1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Köprüde de hayat kurtarmaya devam etti
Köprüde de hayat kurtarmaya devam etti

Köprüde de hayat kurtarmaya devam etti

FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi gerçekleştirdiği darbe girişimine tepki göstermek için Boğaziçi Köprüsü'ne giden uzman doktor Şenol Dicleli, darbecilerin kurşunlarıyla yaralananlara şifa kaynağı oldu.

A+A-

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖdarbe girişimine tepki göstermek için, 16 yaşındaki oğluyla Boğaziçi Köprüsü'ne giden uzman doktor Şenol Dicleli, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimine tepki göstermek üzere oğluyla gittiği Boğaziçi Köprüsü'nde yaşananları, şahit olduklarını AA'ya anlattı.

Darbe girişiminini eşinden öğrendiğini dile getiren Dicleli, "Eşim, 'Köprüde askerler var, darbe oluyor, ortalık karışık' dedi. Ben, 'Olamaz yani ne darbesi? Şimdi ne dönem uyuyor ne de saat' diyerek, hiç böyle bir ihtimal vermedim." dedi.

Bu girişime nasıl tepki vereceklerini düşünürken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını gördüklerini anlatan Dicleli, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımızın telefonla bağlandığı televizyon yayınını gördük ve 'ben halkımı meydanlara davet ediyorum, limanlara davet ediyorum, ölümüne' demesi çok etkiledi. Zaten çıkacak gibiydik, her an haber bekliyorduk. Orada 'ölümüne' demesi bizi kopardı. 16 yaşındaki oğlumla önce Kısıklı'ya gittik. Çamlıca'dan sonra yürümek durumunda kaldık. Bu arada da 'sıkıyönetim var, can güvenliğiniz için dışarıya çıkmayın' gibi bir de bildiri okudular ama tam tersi dışarı çıktığımda lambalar yanıyor, insanlar evlerinden dışarıya çıkıyordu. Sonra Kısıklı'ya ulaştık, orada küçük bir kalabalık vardı. İki tane halk otobüsü yolu kesmişti. Oradaki karakoldan bir polisin, elinde kalaşnikofuyla halkla konuştuğunu gördük. Halka 'burada durmayın, burada bir şey yok köprüye gidin, Çengelköy'e gidin' diyordu. Sağ olsun oradaki çok faydalı bir yönlendirmeyle biz köprüye ulaştık."

 "Orada toplumun her kesiminden insan vardı"

Şenol Dicleli, "Orada pijamasıyla, şortuyla çıkan gelen ablalar da vardı, çarşaflı ablalar da vardı. Sakallı ağabeyler, dövmeli kardeşlerimiz vardı. Yani toplumun her kesiminden insanları görünce bir cesaret verdi. Yani insanın kafasında sorular oluyor, 'iç savaş mı çıkıyor, ne oluyor?' gibi. Fakat bunları görünce bir cesaret oldu, bütün toplumun buna karşı bir reaksiyon verdiğini anladım." ifadesini kullandı.

Daha sonra köprü üzerinde gişelere doğru ilerlerken ters istikametten şoka girmiş bir halde gelen vatandaşın "Ben vuruldum" dediğini duyduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

"Hemen orada yere yatırdım, 'ben hekimim' dedim. Vatandaşta 5 şarapnel izi gördüm. Ambulans bulmak imkansız, araç bulduk hemen kişiyi hastaneye gönderdik. Derken daha 5 adım atıyorum başka birisi kriz geçiriyor. Bu sefer ona müdahale ediyorsun. Burada çok ilginç bir şey oldu, hastaya müdahale ettim, yakınındakilere rahatlamaları için 'hayati tehlikesi yok, strese bağlı bir kriz' dedim, hemen ardından oğlum 'baba karşıda birisi ölüyor' dedi. Karşı taraf bomboş çünkü devamlı ateş açtıkları için o yola çıkıldığında hedef olabilirsin. Kenarda baktım bir kadın 'doktor yok mu yardım edin Allah aşkına' diye bağırıyor. Eğilerek, sürünerek karşıya gittim. Tek başımaydım sonra başka arkadaşlar da geldi. Hastanın yarasına baktım, zaten şuurunu kaybetmişti. Sırtından vurulmuştu. Bu da belki o anda dikkatimi çekmedi ama daha sonra düşündüğümde beni gerçekten çok yaralayan bir şey oldu."

HABERE YORUM KAT