1. YAZARLAR

  2. Hamdi Bağcı

  3. HDP - BDP - PKK artık çözüm sürecinde muhatap alınamaz
Hamdi Bağcı

Hamdi Bağcı

Yazarın Tüm Yazıları >

HDP - BDP - PKK artık çözüm sürecinde muhatap alınamaz

A+A-

Dün bilanço netleşmeye başladı, HDP – BDP – PKK terörist faşistler en a 23 kardeşimizi katletti. Tarihe 6-7-8 Ekim 2014 kara bir gün olarak yazıldı.

Kara ama Türkiye’nin aydınlığı içinde bizleri aydınlatan günler.  

Selahattin Demirtaş, dün HDP - BDP - PKK terör örgütü yandaşlarına “işaretimi bekleyin!” dedi, bir taraftan da faşist – zalim – hain – cani eylemleri masumlaştırmaya çalıştı.  

Her şeyden önce şunu açıklayalım; Türkiye’de birçok şehre verilen zararların, 23 insanımızın katlinin tek ve net sorumlusu HDP – BDP – PKK terörist grubudur.

Bir kere kesinlikle artık HDP – BDP masum bir siyasi parti değildir, bununla birlikte HDP – BDP siyasetçileri de masum siyasetçiler değiller.

Gezici eşkıyalar, paralel ihanet çetesi mensupları nereden emir alıyorsa HDP – BDP – PKK’da oradan emir alıyor. Şüphemiz yok.

HDP – BDP resmen terörize olmuştur, silahlı eylem yapmıştır, insan katletmiştir, canice insanların yakılmasına, öldürülmesine vesile olmuştur.

HDP – BDP – PKK teröristleri sokakları yakıp yıkarken, marketleri, dükkânları, işyerlerini talan ederken aynı zamanda katliam yaptılar.

Mesela Adana’da, 69 yaşındaki bir vatandaşımız evinin önünde oturduğu sırada HDP – BDP – PKK teröristleri tarafından IŞİD'çi olduğu gerekçesiyle öldürülüyor. Bu vatandaşımızın tek suçu Kürtçe bilmemesi ve sakalının olması…  

Dün de yazdım, IŞİD cani tamam da HDP – BDP – PKK teröristleri masum mu?

HDP – BDP – PKK militanları da aynen IŞİD militanları gibi cani, acımasız, merhametsiz.

Saddam Kürt öldürürken Kürtler Türkiye’ye sığınmadı mı? Esed’in babası diğer katil Esed Kürt öldürürken Kürtler Türkiye’ye sığınmadı mı?

Yine aynı şekilde IŞİD Kürtleri öldürmeye başlayınca Kürtler Türkiye’ye sığınmadı mı? Öyle ise Kürtler neden Türkiye ile çatışsın?

Kobani’ye Türkiye’nin girmeyeceğini, giremeyeceğini her akıl sahibi bilir, Kürt kardeşlerimizde bilir.

Zaten çatışanlar Kürtler değil, Kürtleri istismar eden HDP – BDP – PKK teröristleridir.

Selahattin Demirtaş dün açıklama yapıyor, bu Vandalizm için “provokasyon” diyor.

Kim provoke edecek?

Senin militanların kudurmuş gibi insan katlediyor, yakıyor yıkıyor…

Bunun hesabını elbette HDP – BDP – PKK teröristleri verecekler.

Dün de yazmıştım, Selahattin Demirtaş, eş başkanlarını ve yandaşlarını da alsın gitsin, Kobani de IŞİD ile savaşsın. Kimse bunu engellemez.

Selahattin Demirtaş neymiş terörist başı Öcalan ile mesajlaşmışmış… Bu bizi niye ilgilendirsin… Selahattin Demirtaş, sen talimat verdin, teröristlerin sokakları yaktı yıktı, insanları, Müslüman Kürtleri katletti… Artık seninle bu ülkenin anlaşması ve birlikte hareket etmesi mümkün değildir.

Tabi CHP’lileri de anlamak mümkün değil. Nasıl oluyor da bu kadar saçma sapan bir politika takip edebiliyor CHP?

CHP’lilerin birisi çıkıyor teröristlerle hareket ediyor, birisi çıkıyor sokaklara insanları çağırıyor, bir başka zekâ özürlü CHP’li de çıkıp yine kışkırtıcılık yapmak için Diyanet İşleri Başkanlığının bir amblemini IŞİD ile bağlantılı hale getirmek kadar saçma sapan bir akıl tutulmasını açıklama diye konuşuyor.  

CHP’lileri anlamak mümkün değil, bu CHP’yi sevmek, bu CHP’ye oy vermek mümkün değil. CHP’nin bazı hareketleri, tavırları ne yazık ki nerede ise ihanet noktasına varmaktadır. Olacak iş mi bu? CHP ile BAS partisinin aynı fabrika tarafından üretilmiş ürünler olduğunu yazdığımda bana birçok CHP’li dostum kızmıştı, şimdi görmüyorlar mı? CHP, BAS ile aynı çizgide politika takip ediyor, iktidar için her şeyi mubah görüyor, ülke çıkarlarını takip edemiyor.

MHP gibi hareket edemiyor, ülkesine sahip çıkması gerektiğinde sahip çıkamıyor, resmen milletimize, devletimize “sadece iktidar kavgası” olmayacak düzeyde, yapılan düşmanlıklara taraf oluyor.

Elbette tarih bunları yazıyor ve elbette bunların hesabı sorulacaktır.

Neticede artık HDP – BDP – PKK teröristleri ile Türkiye hiçbir yola devam edemez.

Derhal HDP – BDP – PKK yandaşlarına vatana ihanetten dava açılmalıdır, belediye başkanlarının başkanlıkları düşürülmelidir, milletvekillerinin vekillikleri düşürülmelidir, hepsi derdest edilmelidir.

HDP – BDP artık siyasi parti değildir, bir terörist gruptur, silahlı eylem yapmıştır ve vatana ihanet etmiştir. Türkiye Cumhuriyetine karşı HDP – BDP – PKK yandaşları bağlılık hissetmemekte ve ülkemiz için milli güvenliğimiz açısından tehdit olmaktadırlar.

Bütün bunlar yapılırken HDP – BDP – PKK çizgisi Kürt kardeşlerimizden ayrılmalı, Kürt kardeşlerimiz birebir muhatap alınmalı ve yeni bir yol haritası oluşturulmalıdır.

HDP – BDP – PKK teröristlerinin derdi Kürtler değildir, HDP – BDP – PKK teröristleri Türkiye’nin etkili olmasını istemeyen bazı ülkelerin oyuncağı konumundadır ve kesinlikle Kürtler için de tehdit durumundadırlar.

Dün de yazdım, şimdi Türkiye çok önemli bir politika değişikliği yapmalı ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Kürt Aşiretleri, aileleri, sivil toplum kuruluşları ve HÜDAPAR gibi ülkesine bağlı partileri bir araya getirmeli ve bu süreci onlarla yürütmelidir.  

Kürtler de kendilerini Marksist- Leninist çizgide terörizm yapan Siyonist- Emperyalist uşaklarından kurtarmalıdır. Biz Kürtleri dindar biliriz, öyle ise nasıl olurda hayatta alnı hiçbir zaman secdeye gitmemiş HDP – BDP – PKK teröristleri Kürtleri temsil edebilir?

Buna Kürt kardeşlerimizde müsaade etmemelidir.

Bu teröristlerin yok edilmesi her şeyden önce Kürt Kardeşlerimizi oyuncak gibi gören Türkiye düşmanı güçlerin işini bitirecek, hem Doğu ve Güney Doğu artık özgür olacak, hem de kardeşliğimiz ilelebet devam edecek, güçlü millet güçlü ülke olacağız.

Özgürlüğe tamam, dil, din, kültür özgürlüğüne tamam ama terörizme müsamaha gösteremeyiz, bunu hep birlikte yapmamız gerekiyor.  

Düşmanımız Kürtler değil, Kürtler bizim kardeşimizdir, dertleri dertlerimiz ama HDP – BDP – PKK teröristleri bu ülkenin düşmanıdır ve bu teröristlere artık bir son verme zamanı gelmiş çatmıştır.

Hem de kesin bir son, yılanın başı ezilecek kadar kesin bir son, çözüm sürecinin önündeki engelleri çöpe atacak kadar kesin ve net bir son.

Kürt kardeşlerimizin özgürlüğü için buna Türkiye mecburdur…

Önümüzdeki süreçte inşaAllah, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu liderliğindeki Türkiye bunu başaracak ve Kürt Kardeşlerimizin de özgür olmasını Türkiye sağlayacaktır… Şüpheniz olmasın…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar