1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Konya depreme karşı güvenli mi?
Konya depreme karşı güvenli mi?

Konya depreme karşı güvenli mi?

Türkiye’de birçok ilde yaşanan depremler sonucunda çok sayıda vatandaşımız acı şekilde hayatını kaybetti. Bazı illerde deprem korkusu hep yaşanırken, bazı iller risk açısından daha güvenli.

A+A-

Konya’da, İl Afet ve Acil Müdürlüğü tarafından Deprem, Obruk ve Afet Yönetimi konulu bir panel düzenlendi. Deprem konulu panelin oturum başkanlığını da yapan Selçuk Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden Prof. Dr. Yaşar Eren, Yeni Haber’e Konya’nın deprem yapısı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Konya’nın yıkıcı depremlerden etkilenme sıklığı açısından en güvenli yerlerden olduğunu dile getiren Prof. Dr. Eren, bunun depremden bağımsız bir yermiş gibi algılanmaması gerektiğini ifade etti.

2-1-1-017.jpg

KONYA ALÜVYON ZEMİN ÜZERİNDE

Prof. Dr. Yaşar Eren, “Konya, yıkıcı depremlerden etkilenme sıklığı açısından Türkiye’nin en güvenli yerlerinden biridir. Ama bu, “Konya’da hiçbir zaman yıkıcı deprem” olmaz anlamına da gelmiyor. Konya, bir İzmit, bir Düzce, bir Erzincan değildir. Bölgedeki fay sistemleri farklıdır. Faylara olan uzaklığı ve bulunduğu kesimdeki fayların boyutları da farklıdır. Tuz Gölü ve Akşehir bölgesinde Türkiye’de önemli uzunluklara varan fayzonları var. Bölgede deprem üretebilecek faylarda mevcuttur. Konya alüvyon bir zemin üzerindedir. Bu nedenle uzaktaki bir depremden de etkilenme riski vardır. Genelde Konya’nın depremden etkilenme aralığını, binlerce hatta on binlerce yıl aralığı olarak ifade edebiliriz. Konya depremden bağımsız bir bölge değil ama yıkıcı depremlerden etkilenme sıklığı açısından güvenlidir.” dedi.

ÖLÜMLÜ YOK HASARLI VAR

Konya’da ölümlü depremin yaşanmadığını aktaran Prof. Dr. Eren, “Karadeniz’e kıyısı olan bazı illerimiz ile Doğu bölgemizdeki bazı illerimizde de Konya’nın yapısına benzeyen yerler var. Etkilenme sıklığı açısından güvenli dediğimiz konu ise, depremlerin tekrarının azlığını ifade etmektedir. Konya’da tarihte ölüme neden olan bir deprem olmuş mu bilmiyoruz. 2010 yılında 5 büyüklüğüne varan deprem, az da olsa binalarda hasara yol açtı. 2000 ve 2002 yıllarında Akşehir’de yaşanan depremler de ilçe merkezinde belli bir oranda hasara yol açtı.” diye konuştu.

2-1-2-015.jpg

HERKES HERŞEYİ SÖYLÜYOR

Panelde sunum yapan AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı’ndan Dr. Ramazan Demirtaş ise, “Depremle ilgili kurumsal ve yasal bir yapılanmaya doğru gidiyoruz ancak ülkemizde halen yara sarma politikasına devam ediyoruz. Bunu bir türlü değiştiremedik. Bu da risk yönetiminin uzun yıllara dayanmasından kaynaklanıyor. Risk yönetimi için 30-50 yıl öncesinden başlamak gerekiyor. Eskiye baktığımızda demek ki risk yönetimi konusunda biz, çok fazla bir şeyi değiştirememişiz. Depremle ilgili herkes bir şey söylemeye çalışıyor. Bu bilim o kadar basit değildir. Dünyanın hiçbir yerinde deprem tahmin edilemez. Bunun matematiksel bir formülü yok. Olsaydı zaten geliştirirdik. “3 ay sonra, 10 yıl sonra deprem olacak” diye kesin bir matematiksel formülümüz yok. Bunları nasıl söylüyorlar gerçekten düşündürücü bir olay. Deprem ile ilgili gün ve saat vermek bugün ki teknoloji ile mümkün değildir.” ifadelerine yer verdi.

Salih KÖPRÜLÜ / YENİ HABER GAZETESİ

HABERE YORUM KAT