1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Helalleşmek isteyenleri buluşturan, fakirleri evlendiren vakıflar
Helalleşmek isteyenleri buluşturan, fakirleri evlendiren vakıflar

Helalleşmek isteyenleri buluşturan, fakirleri evlendiren vakıflar

Selçuklu ve Osmanlı döneminde, köprüler, hanlar, hamamlar, medreseler ve camiler inşa eden vakıfların yanı sıra helalleşmek isteyenleri buluşturmak, fakir bekarları evlendirmek, hayvanlara mera açmak için kurulan vakıflar da dikkati çekti- Tarihi eselerin

A+A-

ANKARA (AA) - ALİ KEMAL AKAN - Selçuklu ve Osmanlı döneminde bir yandan vakıflar eliyle köprüler, hanlar ve camiler inşa edilirken, diğer yandan üzerinde hakkı olduğunu düşündüğü insanların birbiriyle helalleşmesini sağlayan, fakir bekarları evlendiren, hayvanlara mera açan vakıflar kuruldu.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, din, dil, ırk gözetmeksizin sevgi ve merhamet etrafında tüm canlıları toplayarak hizmet etmeyi amaçlayan vakıf medeniyeti anlayışı, dengeli bir hayat inşa etmek, sosyal ilişkileri kuvvetlendirip dünyayı daha yaşanılır hale getirmek amacıyla yaşatılıyor.

"Allah'a yaklaşmayı" ve "Tüm canlılara faydalı olmayı" görev bilen vakıf medeniyeti, şehirleri güzelleştiren mimari faaliyetlerle de hayatın tüm alanında kendisine yer buluyor.

Yüzyıllar önce İslamiyetin yayılmasıyla hayata geçmeye başlayan vakıflar, tabiattaki her canlıya sahip çıkacak müesseseler kurdu. Geçmişte gönüllere giren ve bugün sadece isimleri kalan bazı vakıflar, "tarihteki ilginç vakıflar" olarak anılıyor.

Gariplere sahip çıkan, mahkumlara yardım eden, genç kızlar için çeyiz sağlayan, kimsesiz ve dul kadınlar için sığınma evleri kuran vakıflar diğer canlılara da kucak açtı. Sokak hayvanlarına ekmek veren, hayvanlara mera açan, leylekleri koruyan, yaralı kuşları tedavi eden, kışın vahşi hayvanlara yem veren vakıflar aracılığıyla tüm doğaya şefkat ve merhamet eli uzatıldı.


- Taze ekmek alıp sokak hayvanlarına dağıtıldı

Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1541'de İstanbul'da kurulan vakıf, hastalara ilaç yaparken, 1778'de kurulan Hacı Mustafa oğlu Hacı Mustafa Vakfı ise her gün taze ekmek alıp sokak hayvanlarına dağıtılmasını sağlıyordu.

İstanbulu fetheden Fatih Sultan Mehmed ise duvar yazılarının silinmesi için bir vakıf kurdurdu. Vakıf çalışanları, duvarlardaki resim ve yazıları sildi, cami, medrese, kışla, hamam ve çeşmelerin çevresinin de bakımlı kalmasını sağladı.

Edirne'de ipek böcekçiliğini geliştiren, Sivas'ta cüzzam gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanıp evlerine mahkum olanları tedavi ettiren, Amasya Gümüşhacıköy'de camileri tamir ettiren vakıflar hizmet verdi.

Sivas ve çevresinde ziraatla uğraşan çiftçiler içerisinde tarım aletleri almaya gücü yetmeyenlere çift sürmek için öküz ve teçhizat alınması için 1701'de Hattab bin Mehmed tarafından bir vakıf kuruldu.


- İstanbul'un estetiğini vakıfla korumaya çalıştılar

Hayvanlara mera açan, yaz günlerinde soğuk su dağıtan, şehit ve sahabe türbelerini tamir eden, deniz kazazedelerine yardım eden, donanmayı güçlendiren, camilerdeki saatleri tamir eden vakıflar da yine Osmanlı döneminde faaliyet gösterdi.

İzmir'de 1774'te Ahmet Ağa bin Sinan bin Hasan tarafından kurulan vakıf, insanları hacca gönderdi.

Mehmet Hayri Paşa ise İstanbul'un estetiğini korumak için vakıf yoluyla bir mücadele yürüttü. Zengin bir Osmanlı diplomatı olan Mehmet Hayri Paşa, 1903'te kendisine ait arazileri ve binaları, İstanbul'daki tarihi camilerin manzaralarının kesilmemesi ve şehre güzellik katması için vakfetti.

Osmanlı medeniyetinde misafirhane yapan, yol güvenliğini sağlayan, nehir kenarına namazgah yaptıran vakıflar da yer buldu.

Öğrenciler için de vakıflar kurularak, onların giysi ve kırtasiyelerinin temin edilmesi sağlandı, piknikler yaptırıldı.

Ankara'nın kış soğuğunda abdest için sıcak su temin eden vakfın yanı sıra Urfa'da yetimlere yazlık elbise sağlayan vakıflar, sosyal hayatın birleştirici unsuru oldu.


- Doktorların güzel huylu olmasını isteyen vakıf

Selçuklu döneminde dikkat çeken vakıflardan biri ise "Doktorların güzel huylu olması" amacıyla oluşturuldu. Anadolu Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus, 1221'de Tokat-Sivas yolu üzerindeki bir hastane için oluşturulan vakfı, görev alacak hekim ve cerrahların geçim derdinde düşmemeleri, güzel huylu ve şefkatli olmaları amacıyla kurdu.

Molla Şemseddin bin Kemal Gürani tarafından Bursa'da 1484'te kurulan vakfa hizmet edenlerin, kazandıkları sevabı, helalleşme ümidiyle, üzerilerinde hakkı olup da helalleşemediği kimselere adaması istendi.

Ayırca İkinci Selim'in kızı İsmihan Sultan tarafından kurulan vakıfla da fakir bekarlar evlendirildi.

HABERE YORUM KAT