1. HABERLER

  2. KONYA

  3. İsmail Yaşa: Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletsiz sisteme başkaldırdı
İsmail Yaşa: Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletsiz sisteme başkaldırdı

İsmail Yaşa: Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletsiz sisteme başkaldırdı

Ortadoğu Uzmanı Gazeteci İsmail Yaşa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı konuşmanın dünya vicdanını yansıttığını söyledi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı konuşmanın dünya vicdanını yansıttığını söyleyen İsmail Yaşa, “Erdoğan’ın, ‘Dünya beşten büyüktür’ cümlesi artık dünya tarafından kabul edilen bir cümle oldu. Erdoğan, sürekli üzerine basa basa ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek dünyanın geri kalanının ve mazlumların da bayraktarlığını yapıyor. Bu vesileyle de dünyadaki bu adaletsiz sisteme karşı olan yığınların liderliğini yürütüyor. Konuşmasıyla, dünyanın farklı ülkelerinde çok farklı boyutlarda destek buldu Cumhurbaşkanı Erdoğan” diye konuştu.

Ortadoğu Uzmanı Gazeteci İsmail Yaşa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın ayrıntılarını gazetemize yaptığı açıklamalarla ele aldı. Erdoğan’ın gündeme getirdiği konuların dünyanın farklı ülkelerinde önemli yankılar uyandırdığını dile getiren Yaşa, “Sayın Erdoğan’ın BM’de dile getirdiği meseleler ilk defa gündeme taşıdığı meseleler değil. Daha önce de çeşitli vesilelerle aynı konuları gündeme getiriyordu fakat BM kürsüsünden ve bu kadar derli toplu, kapsamlı bir şekilde dile getirmesi gerçekten isabetli oldu. Çünkü BM Genel Kurulu’nda yapılan konuşmalar sadece konuşmayı yapan ülke liderinin medyasında değil, dünya medyası tarafından aktarılarak daha fazla kişiye ulaşıyor. Bu vesileyle aynı görüşler daha derli toplu şekilde dünya kamuoyuna yeniden ilan edilmiş oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması dünya vicdanını yansıtıyor. Erdoğan’ın, ‘Dünya beşten büyüktür’ cümlesi artık dünya tarafından kabul edilen bir cümle oldu. Erdoğan bu cümleyi bir kez, iki kez söyleyip bir kenara çekilmedi. Erdoğan, sürekli üzerine basa basa ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek dünyanın geri kalanının bayraktarlığını yapıyor. Her defasında dünya sisteminin adaletsizliğini vurguluyor. Bu vesileyle de dünyadaki bu adaletsiz sisteme karşı olan yığınların liderliğini yürütüyor. Farklı ülkelerde yaşayan aktivistler, gazeteciler ve vatandaşların, Erdoğan’ın BM’de yaptığı konuşmaya tepkileri olumlu yönde. Konuşmasıyla, dünyanın farklı ülkelerinde çok farklı boyutlarda destek buldu Cumhurbaşkanı Erdoğan” diye konuştu.

“ERDOĞAN’IN AÇIKLAMALARINDAN RAHATSIZ OLDULAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsünden dile getirdiği bazı konuların birtakım ülkeleri rahatsız ettiğine de değinen Yaşa, “Ortadoğu’da İsrail, Mısır, Suudi Arabistan, BAE gibi ülkeler Erdoğan’ın açıklamalarından rahatsız oldular. Onların medyaları elbette bundan rahatsızlık duyacaklar. Çünkü Erdoğan, Mursi’yi dile getirdi, Cemal Kaşıkçı’yı dile getirdi. İsrail’in rahatsızlığı gayet normal, çünkü Erdoğan orada sadece İsrail’in açgözlülüğünü, işgalciliğini dile getirmekle kalmadı; kameralara o haritayı göstererek, meselenin hafızalara kazınmasını sağladı. Bu elbette İsrail’i rahatsız edecektir” diye konuştu.

“PAKİSTAN’A İSLAM DÜNYASINDA SADECE TÜRKİYE DESTEK VERİYOR”

Pakistan’a İslam dünyasında sadece Türkiye’nin destek verdiğini söyleyen Yaşa, “Pakistan’ın, Keşmir meselesinden dolayı Türkiye’ye teşekkür etmesi beklenen bir şey. İslam dünyasında ve Arap ülkelerinde Hindistan’la ilişkilerini düşünerek hareket ediyor bazı ülkeler. Mesela BAE’nin Hindistan’la ilişkileri çok iyi bu nedenle Pakistan’a destek vermiyor. Suudi Arabistan’dan da sanırım yeterli desteği bulamadı Pakistan. Geçenlerde Türkiye’yi ziyaret etmişti Pakistan Devlet Başkanı Imran Khan. Cumhurbaşkanı Erdoğan da önümüzdeki günlerde Pakistan’ı ziyaret edecek. İki ülkenin ilişkileri de gayet iyi gidiyor. Keşmir konusunda Pakistan’a en net desteği Türkiye verdiği için Pakistan’ın teşekkür etmesi de normal. Ayrıca Malezya Devlet Başkanı Mahatül Muhammet’in; Malezya, Pakistan ve Türkiye ile üçlü dayanışma ortaklığı kurulması yönünde teklifi vardı. Erdoğan’ın Pakistan ziyaretinde bu konu da gündeme gelecektir” dedi.

“GÜVENLİ BÖLGE MESELESİNDE AVRUPA’YI UYARDI”

Avrupa ülkelerinin mülteci akınından çok korktuğunu dile getiren Yaşa,” “Onların düşüncesine göre mülteciler Avrupa’nın temellerini sarsıyor. Avrupalılar, mülteci akınından çok korkuyorlar. Dolayısıyla Türkiye’yle bir geri kabul anlaşması yapılmıştı geçtiğimiz yıllarda. Türkiye, mülteci akınını büyük oranda durdurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan BM’de yaptığı konuşmayla özet olarak Avrupa’ya diyor ki; mesela İdlib’de ortaya çıkan bir sıkıntı durumunda oluşacak bir mülteci akınını biz durduramayız. Bu kadar yükü kaldıramayız. Kapıları açacağız ve size de mülteci akını olacak. Bu sadece Türkiye’nin sorunu olmayacak. Bu soruna bir çözüm bulacaksak hep birlikte bulmalıyız diyor. Türkiye, Avrupa’ya karşı, üzerine düşen sorumluluğu yaptığını gösteriyor özetle. Bunu niye yapıyor Türkiye? Birincisi İdlib’de Rusya ve Suriye rejimine karşı yalnız kalmamak için. Yani Avrupa’nın da orada rejime karşı Türkiye’nin yanında yer alması için yapıyor. Çünkü İblib’in rejim tarafından ele geçirilmesi demek mülteci akını demek. Türkiye buna izin vermeyeceğini yüksek perdeden birkaç kez dile getirdi. İkincisi de güvenli bölge meselesi. Türkiye bu konuda diyor ki Avrupalılara; eğer biz orada güvenli bölgeyi kurup, güvenli şehirler inşaa edersek, hem Türkiye’den 1 milyon veya daha fazla mülteci oraya döner hem de Avrupada’daki mülteci yükü de hafifler. Dolayısıyla güvenli bölge ile mültecilerin kendi ülkelerine dönmesi hem bizi rahatlatır hem sizi rahatlatır. Yani özet olarak güvenli bölgenin kurulmasına ABD’nin ayak diretmesine izin vermeyin siz de bize destek olun diyor. Geçtiğimiz günlerde Merkel de Erdoğan’la görüşmesinde güvenli bölgeye destek verdiğine dair açıklama yapmıştı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsünden Avrupa’ya söylemek istediği şeyler bunlar. Bu konuda asıl muhatap Avrupa ülkeleri” diye konuştu.

“SİSİ, MISIR’IN BAŞINA GELMİŞ EN BÜYÜK FELAKETLERDEN BİRİ”

Mısır ordusu, istihbaratı ve güvenlik güçleri içerisindeki kanatlar arasında bir anlaşmazlık ve çatışma olduğunu düşünüyorum. Sisi Newyork’tayken birtakım bilgilerin sızdırılması, gösterilerin düzenlenmesi ve bu gösterilere güvenlik güçlerinin geçmişte gördüğümüz sertlikte müdahale etmemesi göz önünde bulundurulunca bu sonuca varılıyor. İç bürokraside Sisi’den bir rahatsızlık ve memnuniyetsiz olduğu anlaşılıyor. Fakat bundan sonraki süreçte birilerinin araya girmesiyle bir anlaşma zemini oluşur mu yoksa Sisi gider mi onu önümüzdeki günler gösterecek. Donald Trump şimdilik Sisi’ye sahip çıkıyor ama küresel güçlerin burada istediği olacak diye bir şey yok. Mısır’ın kendi iç dinamikleri de önemli. Sisi’nin gitme ihtimali var, çünkü çok yıprandı. Sisi’den sonra gelen iyi mi olur, kötü mü olur bilinmez. Darbeye darbe yapılmış dahi olsa, Sisi’den sonrasının daha iyi olma ihtimali nedir göreceğiz. Ama şu var ki; en azından Türkiye ile Mısır ilişkilerinin daha iyi olma ihtimali var. Bundan sonraki süreçte Sisi kadar kötü biri de gelebilir ama iyi bir isim de gelebilir. Mısır halkının bir demokrasi ve özgürlük mücadelesi var. Bu mücadeleyi Mısır halkı verecek. Ben olaya iyimser bakıyorum. Eğer Sisi’den sonra Türkiye düşmanlığı yapmayacak bir isim gelirse Mısır’ın başına, bu Türkiye için bir fırsat olabilir. Doğu Akdeniz’de de elimiz rahatlar. İki ülkenin çıkarları da örtüşüyor. Mısır’ın, İsrail, Yunanistan ve Rum Kesimi saflarında yer alması Mısır’ın çıkarlarına aykırı. Fakat Sisi sırf Türkiye düşmanlığı yüzünden bu ülkelerin yanında saf tutuyor. Fakat bu değişebilir. Biz daha önce Mısır’la Akdeniz’de birlikte tatbikat yaptık. Sisi, Mısır’ın başına gelmiş en büyük felaketlerden biridir. Fakat biz bundan sonraki süreç için ümitliyiz” ifadelerini kullandı.

SEYFULLAH KOYUNCU / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT