1. YAZARLAR

  2. Hayrettin Atak

  3. Hacamat Şart!
Hayrettin Atak

Hayrettin Atak

Yazarın Tüm Yazıları >

Hacamat Şart!

A+A-

Tedavi için öncelikle hastanın hasta olduğunu kabul etmesi gerek… Tüm tahlil ve tetkiklerden sonra ayan beyan görünen bir ur bir virüs için “Yok kardeşim ne hastalığı” diye tepki veriyorsanız, ya çok iyi niyetlisinizdir, ya da kabullenemeyecek ve hayatınızı mahvedecek derecede psikolojik probleminiz vardır, ya da aşırı salaksınızdır”

“Eskiden hiçbir şey yoktu kuzum, rezildik’ diyen yaşlı nineye “sen en son 1950’de iktidar olmuş CHP iktidarını hatırlamayacak kadar gençsin; ‘Bu ülkede başörtüsü zulmü vardı, okula gidemedim’ diyen gence sen o zamanlar Üniversitede olamayacak kadar gençsin, ‘bir zamanlar bu ülkenin karakollarında işkence vardı’ diyene sen hiç o yıllarda nezarete mi düştün ki; yada ‘ekonomik krizlerle zamanında bu ülkenin anasını ağlattılar’ diyene “sen memur çocuğu değil miydin?” diye tepki vermek sorunu da ve çözümü de gerçekten algılayamamak anlamı taşıyor… Çözümler konusunda herhangi bir dertleri var mı onu da bilmiyoruz ya, neyse!  

Seçime bir ay gibi kısa bir sürenin kaldığı şu günlerde muhalefetin yaptığı da bundan başka bir şey değil. Çıktığı boks maçında değil rakibini sarsacak darbeler vurabilecek, gelen darbelere karşı gardını bile doğru dürüst almaktan aciz bir boksörden farkı yok muhalefetimizin…   

…….

Bir MHP bayrağı gördüm

Eğer iktidara gelmek gibi bir derdiniz varsa, yapacağınız yapabileceğiniz çok şey vardır demektir… Özellikle de bir ideolojiye sahip bir partiyseniz…

Bir seçim süreci sadece şikayetlerle geçiştirilebilecek bir süreç değildir. Genel Başkan olmanıza gerek yok, her partili gittiği her yeri miting alanına çevirebilir. Çalmadık kapı, sıkılmadık el bırakmazsınız. Adam adama markaj yapabilecek kadar üyeleriniz mevcut. Para ve eleman zaten bir sorun teşkil etmez, edemez… Yeter ki sizin iktidara gelmek ve bu ülke insanına hizmet etmek gibi bir derdiniz olsun…

Konya’da gözlemlediğimiz şeyde tam anlamıyla bu… Saadet Partisinin alışılagelmiş fedakarlığının dışında muhalefeti sokak, çarşı, ev hiçbir yerde göremiyorsunuz… Hatta geçenlerde Fetih Caddesinde bir MHP bayrağı görünce duygulandım, o derece yani; “Muhalefet hala nefes alıyor, ölmemiş diye...”

Böyle yazınca suçu hemen birilerine atacaklar yine… Suçlu kendilerini bir türlü anlayamayan vatandaş, kendinin battığını bir türlü anlayamayan sanayici, esnaf, az maaşla uyuşturulmuş emekli, işsizlikle sindirilmiş genç, kendilerine yer vermeyen medya, devletin imkanlarını kullanan iktidar… Yani, O ‘birileri’ kendileri dışında herkes…

Mesela Davutoğlu gibi sesi kısılana kadar şehir şehir dolaşıp kendini anlatamayan liderleri asla suçlu değildi… Hiç ortalarda görünmeyen adayları da değil mesela… MHP seçime sanki iki, CHP üç milletvekiliyle seçime gidiyor, Konya’da… Her gece rüyasında barajlar aşan Selahaddin Demirtaş’ın HDP’side  “hiç milletvekiliyle”  

Ama suçlu onlar değil, onlara yer vermeyen Medya her zamanki gibi…

O kadar da oyunu kurallarına göre oynuyorlar, yazık… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT