Doç. Dr. Ömer Akdağ

Doç. Dr. Ömer Akdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

KİMLİK

A+A-

Devlet-millet bütünlüğü Türk tarihinin aslî hususiyetidir. Devlet, milletin tüzel halidir ve hükmî şahsiyet şeklini almış vaziyetini temsil eder. Devleti temsil eden makamda bulunanlar, hayat tarzı bakımından milletin müşterek değerlerine mütenasip olmak mecburiyetindedirler. Aksi takdirde devlet-millet bütünlüğü sağlanamaz.

Dünyanın takdir ettiği fakat bizdeki “sapı bizden baltaların” daima kirli ağızlarında hakarete maruz kalan Türk hakanı Sultan II. Abdulhamid’in kızı Şadiye Sultan anlatıyor;

“Babam içki içmez, içenleri hoş görmezdi. Saraya sokulmasını da yasak etmişti. Sıhhatliydi. Sağlam bir bünyesi ve idmanlı bir vücudu vardı. Küçüklüğümde onun bir defa hastalandığını hatırlarım. Çok az uyurdu. Şafaktan önce kalkardı, beş vakit namazını kılar, daima Kur’an-ı Kerim ve Buhari Şerif okurdu. Abdestsiz yere basmazdı”…

 

İttihatçılar ve daha sonra İttihatçı artıkları, öteden beri devam etmekte olan bu Türk töresini darmadağın etmişlerdir. İçki, alenî hale getirilmiştir. Güneş doğmadan kalkmak bir yana, geceler “sofralarda” demlenerek, gündüzleri de uyumak moda haline gelmiştir. Kur’an-ı Kerim’e gelince; Türkçe ibadet, tangırtulu tungurtulu ezan, camilerin boşaltılması ve maksat dışı kullanılması gırıla gitmiştir….

TÜRK MİLLETİ BÜTÜN BUNLARA TAHAMMÜL ETMİŞ VE 1950’DEN SONRA CEVABINI VERMİŞTİR.

TÜRK MİLLETİ ASLÎ HÜVİYETİNE YAKLAŞTIKTA CANLACAK VE ÖZ KİMLİĞİNE KAVUŞUNCA ŞAHLANACAKTIR…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT