1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. HAİNLİK YAPMAYIN
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

HAİNLİK YAPMAYIN

A+A-

Türkiye Cumhuriyeti kuruluş bakımından aslında bir kukla devlettir. Kimin kuklası, İngilizlerin, Amerika’nın ve Emperyalistlerin daimi kuklası olmuştur. Bu kukla anlayış ne tek adam devrinde, ne Demokrat Parti devrinde, ne 60’larda, 70’lerde, 80’lerde, 90’larda başta olan hükümetlerin devrinde  bu anlayış hiç değişmemiştir. Sadece Erbakan hocanın başbakan olduğu Refah Yol hükümetinde bu anlayış değişmiştir. Hocanın İslam Birliği fikri üzerine verdiği mücadele sonucunda D8 İslam Birliği kuruldu. Zaten bu ve buna benzer çalışmalar ve fikirler sonucunda Emperyalistler ve  Siyonistlerin emriyle Erbakan hoca ve fikriyatı siyasetten silinmiştir. 28 Şubat darbesinin bir boyutu da budur. 2002 yılında AK partinin iktidara geldiği ilk dönemde uyguladığı dış politika  tamamen Amerika ve AB paralelinde sergilediği bir politikadır. Örnek verecek olursak 1 Mart tezkeresini AK parti ve Erdoğan geçmesini istiyordu. 1 Mart  tezkeresi dediğimiz olay gerçekleşmiş olsaydı Amerika Türkiye’nin güneydoğusunu tampon bölge haline getirmiş olacaktı. Orayı işgal edecekti. Türkiye tam bir bağımlı devlet olacaktı. Öyle bir bağımlı  devlet  ki  artık Emperyalistlerin sözünden çıkmayan  uydu devlet halini alacaktı. Güneydoğunun parçalanması kolaylaşıp tam Büyük İsrail Projesine uygun bir ortam oluşacaktı. Ama 1 Mart tezkeresi kıl payı geçmedi. AK partinin içindeki milli görüş kökenli milletvekilleri ve dışardan önemli mesajlar veren kanaat önderleri sayesinde bu tezkere hayata geçmedi. Tabi  ki Baykal’ın milli duruşunu da unutmuyoruz. (Aslında Baykal’ın üzerinin çizildiği gündür. Onun akabinde karşısına Sarıgül’ü çıkartıyorlar ama Baykal’a karşı zayıf kalıyor. En son Paralel Yapının kaset operasyonuyla Baykal diskalifiye edildi.) AB girmek adına yaptığımız reformlar bizim kültürümüze ters olmasına rağmen hayata geçirildi. Amerika’nın müttefiki olmamız hasebiyle Irak işgaline ve katliamlarına ciddi bir tepki verilemedi. O dönemde Erbakan hocanın yaptığı eleştirilere bakın. Hep bu konular üzerinden sert bir eleştiride bulunmuştur. Bu politik anlayış  2009 yılına kadar sürer. 2009’da Türkiye artık merkeze ümmeti, ülkenin bağımsızlığını alacak şekilde bir politika dönüşümünü gerçekleştirdi. Bunun için askeri vesayet bitirildi; MİT bağımsızlaştı. Söylemler ve gerçekleşen filler değişti.Türkiye’nin  akabinde Arap Baharında halkları ve Müslümanların yanında bir tavır koyması unutulmazdı. Erdoğan’ın Van Minite  çıkışı bu politik değişim açısından  önemli bir yer tutar. Şimdi gelelim asıl konumuza. 31 Mayıs 2010’da Gazze’ye insani yardım, insanlık, dünyaya önemli bir mesaj vermek adına yola çıkan, tarihin seyrinde çok büyük bir yeri olan, bir milat olan Mavi Marmara gemisine İsrail terör örgütü tarafından bir saldırı gerçekleşti. 10 kardeşimizi şehit ettiler.Genç olan ve gençlere önemli, kutsal bir mesaj bırakan  Furkan Doğan  şehit edildi. İsrail’in bu yaptığı saldırılar karşısında Türkiye çok sert mesajlar verip en son İsrail’le ilişkilerini  tamamen kesti. 5 yıldır İsrail’le ilişkiler kopmuş durumda. Ve geçenlerde ajanslarda gördüğümüz bir haber bizi şoke etti. İsrail ile Türkiye görüşüyormuş da  ve bunun üzerine ilişkileri düzeltmek adına bir ön anlaşmaya varmışlar. Tek tek maddeleri bir ele alalım.

 1-MAVİ MARMARA İÇİN TAZMİNAT

Yakınlaşma adımlarının önünü tıkayan en önemli faktör, Mavi Marmara tazminatıyla ilgili... 10 Türk vatandaşının yaşamını yitirdiği 2010 yılındaki baskınla ilgili olarak İsrail, Türkiye'ye 20 milyon dolar ödeyecek. Bu para hayatını kaybeden ya da yaralananların ailelerine verilmesi için özel bir fona devredilecek.

Bir kere şehit aileleri tazminat diye diretmiyor. Öyle bir dertleri yok. Sadece suçluların cezalandırılması ve Gazze’ye uygulanan ablukanın  kaldırılmasını istiyorlar. Bu yetkililer nasıl olurda onlar hakkında kendileri böyle bir karar verebiliyorlar?

 2 - BÜYÜKELÇİLER YENİDEN GÖREVE BAŞLAYACAK

İkinci olarak Türkiye ve İsrail ilişkileri normalleşecek, geri çekilen büyükelçiler yeniden gönderilecek.

 

Burada anlamadığımız mesele şu: İsrail terör örgütü sadece bir Mavi Marmara saldırısından ibaret değildir. İsrail terör örgütü kurulmadan önce, Filistinli Müslümanları öldüren, işkence eden bir çete topluluğuydu. Filistinlileri sindirip bağımsızlığını ilan ettikten sonrada zulümlerine devam etmiştir. Filistin topraklarında baskıyla yayılmaya devam etmiştir. Ve bu zaman dilimi içerisinde onlarca katliam gerçekleştirmiştir. 6 gün savaşlarında öbür Müslüman ülkelerinde topraklarının bir kısmını ele geçiren İsrail terör örgütü, katliamlarına durmadan devam etti. Sabra, Şatilla mülteci kamplarına yapılan katliamlar insanlığı bitirmiştir. Filistin’de düzenli bir şekilde devam eden katliamlar. Ramallah’a 2002 yılında  yapılan katliam. Şehit Şeyh Ahmed Yasin ve Abdulaziz El Ranti’nin şehit edilmesi. Hatta Yaser El Arafat’ın zehirlenerek şehit edilmesi. 2006 yılında Lübnan’da 33 gün savaşlarında yaptığı katliamlar. 2009 yılında Gazze’ye kurşun dökme operasyonu adıyla işlenen vahşet. 2012 yılı ve 2014 yılında Gazze’ye düzenlenen operasyonlar sonucu binlerce insanın ölmesi. Ve şimdi Gazze ve Batı Şeria’da son 2 ay içerisinde 120’den fazla insan öldürüldü. İsrail denince Siyonizm’den alıp geleceksin. Thedorl Hezl’den alıp geleceksin. Hatta peygamberlerini öldüren İsrail oğullarından alıp geleceksin. İşte bu olaya böyle geniş ve vicdani bakacaksın. Değil elçileri atamak, selam bile vermezsin.

  3-TÜRKİYE DAVALARDAN VAZGEÇECEK

Üçüncü maddeyle, Türkiye baskını gerçekleştiren İsrail askerlerine açtığı davalardan vazgeçecek. Karar, TBMM'den kanun olarak geçirilecek.

Saldırıyı yapanlar İsrail. İsrail’in Paçasını kurtaracak olan Türkiye. Üstüne meclisten böyle bir karar çıkartılacak.Bu karar için, saldırıya uğrayanlara sordunuz mu? Şehit ailelerine sordunuz mu? Bu madde tam bir fiyasko ve ihanet.

 4- HAMAS'IN TÜRKİYE'DEKİ AKTİVİTELERİ SINIRLANDIRILACAK

Dördüncü madde ise Hamas ile ilgili. Hamas'ın askeri kanadının önemli isimlerinden, İsrail'in askerlerinin kaçırılıp öldürülmesiyle ilgili suçladığı Salih El Aruri Türkiye'den sınır dışı edilecek. Hamas'ın Türkiye'deki aktiviteleri sınırlandırılacak.

Adama demezler mi hani ümmettik? Demezler mi HAMAS hani bizim kardeşimizdi? Bu şerefli mücahitlere, bu direnişi sergileyen bu dava adamlarının faaliyetleri kısıtlanacak. Türkiye’nin  o zaman neresi umut, Filistin ve İslam Alemine? Bu madde daha fazla fecaat çünkü emin olun burada Ümmete ve Filistin’e ihanet var.

  5-DOĞALGAZ İMKANLARI DEĞERLENDİRİLECEK

Beşinci madde ise en kritiği, anlaşma imzalandığı andan itibaren Türkiye ve İsrail gaz arama çalışmalarında işbirliği yapmayı, Türkiye, İsrail gazı almayı ve Avrupa’ya İsrail gazının taşınması için boru hattı inşasını kabul edecek.

Doğal gazı Azerbaycan, Kuzey Irak ve Katar’dan alacaktık? Eğer Rusya’ya karşı sergilediğimiz asil duruşu burada bozacaksak artık hiçbir işe girmeyelim. 3,4 tane doğal gaz alternatifi varken gidiyoruz İsrail’den doğal gaz alacağız. Bence bu mesele doğal gazdan öte başka bir şey……….

 

Son olarak bu ihanetin içinde olan o dışişleri yetkilileri ve bakanı direk görevden alınması lazım. Devletin en üst yetkilileri bu ihaneti onaylamasın. Bana reel politikadan bahsetmesinler. İnsanların öldüğü bir dünyada kimse cart curt etmesin. Reel politika masallarını anlatmasın.

Uzun lafın kısası:

TÜRKİYE’YE

ÜMMETE

HAİNLİK ETMEYİN         

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT