1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Konya'daki STK'lardan sağduyu çağrısı
Konya'daki STK'lardan sağduyu çağrısı

Konya'daki STK'lardan sağduyu çağrısı

Konya'daki STK'ların temsilcileri, Beyşehir'de biri Suriyeli iki kişinin hayatını kaybettiği kavganın ardından yaşanan olaylara ilişkin sağduyu çağrısında bulundu.

A+A-

Konya'daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Beyşehir ilçesinde biri Suriyeli iki kişinin hayatını kaybettiği kavganın ardından yaşanan olaylara ilişkin sağduyu çağrısı yaptı.

Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu İcra Heyeti Başkanı Muhsin Görgülügil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 3 milyona yakın Suriyeliye kucak açtığını söyledi.

Türk halkının, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kardeşlik duygularıyla hareket edeceğini ifade eden Görgülügil, hafta sonu Beyşehir'de yaşanan olaylardan büyük üzüntü duyduklarını belirtti.

Görgülügil, bu tür olayların tekrarlanmaması için herkesin sağduyulu davranması gerektiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

"Suriyelilere, ensar ruhuyla ve muhacir anlayışıyla sahip çıkmamız gerekiyor. Elbetteki Suriyeli kardeşlerimizin de başka bir vatan toprağında olma bilinci içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Meseleyi kaşımak doğru değildir. Şu anda provokatörler piyasaya çıkmış durumda. Bu ateşi söndürmek ve böyle hadiselere sebep vermemek lazım. STK'lar olarak elbetteki Beyşehirli kardeşlerimizin hassasiyetine katılıyoruz ama bunun başka noktalara çekilmesini doğru bulmuyoruz. Bir köpek meselesinden dolayı karşılıklı olarak cereyan eden ve öldürmeye kadar giden hadiseden dolayı çok üzgünüz. Beyşehirli kardeşlerimizin hassasiyetine biz de iştirak ediyoruz ama Suriyeli kardeşlerimizin şu anda gideceği bir yer yok. Suriyeli ve Beyşehirli kardeşlerimizi sükunete davet ediyoruz. Bu, lokal, köpek meselesinden çıkan bir hadisedir. Bundan dolayı Suriyeli kardeşlerimizi, toplumumuzu rahatsız etmeye gerek yok."

"Bugün de bir ve kardeşiz"

Konya İHH İnsani Yardım Derneği Başkanı Hasan Hüseyin Uysal ise kardeşlik duygularının en yoğun yaşandığı, hoşgörü şehri Konya'nın karıştırılmak istendiğini dile getirdi.

Hadisenin, gönlünde kardeşliğe geniş yer ayıran bir şehir olan Konya'da yaşanması nedeniyle üzüntü duyduklarını aktaran Uysal, şunları söyledi:

"Ülkemizi daha çok karıştırmak için gayret eden güçlerin, bu şehirde bir senaryo tertiplemeye çalıştıklarını göz önüne alarak endişeleniyoruz. İnanıyoruz ki Konya'nın sağduyusu ve daha önce defalarca gösterdiği ensarlık duyguları, bunun üstesinden gelmemize yetecektir. Türk milleti, Çanakkale Savaşında birlik ve beraberlik ruhuyla hareket ederek başarıya ulaştı. Yine o ruha ve kardeşlik duygularına dönmemiz gerektir. Böylece sıkıntılar bertaraf edilebilir. Çanakkale'de sadece Türkler savaşmadı. İslam dünyasının her tarafından Çanakkale'de savaşan yüzlerce, binlerce şehidimiz var. Biz dün nasıl tarihte bir ve kardeşsek bugün de bir ve kardeşiz, bundan sonra da kardeş kalacağız."

"Türkiye tüm Suriyelilere gönlünü açtı"

Konya'daki Darussafa Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin başkanlığı görevini yürüten ve üniversite eğitimini kentte sürdüren Suriyeli Hamza Mansur da Konya'da yaşayan Suriyeli sığınmacılara yönelik eğitim faaliyetleri yürüttüklerini anlattı.

Mansur, Beyşehir'deki olaylara ilişkin şöyle konuştu:

"Küçük bir kesimin eylemlerinden dolayı istenmeyen olaylar yaşandı. Bizim de Suriyelilerin gerçek kültürünü göstermemiz gerekiyor. Derneğimizi, kültürlü, seviyeli hocalarımızla birlikte kurduk. Şu anda 80 bine yakın Suriyelinin eğitimine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Konya'da İl Müftülüğünün desteğiyle camilerde vaaz çalışmaları yapılıyoruz. Kültürel faaliyetlerimizle buradaki kardeşlerimizin topluma faydalı insanlar olmasını hedefliyoruz."'ye sığınan Suriyelilerin, Türk halkına karşı derin muhabbeti olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Türkiye'nin yaptığını hiçbir Arap ülkesi yapmadı. Türkiye tüm Suriyelilere kapılarını, gönlünü ve kucağını açmıştır. Bizim kültürümüzde de iyiliğe kötülükle karşılık vermek yoktur. Konya'ya geldiğimizde yabancı bir ülkeye gelmiş gibi hissetmedik. Tarihimize, kültürümüze, ecdadımızın yurduna geldik. Kendimizi yabancı hissetmedik. Bizimle ilgili 'Suriyeli' ya da 'mülteci' kelimesi duymadık. Hep 'kardeşimiz', 'muhacirimiz' kelimelerini duyduk."

HABERE YORUM KAT