1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. İslam Ordusunun Suriye’ye müdahalesine doğru
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

İslam Ordusunun Suriye’ye müdahalesine doğru

A+A-

Suriye’de ayaklanmaların çıkmasının sebebi  Suriye halkının yaklaşık yarım asırlık bir diktatörlükten  kurtulmak istemesinin  ortaya çıkardığı  bir kıyamdı. Suriye halkı özgürlük, refah, adalet, huzur ve yaşanabilecek bir ülke istiyordu.  Esed deccalinin yolsuzluklarından, Müslümanları işkence, katliamlarla sindirmesi, Suriye’deki  şehirleri bir gecede yok etmeleri ; Suriye halkının isyan etmesinin en önemli sebeplerindendir. Halbuki Suriye halkının  istedikleri   Avrupa halklarının, Amerika halkının, Rusların ve dünyada  çoğu halkların yaşadığı durumlardan  aynısından yaşamak ve faydalanmak istiyorlardı. Suriye halkı demokrasi istiyordu, yöneticilerini kendileri belirlemeyi arzuluyorlardı, tıpkı nasıl biz belediye başkanımızı, Başbakanımızı, Cumhurbaşkanımızı nasıl seçiyorsak onlarda bu nimeti, milli iradeyi  istiyorlardı. Bizim yöneticilerimiz nasıl hata yaptıklarında, yolsuzluk yaptığında, ülkeyi ve ekonomiyi kötü idare ettiklerinde nasıl hesap veriyorlarsa  Suriye halkı da  kendi yöneticilerinin haklı olarak kendilerine hesap vermesini  istiyorlardı. İstedikleri tamamen insani ve doğal şeylerdi. Peki buna karşı Esed zalimce, azgınca, deccalce  katliamlar gerçekleştiriyor,  insanları açlıktan öldürme politikaları uyguluyor, her türlü bombalarla insanlara yaşama hakkı tanımıyor, şehirleri ve kültürleri yok ediyor. Sonra Hizbulhaşhaş (Hizbuldeccal), İran, Rusya bu mazlum halka karşı adice cinayetlere girişiyor ve katliamlar devam etmekte. 3 tane kahraman, şanlı Suriyeliyle görüştüm. İkisi gazeteci biri akademisyen. Akademisyen olan İslam Hukuku profesörü ayrıca muhalif olan  değerli hocam Cemal Mübeyyiddin dediği, gazeteci olan Sami Neser  ve Hüseyin Bozan ağabeylerin  ortak söyledikleri  mesajları şu: Biz Suriye halkı olarak sadece normal insanlar nasıl yaşıyorsa bizde öyle yaşamak istiyoruz. Yani bizler gibi yaşamak istiyor. Ama zalim dünya bunu çok gördü Müslüman Suriye halkına. Aslında Suriye’de insanlık öldü. İnsanlık kimyasal silah saldırısına uğradı. İnsanlık açlıktan öldü. İnsanlık o vahşi işkenceleri gördü. Öyle bir durum ki Suriye manzarası, bizlere sanki dünya  kıyamete susamış bir hal içerisinde gözüküyor. Bu durum içerisinde Türkiye’nin hamlelerine ve yapmadıklarına gelelim: Türkiye haklı olarak zalim ve diktatör Esedin gitmesini istiyor. Bunun adına Suriyeli muhaliflere destek verdi. Mazlum Suriye halkına kapılarını açtı. Esedin ilk başlarda siyasi bir süreç içersinde gitmesini istedi ama Esedin arkasındaki Rusya ve İran faktörlerinden dolayı askeri bir çözüme evirildi politikası. Ama Türkiye dış politikada büyük bir hatası da Amerika’ya çok güvenmesiydi. Türkiye Amerika’nın Esede askeri müdahalede bulunup Esedi indirip Muhalifleri iktidara getireceğini sandı. Halbuki her şuurlu Müslüman Amerika’nın 15 Mart 2011’den beri Esedi iktidardan indirmeyeceğini biliyordu. Hatta Esedin iktidarda kalmasını istiyordu. Amerika Esedin düşmesini hiçbir zaman istemedi ve halende istemiyor. Türkiye bu faktörü ancak Esedin Doğu Guta bölgesine kimyasal silah saldırısında 1500 Müslüman’ın şehit olmasından sonra Amerika ve NATO’nun Esede müdahale edeceğini sandılar ama müdahale etmediler. Amerika  Saddam’ın olmayan kimyasal silahlarından dolayı Irak’ı işgal etmişti. Sonra özür dileriz kimyasal silah bulamadık dediler. Esedin göstere göstere kullandığı kimyasal silah karşında ise hiçbir şey yapmadı. Amerika’nın kırmızı çizgisi kimyasal silahlar değildir; kırmızı çizgisi menfaatidir. Türkiye işte o anda  büyük bir hata yaptığının farkına vardı. Çünkü Suriyeli muhalifler 2013 yılının ağustos ayına kadar Suriye’de çok hızlı ilerleyip Suriye’nin %80’inini ele geçirmişlerdi. İşin sadece final bölümü kalmıştı; bu final bölümünde muhaliflerin  en büyük sıkıntısı  hava saldırılarına karşı korunaksız olmasıydı. Bunun için muhalifler İslam Alemine haykırarak  uçaksavar füzeleri istiyorlardı. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT