davet ediyorum.  Yahudi askerler  tarafından Mescid-i Aksa’nın Harim-i İsmeti çiğnenerek imamlara ve ibadet eden masum sivillere saldırılmıştı. Camide ibadet eden insanlara ve din görevlilerine saldıracak kadar azgınlaşan zalimleri şiddetle tel’in ediyorum. Son olarak büyük bir zaferi gerçekleştiren milletin çocukları olmak, herkes için en büyük ve en haklı iftihar kaynağıdır. Çanakkale Deniz Zaferi, bağımsızlık, özgürlük, kardeşlik ve birlik ruhuyla verilen onurlu bir mücadelenin sonucudur. Şimdi den 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin bu gururlu gününü kutlarım” diyerek sözlerine son verdi.

YİĞİT BERKAY ÇOPUR / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT