1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. İş güvenliğinde yeni dönem başladı
İş güvenliğinde yeni dönem başladı

İş güvenliğinde yeni dönem başladı

A+A-

1 Temmuz itibariyle İş Sağlığı ve Güvenliğinde yeni bir döneme başlandığını ve son düzenlemeyle az riskli olan işler ile birlikte tek bir çalışanı olanlar bile bu kapsama girdiğini ifade eden A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Fatih Öksüz, çok yüksek miktarda cezalara maruz kalmamak işin işverenlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.

is-guvenligi-(4).jpgİş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek amacıyla 2012 yılında çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda öngörülen geçiş sürecinin son aşaması tamamlandı. Artık, kamuda ya da özel sektörde, az tehlikeli sınıfta yer alan ve 50’den az işçi çalıştıran işyerlerinde de işyeri hekimi ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanı görevlendirmek artık zorunlu hale geldi.

is-guvenligi-(1).jpg

1 Temmuz’dan itibaren bir işyerinde tek bir SGK’li çalışan dahi varsa, patronun çalışan başına aylık 10 dakika iş güvenliği uzmanı, 5 dakika işyeri hekimi bulundurması gerekiyor. Patronlar bu yükümlülüklerini dışarıdan hizmet alımı yoluyla; yani Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri (OSGB), kamu sağlık hizmeti sunucuları, işyeri hekimi belgesi olan aile hekimleri aracılığıyla da yerine getirebiliyor. Bu zorunluluğa uymayan patronları ise, sözleşme yapmadıkları işyeri hekimi için ayda 6 bin 511 lira, İSG uzmanı için ayda 6 bin 511 lira olmak üzere, toplamda aylık 13 bin 22 lira idari para cezası bekliyor. Perkem Ortak Sağlık Güvenlik Birimi olarak İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak firmalara hizmet verdiklerini söyleyen A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Fatih Öksüz, “KYS Danışmanlık adında bir yazılım firmamız var. Burada da İş Güvenliği ile ilgili bir yazılım yaptık. Şu anda Adli Tıp Kurumu tüm Türkiye’de bu yazılımı kullanıyor. İstanbul Kâğıthane Belediyesi bu yazılımı kullanıyor. Karabük Üniversitesi’ne verdik inşallah onlar da kullanmaya başlayacaklar. Konya’da ve İzmir’de Organize Sanayi bölgeleri kullanıyor. Bu program üzerinden müşterilerimize hizmet veriyoruz ve bu programı ücretsiz bir şekilde müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz. Program üzerinden müşterilerimizi takip etmiş oluyoruz. Onlar da bizleri denetlemiş oluyor. Bu program sayesinde işi kişiye bağımlılıktan kurtarmış oluyoruz.” dedi.

fatih-oksuz--(7).jpgYAPTIRIMLARI ÇOK AĞIR

1 Temmuz’dan itibaren A’dan Z’ye herkes İş sağlığı ve güvenliği kapsamına girdiğinin altını çizen Fatih Öksüz, “Bir bakkal bile yanında sigortalı bir işçi bile çalıştırsa bu kapsama girmiş oldu. 1 Temmuzdan itibaren iş yerleri İş Güvenliği Uzmanı ve İş yeri hekimi atamaları ve aylık hizmet almaları gerekiyor. Normalde risk analizlerini ve eğitim faaliyetleri gibi İş güvenliği faaliyetlerinin hepsini firmaların yaptırmaları gerekiyordu. Ama bu kanunla devlet tüm bunları firmaların yaptığını varsayıyor. Bunu da bizim gibi hizmet veren firmalar aracılığıyla ya da firmalarında İş Güvenliği Uzmanı bulundurarak yapıyorlar. İş Güvenliği aslında pahalı bir hizmet değildir. Aslında insanların çok da fazla gözünde büyütmemesi ve korkmaması gereken bir konu. Cezai yaptırımları ise çok ağır. Bu riski almaya değer mi değmez mi bunu iyi değerlendirmek gerekiyor. Az tehlikeli işlerde yaklaşık 12-13 bin lira gibi bir cezai yaptırımı var. Sadece bu uzman bir hekim bulundurmamaktan bu ceza yazılabilir. Bir de bunun üstüne risk analizi yoksa ve bir takım konularda eksiklikler varsa bu ceza katlanarak artıyor. Çünkü her bir eksiğin ayrı ayrı cezası var. Bunlarda üst üste bindiğinde ciddi rakamlar ortaya çıkabiliyor. Bu cezaları görünce de kesinlikle bu riske değmez. Hele hele işveren kendi eğitim alıp bu işi kendi halledebiliyorsa çok rahat takibini yapabilir.” şeklinde konuştu.

is-guvenligi-(2).jpg

İŞVEREN KENDİ İŞİNİ KENDİ HALLEDEBİLİR

fatih-oksuz--(5).jpg10 kişinin altında çalışanı olan firmaların İş sağlığı ve güvenliği danışmanına ihtiyaç duymadan kendilerinin halledebileceklerini belirten Öksüz, “10 kişinin altında çalışanı olan firmalar bizim gibi şirketlere ihtiyaç duymadan, İşveren ya da işveren temsilcisi Eskişehir Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nde eğitim alarak sınava girer ve sınavı da kazanırsa kendi işinin takibini yapabiliyor. Bu önemli bir ayrıntı ve dikkat edilmesi gerekiyor. Devletimiz firmalara kolaylık sağlıyor.  Bu kanunun çıkarılmasındaki ana amaç olası iş körlüğü dediğimiz olayların önüne geçmektir. Çünkü olası bir iş kazasının ve meslek hastalıklarının devletimize maliyeti çok fazla. Buradaki esas amaç bunun önüne geçebilmektir.  Az tehlikeli işlerin bu kanun kapsamına girip girmemesi gerektiği konu en çok tartışılan konular oldu. Bir bakkalı düşündüğünüzde çok fazla riskli bir işleri yok. Kendi yağında kavrulan küçük işletmeler bunlar. Binalarda çalıştırılan kapıcılar bile bu kapsama giriyor. Bazı Avrupa ülkelerinde bu iş tamamen işverenin inisiyatifine bırakılmış durumda bulunuyor. Ancak her hangi bir sorun olursa da canını yakarım diyor. Kendin de yapabilirsin dışardan da yaptırabilirsin diyor. Bazı ülkelerde de bizim gibi zorunlu. Ülkeden ülkeye değişim gösterebiliyor.   Devletin kendi açıkladığı oranlara göre tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde bile üçte bir oranında bile değil. Az tehlikeli işlerin de bu kapsama girmesiyle 1 Temmuz itibariyle bu rakamlar artacaktır.  İş Güvenlik Uzmanlarının mükelleflerini doğru bir şekilde bilgilendirmeleri gerekiyor. Devletimizin bu kanunundan sonra halkı bilinçlendirecek çalışmalar yapması ve sistemin işleyip işlemediğini takip etmesi gerekiyor. Bu bilinçlendirme çalışmasını biz yaptığımızda reklam gibi oluyor. Devlet kendi yaptığında ise durum daha farklı oluyor.” ifadelerini kullandı. 

is-guvenligi-(3).jpg

İSMAİL KOÇ

Etiketler :

HABERE YORUM KAT