1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. İstanbul Ticaret Odası Perakende Komite toplantısı
İstanbul Ticaret Odası Perakende Komite toplantısı

İstanbul Ticaret Odası Perakende Komite toplantısı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhtarlıklar ve Gıda Daire Başkanı Bayram Ali Çakıroğlu:- "Türkiye'de gıda çok daha profesyonel tesisler içinde, ölçek ekonomisini kullanabilecek şekilde ticarete konu edilecek"- İstanbul İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı N

A+A-

İSTANBUL (AA) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhtarlıklar ve Gıda Daire Başkanı Bayram Ali Çakıroğlu, "Türkiye'de gıda çok daha profesyonel tesisler içinde, ölçek ekonomisini kullanabilecek şekilde ticarete konu edilecek." dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Perakende Komitesi toplantısı sektör yetkilileri ve komite üyelerinin katılımıyla Cemile Sultan Korusu'nda gerçekleştirildi.

Toplantıya katılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhtarlıklar ve Gıda Daire Başkanı Bayram Ali Çakıroğlu, yaklaşık 1,5 sene önce İstanbul Gıda Merkezi projesine ilişkin sektör paydaşlarına bir sunum yaptığını hatırlatarak, projede gelinen noktaya ilişkin bilgi verdi.

Projenin avantajlarına değinen Çakıroğlu, şunları kaydetti:

"İstanbul Gıda Merkezi ile alakalı yapılan çalışmalarda iki farklı kol üzerinde çalışma yaptık. Biri Gıda Merkezi'nin yasayla tesisleşmesiydi diğeri de fiziki olarak tesisin yapılması ile ilgili sürecin devamlılığının sağlanmasıydı. Kısa zamanda İstanbul için hayal ettiğimiz Gıda Merkezi ile alakalı sistemi Türkiye projesi olarak uygulamaya alacağız.

Türkiye'de gıda çok daha profesyonel tesisler içinde, ölçek ekonomisini kullanabilecek şekilde ticarete konu edilecek. Özetle, Bayrampaşa'ya gelip, meyve-sebze alıp, tan tarafta kuru gıda sitesine geçip onu aldıktan sonra, 30 kilometre ötede balık haline gitmeyeceksiniz. Aynı lokasyona geldiğinizde bir taraftan kuru gıdanızı alırken bir taraftan da diğerinden su-süt ürününü alır hale getireceğiz."

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Nazif Koca, tarladan sofraya güvenilir gıdayı sunma kısmının otorite ayağını yürüttüklerine işaret ederek, tüketicilerin güvenilir gıdaya ulaşması için çalıştıklarını söyledi.

İstanbul'da yaklaşık 110 bin tane gıda işletmesi bulunduğunu bildiren Koca, şu bilgileri verdi:

"Bu sene itibarıyla 190 bin denetim yaptık. Biz denetim yaparken tüketici adına yapıyoruz, mutlaka idari yaptırımlarımız olacaktır ama sevindirici olan yüzde 1-2'ler civarında bir idari yaptırım uygulamışız bu sene. 27 bin civarında market satışı denetimi yapılmış. Bu zorlu süreçte hakikaten iyiye gidiyoruz, yüzde 1-2 civarındaki idari yaptırım bunu gösteriyor."


- "Tekelcilik, yerel markaların da yok olmasına sebep oluyor"


Gıda İhtisas Komisyon Başkanı Ahmet Özer, tekelciliğin piyasaya olan zararından bahsederek, bu yüzden yaşanan yaşanan fiyat sıçramalarına ve tekelciliğin piyasaya olası etkilerine değindi.

Tekelciliğin ürünsel krizlere de sebep olduğunu dile getiren Özer, "Tekelcilik, yerel markaların da yok olmasına sebep oluyor. Bu süreci ne yazık ki yaşamak zorunda kaldık, belli ki bir süre daha yaşayacağız. Türkiye'nin perakende geleceği açısından yaşanan sürecin yerel ve milli şekilde gelişmesi için mücadele edip, kanuni çerçevede bu yönde gelişme kaydetmeliyiz." ifadelerini kullandı.


- "Marketçiler, fırsatçı, stokçu gibi kavramlarla töhmet altında bırakılmamalı"


İTO 1 nolu Perakende Komitesi Başkanı İsa Albayrak, perakende sektörü denilince akla sadece gıda perakendesinin gelmemesi gerektiğini dile getirerek, sektörün yüzde 65 gıda perakendesininden, yüzde 35'inin ise diğer perakendecilerden oluştuğunu söyledi.

Son dönemde yaşadıklara sıkıntılara işaret eden Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Özellikle bu yıl ve son 3 ayda izlediğimiz okuduğumuz haberlerde, marketlerin konu edilmediği haber bülteni yok. Sektörümüz için stokçu, fırsatçı gibi sıfatlarla marketlerimizin töhmet altında alınmasına üzüldük. Şu bilinmeli ki, marketler üretim ve imalat yeri değil, marketler yüzde 90 hizmet ve ticaret üretiyor.

Üretici tarafında yapılan fiyat artışlarını dikkate almadan bazı yayın organlarında marketlerin fahiş artışlar yaptığı dile getiriliyor. Oysa üretici tarafında yapılan artışlar marketçiler tarafından fiyatlara yansıtılmadı. Sektör içinde bir takım yanlış uygulamarı yapan işletmeler elbette mevcuttur ancak market üreticilerinin kamuoyunda tamamen yıpratılmaya çalışılmasını tehlikeli buluyoruz tasvip etmiyoruz. Bir kaç işletme yüzünden marketçiler, fırsatçı, stokçu gibi kavramlarla töhmet altında bırakılmamalı."

"Ürün tarlada şu kadar market rafında bu kadar." haberlerine karşı çıkan Albayrak, bunun tek sebebinin marketçilermiş gibi gösterilmesinin doğru olmadığını vurguladı.

Ekmek fiyatlarında yaşanan tartışmalara da değinen Albayrak, bu konuda fırıncıların maliyetlerinin yüksekliğine işaret ederek, buna yönelik bir bilgilendirme sunumu yaptı.


- "Türkiye'de günlük asgari 250-300 ton poşet tüketiliyor, tonunu bin 700 dolardan ithal ediyoruz"


İTO Meclis Üyesi Mahmut Kara, alışverişlerde kullanılan poşetlerin 1 Ocak 2019'da ücretli hale gelmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Avrupa'da hali hazırda uygulamanın bu şekilde olduğunu anımsatan Kara, poşet kullanımının çevreye zararlarına işaret etti. Kamuya yük boyutuna da değinen Kara, şunları söyledi:

"Poşet ithal ettiğimiz bir ürün. Türkiye'nin ihracat-ithalat dengesi göz önünde bulundurulduğunda, ülke ekonomisine verdiği zarar ortada. Yine poşetin şirketler için verimlilik ve israf konusundaki zararını da görmek lazım. Yaptığımız araştırmaya göre Türkiye'de günlük asgari 250-300 ton poşet tüketiliyor, bunun tonunu bin 700 dolardan ithal ediyoruz.

4 kişilik bir ailenin ayda 750 lira mutfak alışverişi yaptığını hesaplarsak, bu durumda günlük 250 ton poşetin kullanılması halinde ortaya devasa bir rakam çıkıyor. Doğanın kaynakları ilelebet sınırsız olamaz. Asıl amacımız tüketiciyi bez torbaya yönlendirmek, poşet kullanımından vazgeçirmek. Şu an tüketici poşete para vermediği için alabildiğine harcıyor."


HABERE YORUM KAT