1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşcı

  3. İSHAK ÖĞRETMEN YAHUT TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ
Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşcı

Prof. Dr. Ufuk Deniz Aşcı

Yazarın Tüm Yazıları >

İSHAK ÖĞRETMEN YAHUT TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ

A+A-

Malumunuz, 2017-2018 eğitim öğretim yılını daha yeni sonlandırdık. Çoğu vatandaşımız gibi ben de mezun öğrencisi olan veli konumundaydım. Karnemizi aldık, yanında başarıyı ödüllendiren diğer belgeleri de. Oğlum dördüncü sınıfı bitirdi ve dört yıl boyunca onun bir öğretmeninden çok daha fazlası olan İshak (Özdil) öğretmeninden ayrıldı. Şükriye Onsun İlkokulunun 4-L sınıfına hüzün, gözyaşı, ayrılığın sızlatan acısı hakimdi. Küçük yürekler öğretmenlerinden kopuşlarına giryelerle isyan ettiler. Beni bu yazıyı yazmaya iten sebep öğrencilerin hâlleri değil, İshak öğretmenin titreyen sesi ve gözlerine hapsedemediği damlalarıydı…

Eminim ki pek çok okulun benzer sınıflarında bunun gibi bir tablo yaşanmıştır. Önceki yazılarımda da ara ara dile getirdim; romantik olanlara saygı duyar ve hatta özenirim ama bu tablodan da realist yönüm galebe çaldı, eğitim sistemimiz hakkında çok şeyi görmemi sağladı.

Hep deriz ya, Türk eğitim sistemi öldü! Bu sistemden bir şey olmaz. Her sene bir değişiklik oluyor. Eğitimde devamlılık şart ama herkes kafasına göre bir sistem veya bir sınav getiriyor. Çocuklarımıza Arap atı muamelesi yapılıyor vs. vs. Kabul, bunların hepsine de katılıyorum, zaten katılmamak elde mi ki…

Yalnız, şuna da dikkatinizi çekmek istiyorum: Sistem değişiyor, sınıf ayarlamaları değişiyor, öğretmen seçimi değişiyor, yönetim değişiyor… Öte yandan okutulan bilgiler hep aynı kalıyor. Yani bilgilerde çok değişen bir şey yok. Yıllar geçtikçe belki çağın ruhuna uygun bazı yeni bilgiler ilave ediliyor olabilir ama temel bilgiler hep aynı. O zaman eğitim sistemindeki asıl düğümü çözecek olan kimler? Gelin ona bir bakalım…

Akademisyenler olarak, her yıl üniversiteye orta öğretimden gelen öğrencilerin seviyesindeki düşmeyi gözlemleriz. Bunu da öğretmenlerimize anlatırız. Onlar da sistemden, millî eğitimdeki yanlışlıklardan, yönetimlerdeki egolardan… bahsederler. Öğretmenleri suçlamıyorum tabi ki, yerden göğe kadar haklılar. İşin içindeler ve sorunları bir bir biliyorlar. O zaman okul yönetimleri mi yanlış yapıyor, diye sorguladığımızda; okulu için, daha kaliteli eğitim için velilerden para dilenmek zorunda kalan, farklı kurumlardan malzeme toplayan fedakâr müdürlerimize, müdür yardımcılarımıza da bir şey diyemiyor, azıcık vicdanı olan bir insan… O zaman ne yapmamız gerekiyor? Suçlu kim? Nasıl düzelecek bu millî eğitim? Şimdi sıkı durun değerli okurlarım, keza bu soruların cevabını ben buldum!

Çare İshak Öğretmen!

Neden mi? İzah edeyim efendim. Dört yıl boyunca bize, yanı öğrencilerinin velilerine “ne yapayım, olmuyor! Sistem çok kötü, yönetim işlerimizi aksatıyor. Aldığımız maaş ortada! Sınıfımız da kalabalık, üstelik topluma kazandırılması gereken bir de engelli öğrencim var. Kusuruma bakmayın…” demedi.

Çocuklarımızın her dertleriyle ilgilendi. Gece 12.00’de bile arayıp çocuklarımızın sorununu konuşabildik. Sistemsel tıkanmaları onun pratik çözümleriyle aştık. Geçici tedbirlerle çocuklarımızın eksik eğitim almalarını önledik. Onun ve onun gibi çalışkan, üreten öğretmenlerimiz sayesinde Erasmus programları uygulandı ve çocuklarımız Almanya’ya, Finlandiya’ya, İspanya’ya… gittiler. Bilimsel sunumlar yapıp farklı kültürlerde yetişmiş çocukları tanıdılar. Akademik başarıları öyle üst seviyede ki çocuklarımız özel okul sınavlarında çok iyi derecede burslar kazandı. Daha aklıma gelmeyen neler neler… Biz ebeveynler bile bazen çocuklarımıza tahammül edemeyip onu aradık ve dertleştik. Bizi de sakinleştirdi, onların daha çocuk olduğunu bize hatırlattı. Ve değerli okurlarım, bütün bunlar bir “devlet okulunda” oldu: Şükriye Onsun İlkokulunda, 4-L sınıfında…

Burada İshak Öğretmen bir sembol isimdir. Daha tanımadığım nice İshaklar, Ayşeler var bu ülkede. Onların özverileriyle “Büyük Türkiye” olma sevdamız canlı kalıyor. İshak Öğretmen gibi her şeyini sınıfındaki öğrencilerine adamış bir “Kahraman Öğretmenin” varsa, gerisi teferruattır. Hele ki sistemin insana göre kurulduğu Türkiye’de, bir öğretmen güneş gibi doğabilir sınıfında.

Seni ve senin gibileri asla unutmayacak öğrencilerin, onların velileri, bu ülke ve yüce Allah, İshak Hocam. Bu millette kahramanlar nasıl bitmiyorsa Mahmut Hocalar da bitmeyecek, ben bunun canlı şahidiyim. Onun için çok seviyorum milletimi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum