1. HABERLER

  2. FRANÇAİS

  3. Lezzet, kalite, helal, hizmet; Kevser
Lezzet, kalite, helal, hizmet; Kevser

Lezzet, kalite, helal, hizmet; Kevser

Söyleşi kuşağımızda bu hafta Kevser Şekerleme Pazarlama Koordinatörü Mustafa Çeçen var.

A+A-

LEZZET ELÇİSİ KEVSER ŞEKERLEME

Bu hafta söyleşi kuşağımızda Kevser Şekerleme Pazarlama Koordinatörü Mustafa Çeçen ile Kevser Şekerleme ve sektörün durumunu konuştuk. Kevser Şekerleme’nin hem markasal değeri hem de üretim kapasitesi bakımından Konya’nın ve Türkiye’nin önemli gıda şirketleri arasında yer aldığını belirten Mustafa Çeçen, şirketin Türk Kültürünün ve zengin lokum çeşitlerinin tanınması adına da önemli rol üstlendiğini belirterek çalışmalarıyla da lezzet elçiliği yapmaya devam ettiğini söyledi.

kevser-sekerleme--(3).jpg

Türkiye’nin hem markasal değeri hem de üretim kapasitesi bakımından önemli gıda şirketleri arasında yer alan Kevser Şekerleme, geleneksel lezzetlerimizi dünyanın farklı noktalarına ulaştırıyor. Kevser Şekerleme artık sadece bir Konya Markası değil, Dünya Markası… Ve bu yolda hızlı ve büyük adımlarla ilerliyor. “Marifetin olduğu yerde iltifat da vardır” düsturunca bu başarının arka planını sorduk Pazarlama Koordinatörü Mustafa Çeçen’e… Sektörün durumundan ve geleceğinden, firma geleneklerine, Fas’a ilk Türk lokumunu ihraç etmesinden, Kevser markasını dünyaya açma yolunda döktükleri alın terine kadar her şeyi konuştuk. “Kevser” markası artık Kıtalar dolaşıyor; Bu da Türk Kültürünün, Türk damak tadının ve zengin lokum çeşitlerinin tanınmasından ziyade adeta bir lezzet elçiliği anlamı taşıyor… İşte dünü, bugünü, hedefleri, idealleriyle, çalışmaları, titizlik gösterdiği maddelerle bir başarı hikayesi; Kevser Şekerleme… 

kevser-sekerleme--(7).jpgÇOK KLASİK BİR BAŞLANGIÇ YAPMAK İSTİYORUM. KONYA HEM SİZİ HEM MARKANIZI YAKINDAN TANIYOR BELKİ AMA YİNEDE BEN İLK OLARAK "MUSTAFA ÇEÇEN KİMDİR" SORUSUYLA BAŞLAMAK İSTİYORUM.

1986 yılında Konya’da doğdum. Orta ve lise öğretimimi Özel Başak Lisesinde bitirdim. Açık öğretim devam etmektedeyim.1996 yılında Milli Gençlik kollarında görev yaptım. 2000 yıllarında Kevser Şekerleme’de iş hayatım başladı. 2001 yılında Ak Parti İl Gençlik Kollarında kurucu üyelik ve teşkilatlanma başkanlığı görevini üstlendim. Askerliğimi Ankara özel kuvvetler kolordu komutanlığında bitirdim.  2009 yılında Konya Genç MÜSİAD Gıda Sektör Başkanlığı görevini üslendim. Şuan Kevser Şekerleme San. Tic. Ltd. Şti. Pazarlama Koordinatörü olarak görevime devam etmekteyim.



DEDİĞİM GİBİ SADECE SEKTÖRÜNÜZDE DEĞİL SINIRLARI AŞMIŞ BİR MARKA BİLİNİRLİLİĞİ VAR KEVSER ŞEKERLEME'NİN… BUNUN KISA BİR HİKAYESİNİ ANLATABİLİRMİSİNİ? BİRAZ DA TİCARİ YAPINIZDAN...

Kevser, ürettiği ürünler ile hem kalitesinden hem farklı ürün yelpazesiyle 35 seneyi geride bırakmış Konya'nın yöresel Türkiye'nin ulusal markası Olmayı hak kazanmış Konya'mızın tadını farklı Ülkelere ve 81 vilayete taşımaya devam eden bir  şirketidir. Piyasada ve 81 vilayette özellikle Konya’ da şu tanımlama vardır,  sadece kalite ulusal marketlerde yerimiz vardır mesala beğendik,real,kipa gibi vs  türkiye’de markalaşmış marketler ile  çaılışıyoruz buda bizim için önemli bir yer  Kevser’in lokumu iyi, Kevser’in lokumu şekerli. Buda glikoz kullanmadığımız içindir hakkın terazisi vardır bu teraziyi iyi dengelemek gerekir şirketimizin alın teri şükürler olsun ki helal kazançtır.  

KONYA İÇİN GURUR VERİCİ İŞLER ÇIKARIYORSUNUZ. PEKİ YURT DIŞI MACERANIZDAN SÖZ EDELİM BİRAZDA...

Ürettiğimiz ürünler 8 ihracat ülkesi olmak üzere memleketimizin 81 vilayetine Ürünlerimiz ulaşmaktadır. Türkiye için önemli bir olay ise ilk Türk lokumunu Fas’a ihracatını gerçekleştiren firma olduk. Gümrük kayıtlarına göre Fas ülkesine lokum girişi hiç yapılmamış. Bu bizim için ve Ülkemiz için önemli bir olay olduğunu düşünüyorum ülkemizin tadını oralara taşımak bizim için onur kaynağı oldu  Öte yandan ülkemiz ve Konya'mız için önemli olan Mevlana şekerini Nijerya'ya ihracatını gerçekleştirdik hatta bu ihracatımız bütün ulusal basında büyük Yankı buldu beyaz şeker siyah ülke ile buluştu. Başlıklar atıldı. 

kevser-sekerleme--(1).jpg

BU DA KONYA’NIN İSMİNİN DÜNYADA DUYULMASI ANLAMI TAŞIYOR. BU HEPİMİZ ADINA SEVİNDİRİCİ BİR GELİŞME. BUNUN HAKKINDA NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?

Bizim gayretimiz Konya'mız içindir memleketimiz içindir. Konya'mızın yöresel ürünlerini Üretmek bize gurur veriyor. Konya manevi başkent olarak bilinen kadim şehirlerdendir. Dünya'nın her yerinden Türkiye'nin her noktasından Hz. Mevlana ziyaret kapıları açılıyor. Dönüş yolculuğu başladı mı elinde bir çanta dolusu Mevlana şekeri, hurma şekeri ve Konya sarması olarak bilinen Konya'ya Özgü yöresel ürünler ile memleketine geri dönüyor ve götürdüğü ürünleri Konya’dan Kevser markası ile sevdiklerine ikram ediyor bu Kevser ailesi için bir itibardır.

kevser-sekerleme--(5).jpg

BİR DE ŞUNU MERAK EDİYORUM; SLOGANINIZ YADA DAHA DOĞRUSU ÇIKIŞ NOKTANIZ NEDİR MARKANIZ ADINA?

Kevser Şekerleme’nin Sloganı ‘Konya'mızın yöresel tadı’. Bu slogan ağır bir slogan her firmanın kaldıracağı bir slogan değil. Hedeflerimiz büyük şehrimizde her nefes alan insanın Kevser markasını bilmesi bizim için önemli bir konu ve bunu başarmamızı az kaldı Konya’da yaşayan hemşerilerimizin yüzde 70 oranın da Kevser'i bilmektedirler bu oran daha fazla olması için gayretimiz devam edecektir.

kevser-sekerleme--(2).jpg

MARKANIZI BU KADAR BÜYÜTEN ASIL ETKEN NEDİR? BU BÜYÜK ORGANİZASYONUN AYRINTILARINI ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?

Kırk beş tane bayimiz var. Bazı şehirlerde iki bayimiz mevcut. Birde bizim Selman markamız var. Selman markasını aynı şehirlerde verdiğimiz Urfa bölgesini örnek göstereyim,  birine  Selman veriyoruz, birine Kevser veriyoruz. Bir şehirde iki bölgemiz bayisi oluşturuyoruz. Sekiz ülkeye ulaştık. Fransa, Almanya, Nijerya, Fas, Yeni Zelanda. Fas’ın ilk lokumu Konya’dan Kevser’dir.  Fas Cumhuriyeti hiç lokum görmemiş bir ülke. İlk defa lokumu Türkiye’den biz göndermişiz. Türk lokumu diye bir şey yok. Hatta bu basında da yer aldı, ilk Türk lokumu Konya’dan diye. İster istemez bunlar üç ay kadar bir süre beklettiler ülkeye aldırabilmek için lokumu bilmiyorlar, analizini yaptılar farklı bir ürün olarak algılıyorlar. Sonra içeriye aldılar ama üç ay gibi bir süre sonra.  Yeni Zelanda’ ya gemiler üzerinde iki ayda anca ulaştı. Türkiye’den tamamen uzak bir ülke, dünyanın bir ucu diyebiliriz ama oraya dahi gönderdik ve göndermeye devam ediyoruz.

UZAK YERLERE GİTMESİ SORUN OLMUYOR MU? SONUÇTA BİR GIDA MAMÜLÜNÜZ.

Üretimini ona göre yapıyoruz. Örneğin Arabistan’a gönderimini sağladığımızda ki biliyorsunuz Arabistan çok sıcak bir ülke, Arabistan için burada ürettiğimiz bir lokumu yiyemeyiz. Çünkü çok sert bir lokum üretiyoruz. Sert olan lokum oraya gidince yumuşuyor. Her ülkenin kendine göre bir üretim anlayışı var diyebiliriz. Konya’da  bizim işletme yöresel ürünleri üreten bir firma olarak tekiz. Tabi bizde bu konuda mustaribiz. Çok kaliteli olmakta bazen sıkıntı oluyor ister istemez ama bu konumda olmakta güzel bir şey. Bir market geldiğinde ne kadar yöresel ürün varsa Konya’da, hepsini gezdiğinde bizi tercih edebiliyor. İşletme konusunda gerçekten üst düzeyiz, her şeyi dört dörtlük yapabiliyoruz. Devletin istediğini de Yurtdışının istediğini de yapabiliyoruz. Buda bizi hem Konyalı olarak, hem de Türkiye’nin başka ülkelere ürün satan bir ülke olması bizi sevindiriyor.

SEKTÖRÜNÜZ KONYA’NIN EN POPÜLER SEKTÖRLERİNDEN… BU DA TAHMİNİMİZCE BÜYÜK BİR KARMAŞAYA NEDEN OLUYORDUR. SİZ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ, HEM YEREL HEM GENEL BAZDA SEKTÖRÜNÜZÜ?

Merdiven altı kalmadı iyi firmalar çıkıyor derler de merdiven altı hala var ister istemez. Mevlana şekerinden örnek vereyim. Otuz kırk bin lira Mevlana şekerinin üzerini kurabiliriz. Bu otuz kırk bin lira bir araba niteliğini taşıyor, arabasını satıp ta ben Mevlana şekerciyim diyebiliyor. O yüzden yukarıda çalışan usta belli bir kıvama geldikten sonra aşağıya inip, ben artık bir işyeri açtım, açmak istiyorum konumuna geliyor. Merdiven altı konumunu da bu şekilde değerlendiriyoruz açıkçası. İster istemez bu kişi Mevlana şekerinin iki çeşidini çıkarıp piyasa sürüyor, yüzde 5 de olsa, 3 de olsa etkileyebiliyor. Kevser bu konuda yıllarını vermiş, otuz beş yılı ciddi bir yıl olarak görüyorum. Bu konuda otuz beş yılın önünde durabilmek kolay değil. Belli bir süre sonra yeni açan arkadaşlar kapatıp gidiyor. Kapatmasını da istemiyoruz, devam etsin istikrarlı olsun kaliteli yapsın istiyoruz. Ama tabi piyasamızın verdiği kötü şartlar onu kapatmayı gerektiriyor.

BU DURUM SİZİ KÖTÜ ANLAMDA ETKİLİYORDUR...

İşe başlamaları için gerekli Sermaye çok düşük. Yani çok fazla para harcamadan başlanabilecek bir iş gibi görünüyor. Düşük olunca da sektörümüz de fazla çuvallı olmuyor.  Bir yılda dört veya beş tane farklı yeni başlayan firma oluyor. Buda piyasaya yeni başladığı için müşteri ihtiyacını gerektiriyor. Piyasayı geziyor, Konya’yı ve Türkiye genelini geziyor. Her yer ona bir fiyat veriyor. Fiyatlar muazzam ucuz olması gerekiyor ki, müşteri o an talebine karşılık versin. Belli bir süre devam ettikten sonra bir yılda o beş tanenin dört tanesi eleniyor, bir tane kalıyor. O bir tanesi de bitiyor. Buda ister istemez bizim piyasamızın rekabetini düşürüyor ama Kevser olarak kar marjımız iyi. Buda kaliteden ödün vermediğimiz için ve de yılların ve piyasanın bize verdiği güvendir. Güven elde etmek çok zordur ve her zaman çok önemlidir.

SİZİN ÖZELLİKLE ÜZERİNDE DURDUĞUNUZ NOKTA; KALİTE. BU NOKTADA ÇALIŞMALARINIZ NELER? SADECE KONYA’DA YA DA TÜRKİYE’DE, DÜNYA’DA BİLE BU GÜVENİ KAZANDIĞINIZI BİZ BİLİYORUZ ÇÜNKÜ…

TSE belgeleri yurtdışında hiç görmediğimiz insan, işletmemizi hiç görmemiş, numuneleri istiyor. Numuneler hazırlıyorsun kalite bilgilerini sıralıyorsun. Eğer bir internet sayfam varsa ve kendimi orada iyi tanıtıyorsam numunelerle birlikte gönderdiğimde adam, bu dört dörtlük, kaliteli bir ürün diyor. Tanışma fırsatı yok, seni TSE belgenle veya internet sayfanla, ürettiğin ürünle görebiliyor.  Tabi bu Konya ve Türkiye için geçerli değil. Konya’daki yüz otuza yakın esnaf var. Biz kardeş arkadaş gibiyiz, yıllardan beri görüşmelerimiz var.  TSE belgesi değil, dünyanın en iyi standartlarını getirsen kabul etmez. Bu insan dürüstlüğe, iyiliğe, güvene, ürettiğin ürüne, onunla diyaloğuna ve kardeşliğine bakıyor. Konyalılar bu konuda çok titizdir.

SON DÖNEMDE EN ÇOK DİKKAT EDİLEN NOKTALARDAN BİRİ DE ÜRÜNLERİN HELAL GIDA NORMLARINA NE KADAR UYULARAK YAPILDIĞI. BU KONUDA DA HASSASİYETİNİZİN BİR GELENEK HALİNDE FİRMANIZDA OLDUĞUNU BİLİYORUZ. BU KONUYU AÇABİLİR MİSİNİZ OKUYUCULARIMIZA?

Sertifikamız yok ama gıdalarımı helaldir. Gerek duymadık. Helal noktasında ister istemez yurt dışından gelen ürünlerin kontrolünü iyi yapmam gerekiyor. Yurt dışından getirdiğim bir ürün varsa onu içine katıyorsam, analizini yapmam gerekiyor. Labaratuvar da analizini yaptıktan sonra ben hemşerilerime, Türkiye’ deki insanıma, Konya’daki insanıma yedirtiyorsam evladımda yemeli düşüncesiyle hareket etmek gerekiyor. Bizim ailemiz bu konuda gerçekten eğitim almıştır. ‘’Kendi evladına yediremeyeceğin ürünü üretme’’ hep bunu söylüyorlar. Elhamdülillah bu konuda da çok itinalıyız.  Lokum; toz şeker, nişasta, su  ve limontuzunun birleşiminden olan bir ürün. Tamamı helaldir, içerisinde gıda boyamız vardır. Bazıları derki gıda boyasının insana şöyle şöyle zararı vardır, hayır kesinlikle öyle bir şey yok. Devletin verdiği bir öngörü vardır, şu kadar atacaksın, şu miktarda kullanacaksın diye. Bizde denilen miktarda atarız. Fazlasına kaçmayız.  Mevlana şekeri zaten yüzde yüz saf şekerden olan bir üründür, içerisinde hiçbir gıda maddesi barındırmaz.  Barındırmadığı gibi böyle bir üründe Türkiye’ de yoktur, o kadar saf o kadar temizdir. Tamamı toz şeker, su ve sitrik asittir. Ürünler tamamen helaldir, helal olmayan ürün diye bir kavram yoktur bizde”

İSMAİL POÇAN / YENİ HABER GAZETESİ 

HABERE YORUM KAT