1. YAZARLAR

  2. Said Bulut

  3. Kitleleri Kandırma Politikasında: İsrail Ve İran Oyunu
Said Bulut

Said Bulut

Yazarın Tüm Yazıları >

Kitleleri Kandırma Politikasında: İsrail Ve İran Oyunu

A+A-

Tüm dünyanın ve İslam aleminin güzel günler görmesi duasıyla.Dünya dediğimiz gezegenin içindeki insanlar her zaman neyin kavgasını verir ; güç , para, hükmetme, dünyadaki insanların ta eskiden beri verdiği kavga budur. Şimdiki dünyamızda insanların amacı hiç değişmemiştir. Bu yazıda güç, para, hükmetme üçgeninde bir noktayı anlatacağım, bu nokta Ortadoğu. Bir hükümdar, kral,  padişah, devlet başkanı kendi ülkesindeki halkları nasıl kendisine bağlar ve onların tepkilerini nasıl diskalifiye eder:

 

1) Baskı ve zulümle. Bunun örneği geçmişte Kaddafi’nin Libya’sı, Saddam’ın Irak’ı, Bin Alinin Tunus’u, Hüsnü Mübarek şimdilerde Sisi’nin Mısır’ı, Kral Abdullah’ın Ürdün’ü ve baba deccal Hafız Esed ve oğul deccal Beşar Esed’in Suriye’si. Bunun örneği çok ama burada önemli olan bunların halkı zorbalıkla, baskıyla, zulümle sindirip ülkelerini yönetmesi.

 

2)Demokrasi denilen kuralla, milli iradenin gücüyle yapılan seçimlerle başa gelen yöneticiler, zaten halk bunlara izin verdiği için başta kalmalarının süresi dolana kadar onların politikalarını izler. Bunun örneği Avrupa,  Amerika , Türkiye’ de (Türkiye’nin ki 1950’den sonra ancak işledi demokrasi kuralı , inişli-çıkışlarla) görülmektedir.

 

3)Kitleleri uyutarak, burada aslında vurgulanmak istenen şu halk demokrasiyle yöneticileri seçse bile öbür ülkelerden çok büyük farklarla  dezenformasyon yapılmaktadır. Yazımızın konusu bu 3.yönetme şeklidir. Burada özellikle iki ülkeyi alıp inceleyeceğiz: İsrail ve İran.

 

Şimdi İran’ın dış politikasına baktığımızda hep şunu görüyoruz ve zaten sadece dış politika olarak ancak bunu sunabiliyorlar. Bu politikaları şunlardır: İsrail’i vuracağız, Amerika’yı  yeneceğiz, nükleer santral yapıyoruz bunlarla Siyonizm’i yok edeceğiz. Bu söylemlerle halkın gazını alıp şunu söylemek istiyorlar: ey halkım ben İsrail ve Amerika düşmanıyım, onlar bizi vuracak bana destek olunuz. Halkta sanıyor ki bunlar mücahit! Biz destek olalım ve çok büyük bir mücadelenin içindeyiz sanıp uyutularak yönetimlerine sorgusuz bir destek veriyorlar. İran tarihine baktığımızda Filistin için somut tek bir şey dahi yapılmamıştır. Örnek, İran hiç İsrail’le mesela savaşmış mı? Tarihinde hiç İsrail’e tek bir kurşun dahi sıkmayan İran slogan atıyor ancak. Arap ülkeleri dahi 6 gün savaşlarında, kendi zararlarına dahi olsa Filistin için savaşa girmişlerdir. İran bir bedel ödedi mi Filistin için? Hayır ödemedi. Türkiye buradan Mavi Marmara gemisini yollayıp 9 kardeşimiz şehit olmuştur. Türkiye Mavi Marmara ile bir bedel ödemiştir, Filistinli kardeşleri için. İran hani Amerikan düşmanı ya niye Amerika Irak’a girdiğinde o sözde baş ucuna  gelmiş düşmanla savaşmadın? Haydi  onu  geçtim savaşmadın, peki ya Irak'ta ki mücahitlerin yerlerini niye Amerika’ya ifşa ettin? Amerikan düşmanısın ya, Irak’a  Amerikanın girmesine niye yardımcı oldun?

 

İşte bu gördüğümüz örneklerle İran sloganlarla halkı, kitleleri yanına çekiyor. Halk ise bu politikaları benimsiyor.

 

İsrail ise kitleleri kandırma politikasında karşısındaki İran’ı kullanıp şu şekilde kandırıyor: Bak halkım İran bizi vuracak ve bende sizi korumak zorundayım bana destek verin. Halkta bu gazla İsrail’e daha fazla destek veriyor. Halbuki ne İran İsrail’e vurur nede İsrail İran’a vurur. Hatta İsrail İran’ı halka karşı korkutup Gazze’ye operasyon desteği alıyor, anlayacağınız yalanlarla atılan sloganların sonucu yine Filistinli kardeşime oluyor. İşte İsrail’de halkı böyle uyutuyor. Aslında İran’ın Filistin ve Müslümanlar diye bir derdi yoktur, size bir örnek vereyim: Esed deccali 300 bin masum insanı öldürdü. İran ne yaptı, İran bildiğiniz askerleriyle fiili destek verdi. Burada gördüğümüz şu İran ne Müslümanları ne de insanları önemsiyor. Yine Esed deccali Yermük mülteci kampındaki sivilleri açlıktan öldürüyor ve o kampta Filistinlilerde bulunuyor ve Filistinlilerde açlıktan ölüyor. Bunu yapan Esed deccaline destek veren İran’ın nasıl Filistin diye bir derdi olabilir ki. Arap Baharına  ve Suriye  devrimine  karşı  olan  İran, İsrail'i  yıkacağını söylüyor; Burada bir  tezat var bu tezat  şu: Eğer Suriye  devrimine  karşı  olmasaydı  ve  Arap  Baharını destekleseydi  İsrail  köşeye  sıkışacaktı yanında Mısır  halkıyla,  Suriye  halkıyla  olan devrimler  sonucunda  İsrail  bu  etrafının daralması  sonucu zor anlar yaşayacaktı. İsrail Eset  yönetiminden memnun güvenliği açısından. İsrail şimdi Gazze'ye  saldırdığında  kınamalar  ve  tehditler  bir  şeye  yaramıyor. Asıl olan Müslüman kardeşlerine  köstek  olmayıp, icraata geçmektir. Verdiğimiz örnekle demek istediğim düşünce anlaşıldı inşallah. Sonuç olarak İsrail ve İran düşman görünüp her zaman ilişki içerisinde bulunmuşlardır ve menfaatleri, düşünce yapıları hep birbirleriyle örtüşmüştür.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT